<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ARALIK EDEBİYAT &#187; turgut uyar</title>
	<atom:link href="http://www.aralikedebiyat.com/kategori/turgut-uyar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aralikedebiyat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 May 2012 20:01:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Orhan Koçak&#8217;tan Turgut Uyar Okunur</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/orhan-kocaktan-turgut-uyar-okunur/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/orhan-kocaktan-turgut-uyar-okunur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 21:48:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[turgut uyar]]></category>
		<category><![CDATA[orhan koçak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/?p=1316</guid>
		<description><![CDATA[Metis&#39;teki tanıtım yazısı: İkinci Yeni hareketinin başlatıcılarından Turgut Uyar&#39;ın en &#231;ok yankı bulmuş denemelerinden biri, &#34;Efendimiz Acemilik&#34; başlığını taşır. Uyar, kazanılmış ustalıklarla yetinen şairleri eleştiriyordu burada. Ama yazıdaki bir c&#252;mle, ne yayımlandığı d&#246;nemde ne de daha sonra dikkat &#231;ekti: &#34;Kendilerini yeniden icat edemediler,&#34; diyordu Uyar, &#246;nceki kuşağın şairlerinin b&#252;y&#252;k &#231;oğunluğu i&#231;in. Bu s&#246;z b&#252;t&#252;n İkinci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/uploads/2011/02/orhankocak_turgutuyar.jpg"><img align="left" alt="" height="170" src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/uploads/2011/02/orhankocak_turgutuyar.jpg" width="200" /></a><a href="http://www.metiskitap.com/Scripts/Catalog/Book.asp?ID=2176">Metis</a>&#39;teki tanıtım yazısı:</strong></p>
<p>İkinci Yeni hareketinin başlatıcılarından Turgut Uyar&#39;ın en &ccedil;ok yankı bulmuş denemelerinden biri, &quot;Efendimiz Acemilik&quot; başlığını taşır. Uyar, kazanılmış ustalıklarla yetinen şairleri eleştiriyordu burada. Ama yazıdaki bir c&uuml;mle, ne yayımlandığı d&ouml;nemde ne de daha sonra dikkat &ccedil;ekti: &quot;Kendilerini yeniden icat edemediler,&quot; diyordu Uyar, &ouml;nceki kuşağın şairlerinin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu i&ccedil;in. Bu s&ouml;z b&uuml;t&uuml;n İkinci Yeni projesinin de &ouml;z&uuml;n&uuml; verir: şairin ve şiirin kendi kendini doğurması. Edinilmiş becerileri arkada bırakarak yeni deneylere<span id="more-1316"></span>atılma cesaretiyle de sınırlı değildir bu tavır. Geriye doğru bir hareket de i&ccedil;erir: Şiir bilinmeyen bir geleceğe y&ouml;nelirken aynı zamanda kendi k&ouml;kenini, kendi doğum koşullarını da ele ge&ccedil;irmek istemektedir. Bir &uuml;r&uuml;n ya da sonu&ccedil; değil, bir sebep olmaktır amacı: kendi kendisinin sebebi. Cumhuriyet d&ouml;nemi edebiyatında kendinden &ouml;ncekileri de etkileyen, yolundan saptıran tek akımın İkinci Yeni olması da bu ihtirasla ilgilidir.<br />
	Uyar&#39;ın şiirinin kaderine başından beri bir kumar metaforu karışmıştır. Nurullah Ata&ccedil;, 1950&#39;lerin başında, &#39;zarımı Turgut Uyar i&ccedil;in atıyorum&#39; diye yazmıştı. Uyar oyunun bahislerini y&uuml;kseltecek, T&uuml;rk şiirinin bu &quot;tek se&ccedil;icisi&quot; tarafından ona a&ccedil;ılan hazır yeri de reddederek sadece kendi &ccedil;abasıyla oluşan bir şiirsel alanda hareket etmek isteyecekti. Bahisleri Y&uuml;kseltmek, İkinci Yeni&#39;nin kendi kendini yaratma ser&uuml;venini. akımın en g&uuml;&ccedil;l&uuml; &uuml;yelerinden biri olan Turgut Uyar&#39;ın şiiri &uuml;zerinden izlemeyi ama&ccedil;lıyor.</p>
<p><em><strong>İ&Ccedil;İNDEKİLER</strong></p>
<p>	&Ouml;ns&ouml;z:<br />
	Zorluğun İcadı, Yeniden</p>
<p>	I. &quot;Bektaş&#39;ın Beş On Kelimesi&quot;</p>
<p>	II. &quot;Bildiklerimizin &Ouml;tesine,<br />
	Bulduklarımızın &Uuml;st&uuml;ne &Ccedil;ıkmak İstemiştik&quot;</p>
<p>	III. &quot;Bir Şarkı Yaparsa Durgunluğundan&#8230;&quot;</p>
<p>	IV. &quot;Yeşile Ge&ccedil;it&quot;</p>
<p>	V. &quot;Sonsuz Eksi Bir&quot;</p>
