<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ARALIK EDEBİYAT &#187; ilhami çiçek</title>
	<atom:link href="http://www.aralikedebiyat.com/tag/ilhami-cicek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aralikedebiyat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 17:22:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şiir ve İnanç Bahsi: Şair İlhami Çiçek</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/siir-ve-inanc-bahsi-sair-ilhami-cicek/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/siir-ve-inanc-bahsi-sair-ilhami-cicek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 22:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>serdar akdağ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilhami çiçek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/siir-ve-inanc-bahsi-sair-ilhami-cicek.html</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#34;Anlar birbirini kovalıyor ve biz buna zaman diyoruz. Narin kesitler&#8230; Devine devine saatleri, mevsimleri, yılları oluşturuyorlar. Hep akarlar mı b&#246;yle? Yoo, hi&#231; de zorunlu değiller. Kesilebilir de bu akış, başa alınarak yeniden yaşatılabilir de. Ben anın i&#231;indeyim ve sorumluyum. Se&#231;ebilirim; bu konuda donatılarak yaratılmışım. Zaten sorumluluğum da mutlaka se&#231;im yapmamı gerektiriyor.&#34;* Şiiri bir &#231;evrim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>	&quot;Anlar birbirini kovalıyor ve biz buna zaman diyoruz. Narin kesitler&#8230; Devine devine saatleri, mevsimleri, yılları <br />
	oluşturuyorlar. Hep akarlar mı b&ouml;yle? Yoo, hi&ccedil; de zorunlu değiller. Kesilebilir de bu akış, başa alınarak yeniden <br />
	yaşatılabilir de. Ben anın i&ccedil;indeyim ve sorumluyum. Se&ccedil;ebilirim; bu konuda donatılarak yaratılmışım. Zaten sorumluluğum da mutlaka se&ccedil;im yapmamı gerektiriyor.&quot;*<span id="more-276"></span></p>
<p>	Şiiri bir &ccedil;evrim eyleminden başkaca, olduğu gibi bırakma edimi, yalınlığa bir kilit beraberinde bir anahtar işlevi taşıma boyutu kazandırıyor. Bundan kastın şiirin kendi i&ccedil; gelişim, oluşum ser&uuml;veninin &ccedil;etinliğiyle birlikte, aynı şiire i&ccedil;kin zihinsel deney ve bilin&ccedil; aksinin işlerlik katında algılanması demek olduğudur. İzlek olarak genişletici bir alanda iz s&uuml;rmek, inan&ccedil; bahsini gene şiiri i&ccedil;in ideal fikir kertesinde &ouml;z&uuml;mlemiş bir şairin &#39;İlhami &Ccedil;i&ccedil;ek&#39;in dizeler b&uuml;t&uuml;n&uuml;ne bakmada en doğru yol olduğunu ka&ccedil;ınılmaz kılıyor. Yapılan alıntıdaki se&ccedil;enek konusu, esas olarak başlı başına bir sorun, şair i&ccedil;inse kendini bilme sorumluluğu. D&uuml;z ve anlaşılır&#8230; Bu samimiyeti Satran&ccedil; Dersleri&#39;nde b&uuml;t&uuml;n olarak yansıtması bir tarafa, İnancının bağlısı bir şairin konumlandığı d&uuml;zlemin se&ccedil;enek tanımayan ikrar telkininin, sorun tanımlamasını bir paradoks d&uuml;zeyine y&uuml;kselttiğini &ouml;ncelikle ayırt etmek gerekiyor.</p>
<p>	İlkin yanıt bulmak gerekiyor, nedir se&ccedil;enek? En başından i&ccedil;inde olma &#39;doğma&#39; zorunluluğu taşıdığınız bir &ccedil;ağın karmaşık, ziyank&acirc;r tutumuna y&ouml;neltilen olumsuzlama &ccedil;ağrısı mı, aynı doğrultuda bir yol g&ouml;stericiyi yol mesabesine y&uuml;kseltme yanılgısını taşıyabilecek anlık şuur mu, yoksa g&ouml;stermelik bir ge&ccedil;imlikte gene g&ouml;stermelik bir isten&ccedil; boyutunun değerinin &uuml;st&uuml;nde anlamlarla &ccedil;oğalması ya da yoğalmasının tekrarına y&ouml;nelik sek&uuml;ler bir bilin&ccedil; hali mi?</p>
