Ara
09
2008
1- Aşkın e-Hali Edebiyat Dergisi 12.Sayı Ekim-Kasım-Aralık 2008
Şiirin damar atışlarının,nabız vuruşlarının taşrada duyulduğunu söylemek durumundayız. Şiir bahsinde en temel tutumun samimiyet olduğu unutulmamalı. Taşrada çıkan dergilerde yayınlanan şiirler ,merkezde merkezi temsil eden dergilerde yayınlanan şiirlere nazaran daha sıcak daha içten olduğu hemen daha ilk mısrada kendini belli eder. Her şiir bir fetih hareketidir ve taşrada kendiliğini açığa çıkartan şairlerin ilk şiir manevraları,bu fetih duygusunun heyecanını taşır:kendini keşfetmenin heyecanını. Bu durum sadece şiir için söz konusu değildir,deneme ve diğer edebi türler için de geçerlidir. Devasa şehirlerde yaşanan insan ilişkilerindeki yapaylık,taşrada yazıya dayalı olarak kurulan dostluklar için bahis konusu edilemez. Bir anlamda taşrada Anadolu’ da daha kalıcı birliktelikler kuruluyor, yaşanıyor. Devamı »
Eyl
28
2007
Yasak Meyve 28 ve görsel şiir
yasak meyve dergisinin 28. sayısısı çıktı. bu sayının dosya konusunu ‘görsel şiir’ oluşturuyor. dosya konusun görsel şiir olması gayet iyi oldu. bu alanda daha fazla yazıya ve çalışmaya ihtiyacı var türkiye’nin. tabiki yazma kadar okumaya da ihtiyacığımız var bu alanda. ihtiyacı poetikhars ve bununla ilintili siteler, bugüne kadar büyük bir performansla sağlamaya çalıştı, çalışıyor. ama oradaki yazıların istenen düzeyde okunup üzerine düşünüldüğü, kafa patlatıldığı söylenemez. bu işin de meşhur türk tembelliğine ve birikimsizliğine rastgeldiğini söyleyebiliriz. Devamı »
Şub
13
2007
Osman Akınhay editörlüğünde yayımlanmakta olan aylık kitap dergisi Mesele’nin ikinci sayısı (Şubat 2007) yayımda. Mesele dergisi bir "kitap" dergisi olmasına rağmen hiç de öyle diğer pazarlamacı kitap dergilerine benzemiyor. Devamı »
Ara
30
2006
Kitap-lık dergisini uzun süredir almıyordum. Neyse ki 101. (Ocak 2007) sayısında 1 ile 100. sayılar dizinini kitap olarak verince almak durumunda kaldım. Bu haliyle en güzel sayılarından birini yapmış oluyor dergi. Bu dizine bol bol bakarım artık. Zaten derginin kapağında ‘Yaşar Kemal’i görünce, dergiye karşı olan az buçuk okuma hevesim de gitti. Neyse beni ilgilendiren ‘dizin’. Dergiyi siz okur, anlatırsınız artık.! Bu tür dergilerden bir şey bekleyen kaldı mı onu da merak etmiyor değilim…
Eyl
24
2006
Derkenar dergisi 18.(eylül-ekim 2006) sayısına ulaştı. İki aylık edebiyat ve kültür dergisi bir süredir, dergiyle birlikte çeşitli şairlerin ve yazarların kitaplarını vermekte. Eserlerini kitaplaştırma sıkıntısı çeken pek çok arkadaşa bu yol epey kolaylık sağlıyordur. Dergi bu sayısına ulaşmakla birlikte epey problemi de yanında taşıyor. Bildiğim kadarıyla "satış" gibi bir problemleri yok. Pek çok derginin çektiği bu büyük sıkıntıyı aşmışlar bir şekilde. Ama dergi içerik olarak pek doyurucu değil! Daha "ağır" yazılar, yeni açılımlar kazandırılabilir dergiye. Bu ağırlık ve açılım belki de okur sayısını düşürebilir ama, dergiyi iyi bir konuma getirir düşüncesindeyim. Yeni sayısının çıkmasını bekleyebileceğimiz bir kıvamda olmalı dergi. Birkaç eski ismin de dergiyi havalandıracak nitelikte yazılar yazması da şart.

Derginin aynı zamanda iç tasarıma da bir çare bulması gerek. Derginin tasarımı daha gelişkin olmalı. Koca koca puntolu yazılar, silik resimler ve kırkları hatırlatır hava, derginin iyi bir yol almasındaki engeller.
Yukarıda saymış olduğum pek çok soruna katlanılabilir bir ölçüde, ama derginin içine konduğu poşetin üzerindeki kocaman yazıyla yazılmış şu "güzel mutlu ve başarılı yaşamak için bedava kitap" ibaresinin hiç mi hiç affedilecek yani yok. Ne demek bu! Kişisel gelişim zırvalıklarının sloganına benziyor ve bir edebiyat dergisinde bu ibarenin yer alması büyük bir hata. Edebiyatın istikameti bu kişisel gelişimaptallığının ve kapitalizminin aksi istikametindeyken nasıl oluyor da bir edebiyat dergisinde bu ibare yer alabiliyor. Gerçekten benim için anlaşılması güç bir mesele. İnşallah bir dahaki sayıya o ibareyi görmeyiz dergide de, dergi için artık bazı şeylerin değişmeye başladığını düşünmeye başlarız.
