By mustafa celep | Kasım 14, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 1.090 okunma

Sevinç bende nöbettir ben buna olumlu bakarım
Şeceremde uçurumlar bulunmaz sessizce ölmek vardır
Zirveler aşarım efkarın aşılmaz duvarları yıkılır yıkılsın
Zaman içre yalnızım gürültüsüz yaşarım ama bundan ne çıkar
Ne çıkar ıssızlığıma balta vursanız!Bedrin hilaline ölürüm ben!
Henüz akıl almaz ülkesine girmedim yağmurun
Zatıalinizi hususiyetle hayatımdan kovarım.
  devam…

Share
By mustafa celep | | kategori şiir 1.149 okunma

Sancılı varlığıma yağmur yağardı
İki ayrı sesle parçalanmış bir kimlik taşırdım
Bozkırın ufku yoktu
Ufkum bir kadının ufkuydu bir insan varlığının
Ben işte oradan geliyorum
Parça parça büyümekten
Parça parça konuşmaktan
Çarpa çarpa savaşmaktan geliyorum.
  devam…

Share
By mustafa celep | Kasım 11, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 2.491 okunma

1.Şiir,Düşünme Edimi ve Gündelik Hayat
 
     Şiir,gündelik hayata açıklık kazandırabilir.Şiir dediğimiz insan uğraşı,gündelik hayattan ayrı ve bağımsız bir oluşum süreci değil.Bir demirin halkaları gibi iç içe ve bütün.Parçalanmış bir şuurdan bütün bir şuura ulaşmak istiyorsak şiir uğraşına da bütüncül bakmalıyız. devam…

Share
By mustafa celep | Kasım 10, 2007 | kategori şiir 2.030 okunma

Ağırdan gelişi,suyu bardağı masayı ele alışı vardı
Yürüyüşü vardı onun bir ömür verilecek
Şimdi oturup ağır şeyler konuşmalı artık
Bu savaş bitmeli oturup dualar etmeli Allah’a
Allahım dünyanın yüzü çok çizildi,demeli mesela
Dünya çok hırpalandı,çocuklar gözyaşlarıyla akraba oldular
Şiddet geldi dikildi hayatın karşısına
Bıçak kemiğe dayandı
Şiir geldi durdu kadının karşısında
  devam…

Share
By mustafa celep | | kategori şiir 987 okunma

 
yıl:2007,kanı kutsadı insan,bir eprimeydi,bir çürüyüş belirtisi
insan konuşmak için evlere sığındı bir yalnızlık ağrısından bir akıl
                                                                                      ağrısından devam…

Share
By serdar akdağ | Kasım 6, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 1.103 okunma

"..O her gün kendini öldürerek usu

 Kınında saklı bir intihar gibi bırakan.."

 (s.a.)

 

"Açlığı da ölümü de hiç sevmem" diyordu şâir Metin Eloğlu. Yaşamı ve ölümü kolaylaştıran şeylerin bir arada bulunabilirliğine yabancı kalmayacak bir hayatı sırtlamış olmasına rağmen, seküler bir kaymanın dahası bir alışkanlığın kolay terk edilemeyeceğinin eksikliğine yapılan gönderme ve insancıl etkiyle. Kişi yaşamaya meyyâl bir donanımla yaratılıyor olsa da yaşamın ne denli yaşamaya elverişli olduğunu sorgulamak gerekiyor. Bunu başarabilenlerin en başında geleni kuşkusuz Albert Camus. İntiharı varoluşun diğer kutbunda konuşladığı bir anlam kapısı olarak kurmuştu felsefesini. Mezkûr konu bir sistematiği gereksinmediği için tekil ve özgün, ayırt edici ve farklı yaşamlar, bakışlar da zuhûr etmişti daha öncesi ve sonrasında. devam…

Share
By admin | Ekim 30, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 1.955 okunma