<p>	&quot;<em>&ccedil;apraz &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinde filler / acılardan yapılmış bir alanda /ne zaman ki esrirler</em>&quot;</p>
<p>	&Ouml;zg&uuml;rl&uuml;k tercih yapabilirliğin s&ouml;z konusu olduğu şu veya bu alanda s&ouml;z konusu olabilir. Ama bunun ger&ccedil;ekleşmesine y&ouml;nelik bir &ouml;n koşul ya da zorunluluk, &ccedil;&ouml;z&uuml;mlemesi ancak boşluğa kapı aralayabilecek karmaşık bir d&uuml;ğ&uuml;m&uuml; &ccedil;&ouml;zme fiilini gerektirecektir. Oysa d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;n a&ccedil;ılmasıdır boşluk, başlangı&ccedil;ta getirilen derinlik, yalınlık haline g&ouml;ndermelerde bulunan bir son bulmadır.</p>
<p>	Biz soyutlamalarımızı ısrarla &quot;hangi tercih&quot; konusu &uuml;zerinde odaklandırıyoruz. S&ouml;zgelimi satran&ccedil; derslerinin ikinci şiiri de bu tercih sakınmasının haklı gerek&ccedil;elerini sıralayan bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sergiliyor. Kabul ama ya sonra der gibi bir başa kakışı. Sabır bu meyanda zaten &ouml;ncelenmiş bir unsur, zira onsuz mevcut bilin&ccedil; tamlığıyla bir g&uuml;n kalınabilmesi bile olanaklı değil. </p>
<p>	Ge&ccedil;erli yaşamsal realiteler ile bulunulan konum edinilen deneyler ve bağlısı olunan değerler arasında bir karşı kutup zıtlığı s&ouml;z konusu. İşte kanı olarak tercih yapılabilirlik bu iki kutup arasındaki se&ccedil;enek ayrımında ortaya &ccedil;ıkıyor. Bu da bizi meselenin yani şiirin, yani temanın başlangıcından sonuna ya da sonundan başlangıcına doğru bir y&ouml;nelişin m&uuml;zmin bekleyişine sevk ediyor. Ilhami &Ccedil;i&ccedil;ek m&uuml;min bir şair olarak tercihini vehbi olarak bu doğrultuda yapmış bir şair. Tercih ve vehbi s&ouml;zc&uuml;kleri burada da bir paradoksu imliyor ancak getirilen &ouml;rneklemelerden sonra bir tema &ouml;ğesi olarak &#39;yazgı&#39;&nbsp; kavramını a&ccedil;ımlama sorununu da yerinde bir yaklaşım olarak g&ouml;stermiyor.</p>
<p>	Şairin kendine &ouml;zg&uuml; şiirsel dilinin saf bir bildirimi olarak ortaya &ccedil;ıkıyor bu farkındalık. Zaman, yaşam ve getirdiklerinin dolamba&ccedil;lı &ouml;yk&uuml;lemini dokuyan, derinliğine inildiğinde yabancılanmayacak bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n anlatısını serdediyor. Sorusuz, sorunsuz bir kabul ve tevekk&uuml;l bilincini. Şiiri mesele olarak tanımlayabileceğimiz bir ruh doygunluğu kitabın metinsel b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;nden edinebileceğimiz. Bu boyutuyla ger&ccedil;ek &ouml;zg&uuml;n ve duru bir duyarlık, se&ccedil;kin ve se&ccedil;ilebilir bir şiirsel dil, b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n i&ccedil;selleşmiş, kemikleşmiş bir muvazene durumu. Sekiz b&ouml;l&uuml;ml&uuml;k Satran&ccedil; Dersleri bu yanıyla da tematik ve kurgusal b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; bulunan bir toplam. Sonraları eklenen şiirlerinde de aynı estetik d&uuml;zey ve bilin&ccedil; tutarlılığı egemen. </p>
<p>	Başlangı&ccedil;ta okuru yoracakmış izlenimi veren dizelerle a&ccedil;ılmasına karşın arı bir işlerlikle devam edip son bulan bir s&ouml;zler b&uuml;t&uuml;n&uuml;.</p>
