Haz
27
2008
Obscurum Per Obscurius, Ignotum Per Ignotius:
Enis Batur’un Poetik Sözlüğü *
“Şairin beyaz derilisine, gerçek bir şairse aradığınız, rastlayamazsınız.”
“Şiir, birdenbire yazılsa bile, birdenbire yazılamaz.”
(Smokinli Berduş’tan)
Adlandırmak: Adlandırmak, imlemden anlama, adlandırmaya doğru adım atmaktır (SD; 66). Bkz. Anlam; Anlamlandırma.
Ahmet Hâşim: Yapıtını simgeciliğin, izlenimciliğin hizasına yerleştirenlerin görüşüne katılmıyorum: Onlardan ne akmışsa akmıştır şiirine, hattâ nesrine; gene de Hâşim’i bir post-romantik saymak gerekir: Büyük rahatsızlığı’na bakıp (SB; 167).
21 Şubat 1918’de, mart yerine ocakla başlayan garbî takvimin gelmesine 26 Aralık 1925’te yürürlüğe giren alafranga saat eklenince Hâşim’in poetik kronometresin bozulmuş olduğunu unutmamak gerekir. Hayat ve şiir, koşut değişimlerin eşiğindedir (SB; 170).
O yaşamın gerçeklik düzleminden kopmuş, imgelemin derin, alacakaranlık, geceye komşu bölgelerinde serpilecek bir şiirin, sanatın peşindeydi (SB; 171).
Ahmet Oktay: Bkz. Sarhoşken Yazmak. devamı
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6
Tags: enis batur, poetik sözlük
Haz
06
2008
"Her hâli lâtif, elfâzı düzgün, etvârı zarif edebiyat dergisi
Karagöz’ün 3. sayısı çıktı."
Şiir Kalır
Karagöz’ün “Muhavere”sinde İsmet Özel, “kalacak şiir”in şartlarını
sıralıyor. 2. sayısında ilk bölümü sunulan söyleşinin bu bölümünde
İsmet Özel kendi şiir macerasını anlatıyor. Erbain’nin neden İsmet
Özel dışında bir şair tarafından yazılamayacağından evini satın
alışına kadar son derece zevkli bir İsmet Özel söyleşisi. devamı
Tags: dergi, karagöz
Haz
05
2008
Şairin sızısı,içinde yer aldığı halkın sızısıdır.Çilesi,halkın çilesi;şikayetleri,halkın şikayetleridir.Acı çekmek,sadece acı çekmek,şairi onurlu kılmaya yetebilir.Şairin hissettiği ve yaşadığı bireysel acının anlamı,toplumun hissettiği ve yaşadığı müşterek acının anlamını açıklar,gün yüzüne çıkartır.Bireysel acıyla toplumsal acı arasında mahiyet farkı yok gibidir."Şairin toplum yüzü",bu bütünsellikte yoğunlaşır,bütün bir anlama kavuşur.Sünni şair,hemen her zaman topluma,topluluk ruhuna duyarlı,duyargaları halka çevrilmiş,projektörleri toplumun üzerinde bir şairdir.Bu böyle olmadığı taktirde,kendi muhitimizde,kendi sınırlılığımızla kalakalırız.Yine aynı şekilde ‘Şair Adam’ veya ‘Şiir Adam’ın iler tutar bir yanı kalmaz,beyhude bir anlam arayışına,çetin bir çıkmaza,çetin bir dolambaca ve labirente mahkum oluruz.Şairin bizatihi bir ‘anlam’ı kalmaz,kendi toprağımızda eğleşmeye devam ederiz.Bu böyle sürüp gider.Sorumluluk, ‘anlam’ ile yakından ilintilidir. devamı
Haz
03
2008
Doksanlar ve sonrasında yazılan şiirin, Türk Şiiri’nin durgunluk dönemi olarak adlandırabileceğimiz Seksen Kuşağı süreğinde ortaya çıkmış olmasına karşın bu dönem şiirinden hemen hiçbir etki almamasını tek tek iyi şairlerine rağmen Seksen Kuşağı’nın şiirde dikine bir açılım kazandırma gücünden yoksun oluşuna bağlayabiliriz. Varlığından söz edebileceksek modern şiirin özellikle dolaşımda olan bölümü için en çok izlenen ve etkisi en çok hissedilen ayağı; İkinci Yeni’nin sakınılması zor bir kanal ve tercih imkanı olarak ortaya çıktığına vurguda bulunmamız gerekir. devamı
Tags: ateş bandosu, mustafa celep
May
31
2008
Deli Defteri Aylık Mizah Edebiyatı Dergisinin 4. Sayısı Çıktı!
