Eki
13
2006
"Can kamaram
Yalnız göğsüm değil
Hayat var kaçıp bıraktığım zamanlarda da
Ölmek koşup varmak mıdır oralara"
Anlamla ilgili klişe söylem ve kaygıların Zarifoğlu şiirini sorgulamada merkez alınmasının, Şairin de bıkkınlık getirip içten içe küçümsediği bir ilgi kaymasının etrafında döndüğünü biliyoruz.Esasen bir şiirden nesnel ve ortak bir anlam daha fazla »
Eki
07
2006
Zaman gazetesinin eki olan "Kitap Zamanı’nın yeni sayısı(Sayı 9
02 Ekim 2006 ) yayımlandı. Zaman gazetesinin kültür sayfasına Hilmi Yavuz müdahalesi çok açık görülüyordu. Şimdi ise kitap ekinde bu müdahaleyi ayyuka çıkmış şekilde görebiliyoruz. Yavuz pervanesi bildiğim üç isim(başka isimler de olabilir yani) bu sayıda yerlerini kapmış. Hilmi Yavuz’un klasik tavrı bu. Kendi etrafında yuvalananları beslemesini iyi biliyor. Bunu hiç ödülsüz bırakmıyor. Zamancılar da böyle bir müdahaleyi kendi duruşlarına(var mı böyle bir şey!) yedirebiliyorlar aynı zamanda. Belli ki onların da bundan aldıkları bir nasip var!
Aynı müdahaleyi TRT2′de yapılan programında da yapıyor Yavuz. Kendisiyle irtibatı olup da hiçbir zaman kendi imkanlarıyla devlet televizyonunda programa katılamayacak insanları(Yavuz’un taşra şubeleri) TRT2′deki programına çıkarıyor. Ne kadar pervane olursanız o kadar nema alıyorsunuz işte! H.Yavuz bunları düşünerek son kitap falsosunda ‘ahlaki tavır’dan bahsediyor, söylediklerini ahlaki bir gerekçeye dayandırıyor. Tabi bu Hilmi Yavuz ahlakı olarak!
Son olarak o pervanelere şunu diyebiliriz: Biraz daha gayret arkadaşlar sizi de Türk Edebiyatının o iğrenç sayfalarına yazmaya az kaldı.
Eyl
30
2006
Şiirde Mavi Hareketi’nin etkin isimlerinden biri olarak anılan Ahmet Oktay, Toplumcu ve İkinci Yeni şiirleriyle de ilişkilendirilmişti. Kuramsal denemeleriyle eleştirel bakışı önceleyen yazar, Ülkü Tamer’in bir gazete yazısındaki görüşüyle koşut: yazarlığı önemsenmesi gereken ve şairliği yazarlığına başat bir isim olarak tanınıyor. daha fazla »
Eyl
29
2006
*Beni yandan yana döndüren mutsuzluk*
Turgut Uyar’ın şiir dili öteki yeni şiir öncülerine oranla daha koygun, lirik ve sade bir
usare içeriyor. Su metaforunun yoğunluklu olarak işlenişi de içsel bir duyarlığın işaretlerini veriyor. Yaşamın içindenderinlikli bir söyleyişin umutsuzluğa salınımı gibi bir izlenim edinebiliyor Uyar okuru.
Bu duyarlığı İlhan Berk ve Cemal Süreya dışında kalan yeni şiirin tüm ustalarının
şiiri ihmal etmeden genişlettiği söylenebilir. Söz gelimi Edip Cansever’deki görece yüzey ve umarsız, Ülkü Tamer’deki saf olana dönük söyleyiş benzer yaklaşımın farlı boyutlardaki üretimi olarak algılanabilir.
Şairde aynı duyarlığı fevkaladelik boyutunda bir imge gücüyle şiir dilinin uç noktasına taşıyan yoğunluk damarının egemen olduğuna değinmeliyiz; konuşma dilinin imkanlarını şiir yüküyle hemhal kılmanın.