Eyl
22
2006
Merdivenşiir dergisinin 10. sayısını okuyorum.Derginin bu sayısında dikkatimi çeken yazılardan biri de Baki Ayhan T. ile yapılmış röportaj. Gerçekten tuhaf bir röportaj. Tuhaflığı şuradan kaynaklanıyor: Hasip Bingöl akademik şairle yaptığı röportajında ısrarla şairimizle alay ediyor sanki. Bay akademik şair de kendisine yöneltilen bu alayları, röportajı yapanın hoş bir şakası olarak anlamaya çalışıyor.Bunda da epeyce ısrar ediyor şair. Hasip Bingöl’ün yönelttiği birkaç soru hariç tüm sorular akademik şairi iğneleyici içerikte. Gerçekten tuhaf bir diyalog. Devamı »
Tem
01
2006
Nilgün Karlı
SÜHAN’SIN DİDEDEM(*) Hepsi şair midirler? Değildirler herhalde. Yazarların birkısmını tanımıyorum da. Sühan adını elbette duydum fakat ilk kez bir sayısıylakarşılaştım. Renk ve biçimce iddiasız fakat sıcak, sevecen duruyor. İçerik herzaman olageldiği gibi tartışılabilir elbette.Bu sayıda şiir üzerine yazmış tüm yazarlar. Dergide şiirin kendisi yok. Oysaşiiri en güzel yine şiir anlatır derler, dikkate almamışlar ama sebebi başyazıdabelirtilmekte: Dergilerde en çok yayımlanan şiir oluyormuş, Sühan ekibi şiirsizde dergi çıkarılabileceğini göstermek istemişmiş. İyi de yayın hayatını sürdürendergilere bakılmalı şu halde, şairler çoğunlukta mı diye. Çoğunlukta ise bundanşikayete kimin hakkı Devamı »
Tem
01
2006
Yakın zamanın, doksanlı yılların son kertesine gelindiğinde şahitlik ettiği siyasal kırılma dönemini her ne kadar geride bırakılan bir kısmi ana tevil etmek güç değilse de, söz konusu döneme benzer koşulların bir süreçler öbeği halinde deveran ettiğini düşünmek de taşıdığı doğruluk payıyla aynı oranda savlanabilir. Sözü edilen dönemin içine doğup bir süre soluklandıktan sonra yeniden yüzünü hayata dönme hazırlıkları yapan bir dergi Edebi Pankart.Tanıtım sayısından son sayısına kadar canlı olmanın o dipdiri heyacanını yaşayıp hissettirebilmiş bir yayın.Ali Emre, Kamran Deniz, Süleyman Ceran, Burhan Gökçe gibi isim(imza)lerin kişisel özverileriyle hayat bulduğu anlaşılan dergi “uzlet köşelerinde kalmış salon kültürünün tenha sözlerini pankartın sokağına taşıyıp kapısını açmak” gibi bir işlev (denge) de taşımıştı geçtiğimiz yıllarda. Anadolu dergiciliğinin sıklıkla sorgulandığı gündelik ve söylevsel edebiyat nutuklarına nisbet;gerçeğin, doğrunun, sahih ve doğal olanın insan olmakla kazanılan ortak bir kimlik yapısında bütünleşebileceğine inancı ve inadıyla söz sahipliği yapmış, hala üzerlerinde yansıyan getto yansımasını atamamış buna rağmen seçkinci ve bilirkişi pozlarına bürünmekten imtina etmeyen merkezilik safsatasına,snopluk ve özentiye de salt yayınlanmasıyla bile cevap teşkil ediyordu. Şiir, öykü, deneme, eleştiri gibi alanlarda yaklaşık üç yıl boyunca ürün veren dergi, kendi yazar kadrosuyla birlikte değişik dergi ve kitaplardan tanıdığımız şair ve yazarlara da kapılarını açık tutmuştu.”Düşkünlüğün, sinikliğin ve yabancılaşmanın” karşısında bir tutum geliştiren yayın, çıkış amacını da “selim bir aklın, sağlam bir yüreğin, onurun ve insan kalabilmenin” nitelikli yanlarına dokunarak özetliyordu. Önceki döneminden farklı olarak içinde bulunduğumuz şu dongun ve durağan günlerde yeniden yayınlanma aşamasına giriyor Edebi Pankart.Sivas merkezli çıkarılacak olan dergi, umulur ki sahih söze hedeflediği katkılarda yeniden bulunabilsin.
(Aralık dergisinin 17. sayısında (2004 haziran-temmuz-ağustos) yayımlanmıştır.