Yayın koordinatörlüğünü Osman Özbahçe’nin yaptığı Ebabil Yayıncılıktan dördü şiir, biri hikaye olmak üzere  beş yeni yayın. İbrahim Aladağ’ın ve sitemiz yazarlarından Mustafa Celep’in ilk şiir kitapları yayımlandı. Hayırlı olsun diyoruz. Zor olsa da inşallah umdukları ilgiyi görürler. devam…

Share
By mustafa celep | Ekim 26, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 3.889 okunma

 
Giriş
 
Şiirde kişisel trajedi sahicilik temeline dayanmalıdır.Konuşmanın doğallığını yakalamış bir şairi bekleyen bir tehlike var:sahte şiir algısı.Şair şiiriyle büyük bir şeye işaret etmeli,bir atmosfere,bir ufka sahip olmalı her şeyden önce.Sezai Karakoç’un şiiri buna en tipik örnektir.Karanlık, boğuk bir şiirden bir çıkış yolu önermesini bekleyemeyiz.Günümüz şiirinin temel zaafıdır bu:kendi içinde dönenip durmak.Şair kendinden dışarı çıkmasını bilen bir adamdır aynı zamanda.Nesnel bir durumda kişisel destanını yazmaya yönelmiş bir şairin farkındalığı yüksektir.Şiirini inceleyeceğimiz Cafer Keklikçi’de bu dışsalık-nesnellik yok.Hep bir şeylerden rahatsızlık duyan şair,sürekli söylenip duran bir hal üzeredir.Kendisiyle barışık bir şiiri yok Keklikçi’nin.Biz Sezai Karakoç’tan öğrendiğimize göre,şair kendisiyle barışık olandır.Cafer Keklikçi’nin şiiri dış çevreyle ve kendiyle uyumlu,sükunet verici bir  kaynaktan beslenmiyor. devam…

Share
By mustafa celep | Ekim 12, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 1.548 okunma

Mevlana’nın Sesi,Hakikatin Sesi

“Can nedir?Hayırdan,şerden haberdar olan,lütuf ve ihsana sevinen,zarardan yerinip ağlayan şey.
  Madem ki canın sırrı,mahiyeti,insana hayrı,şerri haber vermede…şu halde hakikatten kimin daha ziyade haberi varsa o,daha canlıdır.”

Kimimiz sıkı ve çetrefil ilişkilerin olduğu kalabalık ve yoğun şehirlerde yaşıyor,kimimiz durgun bir deniz yüzeyi gibi billurlaşmış bir sessizliğin ortasında,kendi can’ına,kendi akl’ına,kendi ruh’una dikkat kesilmiş müsekkin bir kıyı kasabasında,kimimiz taşrada bir ovanın bir bozkırın ortasında,tabiatin sükun verici şefkatine mahzar,kimimiz bir otoyol kavşağında araba gürültüleriyle müzmin;‘dünya’ denen macerada yazı’mızı okur,yaşar,sökmeye çalışır,tedris ederiz.Herkes hakikatin yazı’sıyla mühürlüdür bu evrende,saat çalınca tedrisatı tamamlayıp kalkar gideriz. devam…

Share
By ismail bektaşoğlu | Eylül 28, 2007 | kategori Kategorilenmemiş 4.784 okunma

Yasak Meyve 28 ve görsel şiir

yasak meyve dergisinin 28. sayısısı çıktı. bu sayının dosya konusunu ‘görsel şiir’ oluşturuyor. dosya konusun görsel şiir olması gayet iyi oldu. bu alanda daha fazla yazıya ve çalışmaya ihtiyacı var türkiye’nin. tabiki yazma kadar okumaya da ihtiyacığımız var bu alanda. ihtiyacı poetikhars ve bununla ilintili siteler, bugüne kadar büyük bir performansla sağlamaya çalıştı, çalışıyor. ama oradaki yazıların istenen düzeyde okunup üzerine düşünüldüğü, kafa patlatıldığı söylenemez. bu işin de meşhur türk tembelliğine ve birikimsizliğine rastgeldiğini söyleyebiliriz. devam…

Share
Toplam 27 sayfa, 15. sayfa gösteriliyor.« İlk...10...1314151617...20...Son »