Dünyanın En Güzel Arabistanı’yla açımlanıp son yazılanlara kadar devam eden bu şiirsel gizilgüç elbetteki tek bir konu etrafında dönüp dolanmayı gerektirmeyecek kadar zengin. Ancak mutsuzluğu Uyar’ın miri malı kılan dokunulmaz maraziliğin neredeyse okunulan her dizeye sindiğini görmezden gelmek de "bütün mümkünlerin kıyısı"nda yer kaplamıyor.
"Bana hüzün ver beni kucakla beni hep tazele
Ey üzünç artık nasılsa bir seni almışlar içeri"
(Bu yazı aralık dergisinin 18. sayısında(eylül-ekim-kasım-aralık 2004) yayımlanmıştır.)
Eyl
27
2006
1. Türk ve Alman Poetikasının Kitabı, Ahmet Sarı, Salkım Söğüt Yayınevi(Erzurum), Konya 2006, 415 s.
Kısa Ahmet Sarı Biyografisi: 1970 yılında Almanya'nın Düsseldorf kentinde doğdu. 1984 yılında Almanya'dan Türkiye'ye (Erzurum) kesin dönüş yaptı. 1993 yılında Atatürk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Thomas Bernhard'ın Öykülerinde Normaldışı Davranışlar başlıklı çalışmasıyla yüksek lisansını (1995), Türk ve Alman Poetikasının Kitabı başlıklı çalışmasıyla da doktorasını tamamladı (2003). Halen Atatürk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. daha fazla »
Eyl
25
2006
İÇİNDEKİLER
Necmiye Alpay- Şiirle İktidarın Serüvenleri / S:1-2
Sabit Kemal Bayıldıran- Çıktım Şiir Dalına 3 / S:3-4
Ahmet Ada- Kanto XXXIII (Şiir) / S:5
Osman Olmuş- Üç Top-Beş Band (Şiir) / S: 6
Zeynel Çok- Dağ/ Dağa- Nihal Abla- Tuğra (Şiir) / S: 7
Hüseyin Çiftçi- Dizeler (Şiir) / S:8
daha fazla »
Eyl
24
2006
Derkenar dergisi 18.(eylül-ekim 2006) sayısına ulaştı. İki aylık edebiyat ve kültür dergisi bir süredir, dergiyle birlikte çeşitli şairlerin ve yazarların kitaplarını vermekte. Eserlerini kitaplaştırma sıkıntısı çeken pek çok arkadaşa bu yol epey kolaylık sağlıyordur. Dergi bu sayısına ulaşmakla birlikte epey problemi de yanında taşıyor. Bildiğim kadarıyla "satış" gibi bir problemleri yok. Pek çok derginin çektiği bu büyük sıkıntıyı aşmışlar bir şekilde. Ama dergi içerik olarak pek doyurucu değil! Daha "ağır" yazılar, yeni açılımlar kazandırılabilir dergiye. Bu ağırlık ve açılım belki de okur sayısını düşürebilir ama, dergiyi iyi bir konuma getirir düşüncesindeyim. Yeni sayısının çıkmasını bekleyebileceğimiz bir kıvamda olmalı dergi. Birkaç eski ismin de dergiyi havalandıracak nitelikte yazılar yazması da şart.

Derginin aynı zamanda iç tasarıma da bir çare bulması gerek. Derginin tasarımı daha gelişkin olmalı. Koca koca puntolu yazılar, silik resimler ve kırkları hatırlatır hava, derginin iyi bir yol almasındaki engeller.
Yukarıda saymış olduğum pek çok soruna katlanılabilir bir ölçüde, ama derginin içine konduğu poşetin üzerindeki kocaman yazıyla yazılmış şu "güzel mutlu ve başarılı yaşamak için bedava kitap" ibaresinin hiç mi hiç affedilecek yani yok. Ne demek bu! Kişisel gelişim zırvalıklarının sloganına benziyor ve bir edebiyat dergisinde bu ibarenin yer alması büyük bir hata. Edebiyatın istikameti bu kişisel gelişimaptallığının ve kapitalizminin aksi istikametindeyken nasıl oluyor da bir edebiyat dergisinde bu ibare yer alabiliyor. Gerçekten benim için anlaşılması güç bir mesele. İnşallah bir dahaki sayıya o ibareyi görmeyiz dergide de, dergi için artık bazı şeylerin değişmeye başladığını düşünmeye başlarız.