Tag Archive 'Kategorilenmemiş'

Eki 12 2007

Mevlana’nın Sesi Hakikatin Sesi

Mevlana’nın Sesi,Hakikatin Sesi

“Can nedir?Hayırdan,şerden haberdar olan,lütuf ve ihsana sevinen,zarardan yerinip ağlayan şey.
  Madem ki canın sırrı,mahiyeti,insana hayrı,şerri haber vermede…şu halde hakikatten kimin daha ziyade haberi varsa o,daha canlıdır.”

Kimimiz sıkı ve çetrefil ilişkilerin olduğu kalabalık ve yoğun şehirlerde yaşıyor,kimimiz durgun bir deniz yüzeyi gibi billurlaşmış bir sessizliğin ortasında,kendi can’ına,kendi akl’ına,kendi ruh’una dikkat kesilmiş müsekkin bir kıyı kasabasında,kimimiz taşrada bir ovanın bir bozkırın ortasında,tabiatin sükun verici şefkatine mahzar,kimimiz bir otoyol kavşağında araba gürültüleriyle müzmin;‘dünya’ denen macerada yazı’mızı okur,yaşar,sökmeye çalışır,tedris ederiz.Herkes hakikatin yazı’sıyla mühürlüdür bu evrende,saat çalınca tedrisatı tamamlayıp kalkar gideriz. Devamı »

Yorum Yok

Ağu 19 2007

T.S.Eliot’un ”Şiirin Toplumsal İşlevi” Adlı Metni Üzerine Görüşler

Gön. mustafa celep Kategori eliot

Belli bir duyarlık eğitiminden geçmiş her şiir okuru kendisine sunulan veya çeşitli koşullarda muhatap olduğu şiir metninin işlevi ya da belirli etkileri üzerinde düşünme gereği duyar.Günümüzde yazılan şiirin bir şey söylemesi,bir özden hareket etmesi ya  da konuşma gerekçesinin olması gerektiği üzerine düşünceler ileri sürülmüş ve sürülmektedir.Aslında her şair şiir üzerine düşünürken kendi yazdığı ya da yazılmasını istediği bir şiiri öne sürer.Metni etrafında görüşlerimizi ifade edeceğimiz Eliot da esasında bu metni yazarken kendi şiirinin işlevini gündeme getirme niyeti taşır.Şiire hayatında hatırı sayılır bir yer açan her şair adı geçen metni ciddiye almalıdır. Devamı »

Yorum Yok

Tem 26 2007

Dergilerden Bazı Başlıklar

1.Dosya "Eski Edebiyat’a Yeni Yorumlar"(Kitaplık 107, temmuz-ağustos 2007)
2.Betül Tarıman: Doğu’nun gerilimli şairi: Sezai Karakoç – (Gösteri 290, yaz 2007)
3. Yadigar Ercan: İkinci Yeni kırılma(sı) -(Gösteri 290, yaz 2007) Devamı »

Yorum Yok

Tem 10 2007

Dünya Evi ve Esaslı Bir Bağ Olarak Yüzük

         Bu dünyaya ne halimiz varsa görmeye gelmedik, halimizi öğrenmeye geldik.Dünya hali dediğimiz insanlık durumu içsel ve dışsal olanı da içinde barındırır.İçsel olan dışsal,dışarlıklı olanın bir yansımasıdır ya da iç evrenimizde yaşadıklarımız dışa doğru bir açılım gösterir.İçimizden dışımıza doğru açıldığımızda bizi nesnel,katı,sert ve soğuk bir gerçeklik karşılar.Kainatta her şey birbiriyle bağlantılı.Yaşadığımız ‘dünya hali’ içimizde olanın bir göstergesidir.İçimize,ruhumuza bir değerlilik atfedersek dışımızdakiler de(kainatın her bir unsuru) bir anlama kavuşur.İnsan da zaten bir anlam sahibi değil midir?İşte bizler,ademoğulları olarak bir anlam elde etmek,bir anlama sahip olmak için koşturur dururuz. Devamı »

Yorum Yok

May 03 2007

Şiir, Uygarlık ve Toplum Üzerine

"Bir yığın söz ki samimiyeti ancak hüneri"
                                           M. Akif

Uygarlık düzleminde şiir katışıksız ve saf İslâm inancının yanı sır; ongun, sorunsuz, yıkıntısız, köklü, samimi ve kendinde bir toplum düşünü de idealize eder. Bu meyanda Mehmed Âkif’le basamak oluşturduğunu düşünebileceğimiz çöküş hâleti karşısındaki içerden ve kemikli duyarlık, savımızı örneklendirmede sağlam bir temellendirme olarak da düşüncemize yol bulduruyor. Devamı »

Yorum Yok

Mar 31 2007

Şiirin Söylediği

Kaos gizil bir hükümranlığı, hissettirmeden de olsa yaşamın değişik alanlarına nüfuz ettirebilen karartılı görünümünü üzerimizde sürekli bir dayatışla belirginleştiriyor.İçinde bulunduğumuz dönemin kendine özgü gerek ve gerçeklikleri nispetinde, gönülden geçmeyen ancak her vakit burun buruna olduğumuz, olabileceğimiz hantal bir görünümü. Devamı »

Yorum Yok

Mar 26 2007

Çatışmanın Şiiri

"Sanatçının dünyası, diri bir çatışma ve   anlaşma dünyasıdır"(Albert Camus)                                                                                                                                
 
Modern dünyanın iç evrene olan müdahalesi karşısında kendini koyu bir çatışmanın ve kutuplaşmanın ortasında bulan modern insan, yaşamakta oldu­ğu hayatın içerisinde bir çıkış yolu, bir kanal arayışına girmekten iç ben’ini uzak tutamayınca, sızısına ve iç bulantısına merhem olacak bir kaynağı bul­manın zorunluluğuyla karşı karşıya kalır. Akletme çare değildir, çünkü bir iş­levi kalmamıştır onun bu devasa acı kütlesi karşısında. Mantık? Ucuz hesap­lar içindir. Parçalanmış bir bilinçten bütün bir bilince ulaşmanın hiç mi yolu yok? Medeniyetler kurup medeniyetler yıkan Batı’nın bu ‘kırık aklı’yla bir düzlüğe çıkılmaz kanısındayım. Kalp’tir çünkü üzerinde önemle durulması gereken cevher. Akıl’ın kalp ile olan diyalogundan bir sükûnete erişebiliriz. Şiir sanatı söz konusu olduğunda iş biraz çetrefilleşir tabiî. Devamı »

3 Yorum

Mar 19 2007

Hayatın Oğlu Şiir

 
İçinde bulunduğumuz hayatın şiire bakan yönünün duymasını bilen kulak , söylemesini bilen ağız için ince sesle­re, zengin görüntülere, dayanılmaz iç acıla­ra ve yoğunluklara bakan boyutları vardır. Devamı »

One Yorum