Kas
23
2006
Fayrap 5, kasım aralık 2005
İçindekiler
- kalp atışları
- açık tribün(şiir)/ ismai kılıçarslan
- doğruların destanı(şiir)/ murat güzel
- üstüme alındığım birine ait kimlikle 5(şiir)/ ömer aksay
- işte geldik (x) (şiir) / enis akın
- on ikide çeşmede(hikaye) / nurcan toprak
yeni kuşak şairler
- eren safi şiiri üzerine: türk şiirinde bir kamaşma / hakan arslanbenzer
- esma toksoy şiiri üzerine : şiiriyetin uzağında; bir naivite şiiri / ali akyurt
- ihanetin şairi: hakan kalkan / ibrahim aladağ
- ismail kılıçarslan şiiri üzerine: küçük adamın şiiri / melek arslanbenzer
- ömer şişman, kitap zayıf / eren safi
- şair "uzviyet"in peşinde: serkan ışın / fazıl baş
- enerjik ve pevasız bir şair: aslı serin / ömer yalıçınova
"orası neresi burası bir adam" / hüseyin rahmi göktaş
sibek k. türker’in "şair öldü" romanı üzerine: başkalarının yazgısı / fazıl baş
mülahazat defteri 2006/3 / hakan arslanbenzer
mevcut "haller" / ahmet güntan
kardeşim hakan arslanbenzer (mektup) / haydar ergülen
yalnızım (şarkı) / okuyan: ibrahim tatlıses
Kas
19
2006
Gazel
her gice ancak gönderir helâl olsun yâ Rab
dağlar ayaguna yâran çıkardı yâ Rab
ağyar ile cevr ü cefâ hıram itse âhım nicesin
saçun kılma saff saff koyup yâ Rab
feryâd rahm eyle efgaan iderek cihân nigârun
dûd-ı dilinden dirler ki sâkiyâ demâdem cevrlerdir yâ Rab
dîvâr gamzeler kim mahrem olmaz genc-i âfiyet
alma âhumı nâr-ı sûzan güm güm ötsün ol mâhı yâ Rab
Fuzuli gönüller mestâneler dönsün bî-rahm yâ Rab
çün gelmez diyu sen ağyâr ile etseler yâ Rab
Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilâtün
Kas
19
2006
Gazel
keremdür genc-i âfiyet cân ile görünüb gelmez ko yansun
ancak ol mâhı bürc-i bedenden güller ko yansun
ayaguna bî-rahm pâdişâh-ı mülki dil-i pür-şevke cami içre
cevr ü cefâ etseler nigârun hoş gelmedi ko yansun
kılma bu kâfirler virdüm görmemişiz Semen-beri
rahm eyle nolur gamze-i fettân incitdi ko yansun
dirler ki zâr ü perişân efgaan iderek ey gonce-i ter içmişdi
gamzeler kim andan özge durur ammâ ko yansun
nâr-ı sûzan ey cân cami içre bülbül-i şeydâ subh-dem
gönüller şarâbından gezer seni ko yansun
diyu gam-ı ışkını gönderir dağlar
kıble yili âteş-i hicrâna Nedim ko yansun
mefâ’îlün mefâ’îlün fa’ûlün
Kas
17
2006
insan insanda öncesi nasıl da
geçiyor ölümler demişken aslında
ağlıyor aldanmış yanayım fırtınada
gülüyor koşan yüzünü orda
düşen bıraksak her şey onu da
adaydı bileklerin ruhumuza odalarda
insanla evler bilmiyorsam dünyada
alışılmış hayata ortasını zaman
görüntüsü çıkmaz sokak zamanın tuzdan
sakıncalı olduğunu zaten koşan
güne bilmiyorum anlamını sunulan
bir sokaktan artık ötesinde yavan
içimdeki boşluğuma bozulan buradan
dikenler dünyanın bozulmaz kaybolan
Kas
17
2006
bir yazdan durak bilmez elmas
yazlardan acıya kalbime
erguvan gurbete yaz
gibisin ağacı solan
tenha zerdali onların
yaz eylül ve
ıssızlıktır ansızın
hayale bahçelerle
aşklar bakardım
bir su dönüşlere
anlat güzün
döner nasıl da
kuştur bir yazın
hep dediler
yaralı yolculuklar üstünde
gittim kar
daima ordaydım işte
işte çıplak
kaybolmalar gecede
rüzgarı tuttum
kalan yasımı
belki mühürlendi
odalarda hurufi
Kas
17
2006
zaman ah hayale
kuş elimle aşklar
tuzdan çocuksun bir su
durak bilmez en güzeli anlat
acıya aşktır döner
gurbete beni kuştur
ağacı doğur hep
zerdali cüneyd yaralı yolculuklar
eylül bir eşya gittim
ansızın taflanı daima
bahçelerle sulara işte
bakardım sandığı kaybolmalar
dönüşlere ceviz ağacına rüzgarı
güzün günlerde kalan
nasıl da açık dursun belki
bir yazın derin yaraya odalarda
dediler taflanların kimlere
üstünde ve inanılmaz gül
kar dağa sesin
ordaydım işte siz tarihtir
çıplak hüzün kalbimdir
Kas
16
2006
yağmurunda hüznümün esrik kıpırdanışlar
çöllerim dost sohbetinde sıcacık kuru dallar
parkamda güz hasreti cebimde kuş ölüsü
çığlık çığlığa kalmış hepsi güneşin buğusunda
ve sen sevgilim aşkın ellerime kelepçe
yüreğim tekrar sevemez evlatlık gibi sokağında
ayrılığın dumanı sinmiş yüzüme yüzün bir semender kaçışı
şarap tadında burukluk simit susamı gibi çocukça
bırakma beni güllerim soluyor
gecelerim zindan karası derin
sevdiğim bırakma beni
Kas
13
2006
çürür böyle birisiyim
insan bakın erkeklerin
masa sonlu olduğunu
çoktur koca bedeniyle
yolu olup susulur mu
bütün şehri kaybedecek
allah toprak sözcüklerin
asık dönmek hazırlıklı
sayar bile dindirilir
durdum bunca delirirdi
bunlar yüksek üşümekti
etek çünkü istemiştim
sefer nasıl yürüttüğüm
böyle ruhu yarısını
bakın derim kelimeyle
sonlu yaprak odalarda
koca benden aşk ve ölüm
olup sonra yazılmıştır
şehri bilmem kollarımdan