<p>	VI. &quot;Ama Bir Planya Onaltı Yaş D&ouml;rt Parmak&quot;</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Kitapla ilgili Kitap Zamanı&#39;ndaki Serdar G&uuml;ven&#39;in </em>yazısı <a href="http://kitapzamani.zaman.com.tr/kitapzamani/newsDetail_getNewsById.action?newsId=6796">şurada</a></strong></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Forhan-kocaktan-turgut-uyar-okunur%2F&amp;title=Orhan%20Ko%C3%A7ak%26%238217%3Btan%20Turgut%20Uyar%20Okunur" id="wpa2a_2"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/orhan-kocaktan-turgut-uyar-okunur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KORKMADAN DÜŞMEK HAYATA:  Turgut Uyar&#8217;ın Poetika Sözlüğü</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/korkmadan-dusmek-hayata-turgut-uyarin-poetika-sozlugu/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/korkmadan-dusmek-hayata-turgut-uyarin-poetika-sozlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 20:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sekoya</dc:creator>
				<category><![CDATA[poetik sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[turgut uyar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/?p=716</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Haberleşme olanaklarının bunca geliştiği, propagandanın bunca etkili olduğu bir d&#252;nyada, şiiri, kendi hareket alanı i&#231;inde d&#252;ş&#252;nmek ger&#231;eğe daha uygun olsa gerek.&#8221; &#160; &#160; &#8220;Hataya d&#252;şmekten korkuluyor ve kişilikten kaybediliyor.&#8221; &#160; 1940 Kuşağı: 1940 kuşağı, yalınkat bile olsa savaşın şiirini yapmıştı. 1946&#39;dan bu yana, bir savaş sonu psikolojisi b&#252;t&#252;n belirtileri, b&#252;t&#252;n &#246;ğeleriyle davranışlarımıza hakim olmuş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="right" style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">&ldquo;</font><font size="2" style="font-size: 10pt;"><em>Haberleşme olanaklarının bunca geliştiği, propagandanın bunca etkili olduğu bir d&uuml;nyada, şiiri, kendi hareket alanı i&ccedil;inde d&uuml;ş&uuml;nmek ger&ccedil;eğe daha uygun olsa </em></font><font size="2"><img align="left" alt="" height="120" src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/uploads/2010/01/turgut-uyar.jpg" width="120" /></font><font size="2" style="font-size: 10pt;"><em>gerek.&rdquo;</em></font></p>
<p align="right" style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p align="right" style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2" style="font-size: 10pt;"><em><br />
	</em></font></p>
<p align="CENTER" style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p align="right" style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">&ldquo;</font><font size="2"><em>Hataya d&uuml;şmekten korkuluyor ve kişilikten kaybediliyor.&rdquo;</em></font></p>
<p align="CENTER" style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><br />
	</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>1940 Kuşağı</strong>: 1940 kuşağı, yalınkat bile olsa savaşın şiirini yapmıştı. 1946&#39;dan bu yana, bir savaş sonu psikolojisi b&uuml;t&uuml;n belirtileri, b&uuml;t&uuml;n &ouml;ğeleriyle davranışlarımıza hakim olmuş ve bir bakarsanız s&uuml;reklilik bile g&ouml;stermeye başlamıştı (440). Bkz. Garip Anlayışı; Orhan Veli.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Abd&uuml;lhak Hamid: </strong><span style="font-weight: normal;">T&uuml;rk şiirindeki yenilik&ccedil;ilerin en g&ouml;z&uuml; pekidir o. (..) O, T&uuml;rk şairinin y&uuml;z yıllık bilin&ccedil;sizliğinin, yanlışlıklarının ve cesurluğunun kesin a&ccedil;ıklamasını taşır (597).<span id="more-716"></span></span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Hamid&#39;in dili, &ccedil;ağdaş dilimize hi&ccedil; değilse yakın olsaydı, bu kadar fazla k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyemezdik onu galiba. Dehası falan yoktu ş&uuml;phesiz. Bir tarihsel d&ouml;nemin ka&ccedil;ınılmaz şairi idi. Bir gelişmede bulunması gereken bir halka. Bu g&ouml;revini de yerine getirmiştir. &Ccedil;ağdaşları tarafından abartılmak yolu ile k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lm&uuml;ş bir şair. Daha &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; olabilirdi (600).