<p>	&quot;artık / &ouml;yle bir ıssızlık d&uuml;şle ki i&ccedil;inde&quot;</p>
<p>	Yalnız nesnel ger&ccedil;ekliğin değil algılama işinin reddi de anlık da olsa hissedilebiliyor. Lirizmi hareket noktası kılan bir tekemm&uuml;l anlayışı, salt bir kendiliğindenlik, bunun a&ccedil;ılımları da girift bir oluşum &ouml;zelliği taşımıyor.&quot;Bu tuvalde nesne kendisi değil.&quot; Kendi kollarıyla b&uuml;t&uuml;nleşik bir damar gibi herhangi bir su yığılışına değil kendi kaynağına d&ouml;n&uuml;yor şiir, en başa, iki ucu keskin bir bı&ccedil;ağın d&ouml;n&uuml;lmezliğine. &Ccedil;oğu olmamış bilin&ccedil; bu yaklaşımı sekte edici g&ouml;rebilir. Fakat şairin durduğu yerde yapılanın aksi s&ouml;z konusu değildir. Esasen buna olanak da yoktur. Bu ayırım ya da tevekk&uuml;l bilinci se&ccedil;eneği gerektirmez.</p>
<p>	Meselesiz yazmamayı şiire yaraşanı gereğince &ouml;z&uuml;mlemeyi en iyi a&ccedil;ıklayan şairlerden biri olarak İlhami &Ccedil;i&ccedil;ek &ouml;ğ&uuml;ts&uuml;z ve &ouml;d&uuml;ns&uuml;z, ama s&ouml;zc&uuml;kleri bir işaret fişeği gibi kullanmayı en iyi &ouml;rneklendiren şairlerden biri. Bununla birlikte arı damıtılmış kendi yazınsal ve varoluşsal s&uuml;recini genel ge&ccedil;er kaygı ve bi&ccedil;imlerden yalıtmayı da yeterince &ouml;z&uuml;mlemiş, kayıt altında tutmuş bir duyarlık sergiliyor. Modern d&ouml;nemlerin kendi kriterlerini s&uuml;rekli bir yanıltışla kemikleştirdiği modern kişi ve onun taşıdığı inan&ccedil;la arasındaki a&ccedil;mazlar, ilerleme halindeymiş gibi g&ouml;r&uuml;nen inan&ccedil;la da ilintili durağanlık ya da tıkanıklık, samimiyetsizlik, bu yaklaşımın kapısını bile &ccedil;alamamaktadır. &quot;<em> ey e hattındaki budala / tanrım ne saflık, &quot;kaleyi buyruksuz d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; m&uuml; kişi / demek ki b&uuml;t&uuml;nd&uuml;r sallantıda </em>&quot; &ouml;rneklerindeki gibi İlhami &Ccedil;i&ccedil;ek şiiri &ouml;zetle serapa bir inan&ccedil; durumunu yansıtmaktadır, s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;i bir hal değerlendirmesini değil. Aynı şiire &ouml;zg&uuml; bir diğer &ouml;zelliğinse i&ccedil;sel anlatımın ehil bir duyarlığın yanı sıra belki bunun bir uzantısı olarak ilham yoğunluğunu da imliyor olması. İfadeler vazıh hislerin dışavurumunda hi&ccedil;bir dişil &ouml;ğeye yer vermeden yoğunluk sağlanabiliyor. Yalınlık, yalnızlık, haşyet, kaygı ve umut gibi benden kopan gene bu &ouml;ze d&ouml;n&uuml;ş&uuml; ka&ccedil;ınılmaz kılan &ouml;ğeler olarak yoğruluyor.</p>
<p>	İnan&ccedil; ve tercih değerlendirmesi yazının girişinde konumlandığımız ana unsurlar. Fakat s&ouml;z konusu şiirin yalınlığı nispetince eklentisiz, kendi doğrusunda dallanıp budaklanan hacimli değerlendirmeler gereksinen teknik yapı &ouml;zelliğini imge ve s&ouml;yleyiş sadeliğini, ritmik helecanını yok sayma tutumu olarak algılanabilmesine olanak tanımamalı bu konumlanma. </p>
<p>	&Ouml;zellikle değinilmeli: Bu şiir ontolojik bir takım değerlendirmelere olanak tanımayacak kadar d&uuml;z ve sorunsuzdur. <br />