Mart ayında yayın hayatına başlayan Ankara merkezli “fanzin kılıklı dergi” her ay çıkıyor. Şimdilik, Ankara, İstanbul ve İzmir’de seçkin ya da geçkin bazı kitapçılarda ziyaret edilebilen dergi, web sitesi ve Türkiye çapında dağıtım ağı kurma çalışmalarını sürdürüyor. devamı
Tags: deli defteri, dergi
May
23
2008
babamın 1000×1000 genişliğindeki kabrinden geliyorum
babamın 1000×1000 büyüklüğündeki tutkusundan
ululardı babam Tanrı’yı her seferinde buna tanığım
size haber veriyorum derdi turfanda her şey yaşanası ve dipdiri
size büyük bir çoğalmayı haber veriyorum devamı
May
23
2008
Hikemi şiirin,günümüz şiiri söz konusu olduğunda,taşıdığı mana nedir,ya da bu şiirin bu günün insanını ilgilendiren tarafı bizi hangi anlam evrenine götürür?Hikemi şair hoşnut mudur,en azından çağından,çağının önüne sürdüğü insan profilinden,resim ve fotoğraflardan?Eskiler,geleneksel değerler,hikemi şairler için özlenilesi şeyler olsa gerek.Murat Soyak’ın Irmaklarca adlı kitabı,taşıdığı iyimser bir iklimle,tam da bu pencereden,bu hasret penceresinden dünyamıza ışıklar düşürür,kaybolan değerlerin hatırlatıcısı olur: devamı
Tags: murat soyak
May
23
2008
Ordu-Ünye merkezli Kertenkele Edebiyat ve Düşünce dergisi uzun bir aradan sonra yine yayında.Dergi çoğulluğu içinde duruşuyla farklılığını belli eden Kertenkele Dergisinin,edebi kamuya yeni bir soluk ve bir nabız vuruşu katacağı kanaatini taşıyoruz.Kertenkele Edebiyat ve Düşünce dergisi,Muammer YAVAŞ’ın ‘içsöz’üyle başlangıç safhasını oluşturuyor.İnsana ve yaşadığı döneme dair önemli tespitlerin olduğu yazının Kertenkele Dergisine düzey ve bilinç kazandıran yazılardan olması,"yeni bir şiir için nefeslerin" tükenmediğinin ispatı niteliğinde. devamı
Tags: dergi, kertenkele
Nis
30
2008
YARA
(I)
Bir gülün enginden yere doğru sarkışı
Gibi cerenler düşü anısı bozkırının
Kısık sesli bir aryayla saygıyla
Yeniden ve daima susar gibi bir şarkıyı
Günlerin ağusuyla çırpılanmış zamana
devamı
Nis
22
2008
ÇAĞININ ŞAİRİ: Hüseyin Cöntürk’ün Poetika Sözlüğü(*)
“İyi şairler, yalnız değişmenin vaktini bilmekle, bulmakla kalmazlar,
değişmenin ancak değiştirmekle dengelenebileceğini de bilirler.
Yenilik bayraklarını açmaları, yenilik kavgalarına girmeleri bundandır” (Deyince’den)
Antiphony Şiir: Bkz. Ece Ayhan Tipi Şiir.
Araştırmacılık: Bkz. Yeni Şiirin Niteliği…
Asıl Şiirin İmkânı: Bizce en önemli şiir, biçimle özün bir bütün kurduğu, birbirine yeter olduğu, hal meydana getirir. Fakat bu halin çağa uygun doyurucu ürünler verebilmesi için ortada doyurucu özlerin, doyurucu deyiş biçimlerinin bulunması şarttır. Bu o demektir ki, özlerin doyurucu olabilmesi için onların zenginleşmesine, biçim üzerine baskı yaparak biçim üzerine baskı yaparak biçimi özden bağımsız hale getirmesine; öte yandan da, deyişin işlenmesi için onun yenilenmesine imkân verecek şekilde özlerin bağımsızlığını kazanmasına ihtiyaç vardır. Özle biçimin egemenlik yolunda bu diyalektik çatışmaları olmasa, bizce, şiir dediğimiz varlık güç kazanamaz (I/157, 158)(**). Bkz. Edebiyatsal Biçimler; Çağının Şairi; Yeni Şiir.
Ataç, Nurullah: Biz ileri bir şiire ona bağımsızlık tanıyan bir görüşle varılabileceğine inanmaktayız. Ondandır ki şiirin bağımsızlığını savunan yazarlarımızın başında gelen Ataç’ın edebiyatımıza yaptığı hizmeti saygı ile anmaktayız (I/179). devamı
Tags: hüseyin cöntürk, poetik sözlük