Eyl 17 2007
Metis’ten güzel bir kitap daha!
İmgeler Nasıl Düşünür?
Ron Burnett
daha fazla »
.funkyblue { color:#0000AF; }
Eyl 12 2007
O, Başkası Değildir!
Ah Muhsin Ünlü’nün Şiirini Anlama Denemesi
Şiirde, kişisel farklılığı yakalayan bir şair Muhsin Ünlü. Bu onun en özgün yönü kanımca. Şiirlerinde bu olgu, anlamı kendine ait kılmış izlenimi vererek, iletişime kapalı bir duruşu akla getirebilir ki bu asla doğru değildir. Bu ifade ile tersi bir anlamın varsayımını da kastediyor değiliz. Nedir kişisel farklılığı yakalamak? Çıkarsamalar yaparak açıklamaya çalışalım: Bir ustanın gölgesinde şair olma heveslileri gibi kendisini ustasına kanıtlamak üzere şiirler yazmadığı ortada. Yine, İsmet Özel’in Rönesans döneminde başladığından söz ettiği “bir güzel söz sanatı, ‘ifade-i meram’ türlerinden” şiirlere de rastlamıyoruz onda. Şiir ortamında çoğunlukta olan fakat Muhsin Ünlü’de olmayan bu ve benzer alışkanlıklar bilinçli bir biçimde elenince, farklılığın, Muhsin Ünlü’nün birey-oluşundaki ısrarından kaynaklandığını açıklıkla görme imkânı buluruz. Kendinde olan yahut kendileşmiş sözdür onda şiir. Çünkü o, başkası değildir. daha fazla »
Eyl 09 2007
ERGİN GÜNÇE’NİN ŞİİR IRMAĞI(*)
"Aklımla ben birbirimizi oynatıyoruz
Tarlam yağmura, esintiye, deliliğe açıktır"
İlk bakışta çağrışım düzeyinde bir şiir olarak ortaya çıkıyor Ergin Günçe’nin şiiri. Yukarıdaki iki dizenin uyardığı yansılar da " kolay kolay ulaşılamayacak pırıltılı bir zekânın, engin bir hayal gücünün " işaretlerini veriyor, Ülkü Tamer’in söylemiyle. Gencölmek ve Türkiye Kadar Bir Çiçek’teki şiirler, mezkur dizeler gibi daha nicesinin kapsandığı, sözün akışkan damarının somutlandığı kavşaklar. daha fazla »
Eyl 07 2007
ANIMA MUNDI:
İsmet Özel’in Poetik Sözlüğü (*)
“Dünyaya ne halimiz varsa görelim
diye gelmedik; dünyaya gelişimiz
halimizin ne olduğunu öğrenelim diyedir.
Şiirle halimin ne olduğunu merak ettiğim
için meşgul oldum” İ.Ö.
Açıcı Olmalı Şiir: Günümüz Türkiye’sinde yayın alanını kaplayan şiirleri önceden hazırlanmış ve defalarca uygulanmış formüller içinde kalan, tanımlanabilir ufuklar içinde kalan ve en önemlisi bir başka yazılı metne ‘tercüme edilebilir’ cinsten şiirlerdir. Oysa ülkemiz Batılılaşma sürecine girdiğinden beri şiir hayatımızdaki yerini edebiyat ve toplum meseleleri karşısında açıcı (Arapçası fâtih) olmakla kazanmıştı. Bugün yine bizim için önemini koruyacaksa, bize yeni bir bilinç alanını açmakla bunu başarabilir (2006; 42, 43).(**) daha fazla »
Eyl 04 2007
TROPİKA:
Lale Müldür’ün Poetik Sözlüğü (*)
Ahmet Güntan: Camlı bir köşkte, kendini kalbinden vuran şair (38).
Geometrik bir zekâ, bir mimar bakışı belki, olağanüstü yapı dizeleri. Nietzsche’ye göre; mimar ne Dionizyak’tır, ne Apollonisyen. Artistik dışavurum arayan, dağları yerinden oynatan ‘Güçlü İrade’yi temsil eder. Gurur, ağırlık ve yerçekimine karşı zafer ve güç sistemi kendini bir yapıda görünür kılar. En yüksek güç ve güvence duygusu, ifadesini ‘görkemli stil’de bulur. Kendini ispata çalışmaya bir güç, hoşa gitmeye çalışmaktan hoşlanmayan, kendi içinde dinlenen, yasalar arasında bir yasa: görkemli bir stil’le kendinden konuşan şey…İşte budur (39). daha fazla »
Eyl 04 2007
Gülün bitiği yer bizim ev polis tanık
Dökülen yapraklar, sokak kavgası
Son akın, son savaşçı
Vatandaş Rıza, öğretmen Kemal,
Ölüm görevi babamın suçu!
İstanbul sokaklarında sevgilim ve gururum
Emanet serseri yedi bela su!
Yaşadıkça -Gırgır Ali- bin defa ölürüm
Yaşadıkça -merhamet- sarışın tehlike
Erkekçe, delifişek, Cibali Karakolu!
Sıkı dur geliyorum küçük dostum rüzgâr
Üç tatlı bela: pusu, takip, kelepçe!
Oyun bitti idamlık göklerdeki sevgili
İki cambaz tek başına kriminal porno
Eski silah, şişeler, çılgın dersane!..
Oyun bitti yanaşma gök bayrak vahşi gelin!
Önce vatan babacan intikam benim!!!!!!!!!
Eyl 02 2007
Türk şiiri, içinde bulunduğu zamanın maddi koşulları başta olmak üzere bilinç ve algının değişimine bağlı olarak yeni deneyimlere kapılarını iyice açacağa benziyor. Serkan Işın’ın şiiri barkot-bonûs ile birlikte düşünme çabası işin bir yanında yer alırken, Muhsin Ünlü’de gözlemleme imkânı bulduğumuz kesintili, şizofren bilinç deneyimleri bir başka gösterge olsa gerektir. daha fazla »
Ağu 29 2007
Tembellik ve kafa karışıklığıyla
A okuması
Kitap ben-oluş üzerine kurulur. Bu ben oluş ‘Şarko’ öznesi üzerinden oluşturulur. Kitapta doğrudan bir ben oluş yoktur. Şair bize bu ben oluşu ‘Şarko’nun yokluğuyla yaşatır. Ben’in oluşu, bu yok oluşa göredir. Tabii bunları kitabın asıl bölümünü oluşturan Şarkoname’ye göre yazıyorum. Kitabını çekirdeğini bu bölüm oluşturuyor çünkü. daha fazla »
22 Sayfa: « İlk Sayfa ... « 5 6 7 [8] 9 10 11 » ... Son Sayfa »