	Ger&ccedil;ekten saygı uyandıran bir duyarlığın yansımasını kendi kapsamında barındırıyor olması &ouml;znel kanılar dillendirilirken &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; ve &ccedil;ekinceli olmayı da gerektirmektedir. Yalnızca icmalen değinmek gerekirse şiirlerin t&uuml;m&uuml;nde genel olarak metinsel bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k, mana ve bi&ccedil;im insicamı s&ouml;z dizimi ve dize yapısındaki titizlik, duru bir s&ouml;yleyişi h&acirc;kim kılma &ccedil;abası &ouml;ncelikli olarak g&ouml;ze &ccedil;arpan unsurlar. Şair şiire y&uuml;klediği işlevi bu izlenimle bağlantılı olarak ş&ouml;yle a&ccedil;ıklıyor : &quot;İbrahim&#39;in yaptığını yapmak &ouml;z&uuml; &ouml;rten her şeyi kırmak.&quot; Bu yaklaşım tam da Cahit Zarifoglu, Sezai Karako&ccedil;, Nuri Pakdil ve Necip Fazıl gibi şairlerin kendi şiir iklimlerinin kurulu olduğu atmosferin benzer bir tarafını &ccedil;ağrıştırıyor. &Ouml;zg&uuml;n, yalın, duyarlıklı ve a&ccedil;ılıma elverişli bir anlayışı. Sırası gelmişken s&ouml;ylemeliyiz aynı d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; taşıyor olsun olmasın d&ouml;nemin kendi ger&ccedil;eklerinin bir gereği olarak doksanlar ve sonrasında bu tarz yaklaşımlarla birlikte adı anılabilecek d&uuml;zeyde şiir &ouml;rneklendirmesi hen&uuml;z belirmedi. Bulunduğumuz zaman kesitinde bir takım yanlış y&ouml;nlendirmelerin dikkatsiz zihinleri oyalama ve yanıltma s&uuml;recinden s&ouml;z edilebilir ancak. Bu tarz farklılık &ouml;rneklemeleri derinliğine a&ccedil;ımlanabilir.</p>
<p>	S&ouml;z&uuml; edilen farklılığın samimiyetle ilgisi b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Şairin yazın deneyini dışsallaştırdığı Karşı anamalcı ekol&uuml;n &ouml;d&uuml;ns&uuml;z tavrında konumlanmış bir zihin ve şiir ser&uuml;veni elbette yapaylığın gitgide doğal işlerlik akışını yakaladığı bir s&uuml;re&ccedil;te gereğince değerlendirilemeyecektir. Ve her d&ouml;nemin kendine &ouml;zg&uuml; gerek ve ger&ccedil;eklikleri bulunmaktadır. Hi&ccedil;bir eğilim t&uuml;m&uuml;yle yadsınmayı hak etmeyecek olsa da son birka&ccedil; on yılın inancı &ouml;nceleyen girişim ve oluşumları da şiire bakışta sahih bir M&uuml;sl&uuml;man g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; yansıtamamaktadır. Buna postmodernizm dolaylarında su&ccedil;lamalar getirmek gereksiz. Tekrar altı &ccedil;izilecek olursa aynı konudaki anahtar tanımlama samimiyet noksanlığıdır. Kanı olarak B&uuml;y&uuml;k Doğu, Diriliş, Edebiyat ve Mavera&#39;nın başarıları bu samimiyet d&uuml;sturunun yerli yerinde uygulanmasından ge&ccedil;iyordu.</p>
<p>	Biz de i&ccedil;inde durduğumuz zamansal kesit ve koşulları dikkate alarak değerlendirmelerimizi bu bağlayışla sonlandırmanın uygun olacağını varsayıyoruz.</p>
<p>	Konu i&ccedil;in son bir t&uuml;mce getirecek olunursa: İlhami &Ccedil;i&ccedil;ek şiiri kendi &ouml;z varlığından kopan imanlı, i&ccedil;tenlikli, yalın, dolaysız ve d&uuml;zg&uuml;n akışını yazdıklarıyla zamana yaymış olmayı tercih ediyor.</p>
<p>	&quot;<em>&ccedil;&uuml;nk&uuml; satran&ccedil;ta<br />
	&ccedil;&uuml;nk&uuml; orda ve burda<br />
	her zaman<br />
	&ouml;ğretidir zaman</em>&quot;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Fsiir-ve-inanc-bahsi-sair-ilhami-cicek%2F&amp;title=%C5%9Eiir%20ve%20%C4%B0nan%C3%A7%20Bahsi%3A%20%C5%9Eair%20%C4%B0lhami%20%C3%87i%C3%A7ek" id="wpa2a_2"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/siir-ve-inanc-bahsi-sair-ilhami-cicek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