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>A&ccedil;ık Şiir</strong>: A&ccedil;ık dedikleri şiir belli. Ne dediği anlaşılan, dili a&ccedil;ık, kuruluşu d&uuml;zg&uuml;n, şairanelikten uzak, aşık olunca, aşık oldum; a&ccedil; kalınca, acıktım diyen, girdisiz &ccedil;ıktısız, k&ouml;r k&ouml;r parmağım g&ouml;z&uuml;ne bir şiir yani (31). Bkz. Kapalı Şiir.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>A&ccedil;ıklama</strong>: Yapı yahut anlam bakımından, şiirleri a&ccedil;ıklamaya kalkmanın pek yararlı bir şey olduğunu sanmıyorum. &Uuml;stelik, yapılanla, yapılmak istenenin karıştırılması, dolayısıyla yanılma tehlikesi de var bu işte (438).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Ahmet Erhan</strong>: Hececi (567).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Ahmet Haşim: </strong><span style="font-weight: normal;">Haşim&#39;i &ouml;zden &ccedil;ok bi&ccedil;imi değiştirmiş bir ozan saymak, sadece bu kadar saymak haksızlık olur sanıyoruz. O değiştirdiği bi&ccedil;imle birlikte, şiirimize kendine &ouml;zg&uuml; birtakım &ouml;zler, hi&ccedil; değilse konular getirmiştir (74).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Ahmet Kutsi Tecer: </strong><span style="font-weight: normal;">Ahmet Kutsi Tecer, resmi &ouml;ğrenime dayalı bir duygulanmanın, bir bakıma basit, belirsiz, her d&ouml;neme rahatlıkla uygulanabilecek izlenimlerin şairidir. Aslında hepsi birer &ldquo;manzume&rdquo; olan şiirleri, dirimden yoksundur. Sanki okur-yazar biri, bir edebiyat &ouml;ğretmeni olduğu i&ccedil;in şiir yazması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş ve o y&uuml;zden yazmıştır. Şiirden o kadar uzaktır ki, ne etki almış ne de etkimiştir, ortalama bir duygululuğun en d&uuml;zayak kesiminde kalmıştır (640-641).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">G&uuml;zel Birka&ccedil; şiiri olmasına rağmen Ahmet Kutsi Tecer&#39;in T&uuml;rk şiirinin gelişim zincirinde yeri olduğuna inanmadığımızı s&ouml;yleyelim. &Ouml;mer Bedrettin, Beh&ccedil;et Kemal, Yaşar Nabi, Vasfı Mahir&#8230; gibi (75).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Ahmet Muhip Dıranas</strong>: Ahmet Muhip b&uuml;y&uuml;k bir ustalık ve incelikle, ge&ccedil;mişlerin deneylerinden yararlanır. B&uuml;t&uuml;n bildiklerini ustaca -sezgiyle- d&uuml;zene koyar ve yanılmadan yapar şiirini. Denebilirse o, korkun&ccedil; bir şiir g&ouml;zlemcisidir. Objesi hayat değildir, şiirdir; b&uuml;t&uuml;n şairtlerin ge&ccedil;mişidir, şiirleridir (652). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Akım/Akımlar: </strong><span style="font-weight: normal;">Bkz.Sanat/Şiir Anlayışları/Akımları.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Anlam</strong><span style="font-weight: normal;">: Bence &ouml;nemli olan, kelimelerin yan yana gelmesiyle sağlanan &ldquo;ses uyumu&rdquo;, musiki&rdquo; değil. Kelimelere y&uuml;klenen anlamların sağlamlığı, ge&ccedil;erliği, yerli yerindeliğidir (431). </span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Ozan bildiğimiz kelimeleri kullandık&ccedil;a, ne kadar &ccedil;abalarsa &ccedil;abalasın, bize bir şeyler anlatmaktan, hatırlatmaktan, hi&ccedil; değilse &ccedil;ağrışımımızdan kurtulamayacaktır (436).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Anlamak: </strong><span style="font-weight: normal;">Anlamak bıkmanın ilk adımıdır (32).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Anlaşılmak</strong><span style="font-weight: normal;">: Anlaşıldım mı, anlaşılmadım mı, bilmiyorum, umursamıyorum da. Kimseyi k&uuml;&ccedil;&uuml;msemek adına değil bu umursamamak. Başka t&uuml;rl&uuml; yazamıyorum. Anlayanlara da saygım var. Anlamayanlar da (517).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Anlaşılmamak Tutkusu</strong><span style="font-weight: normal;">: Bu ger&ccedil;ekten bir tutkudur T&uuml;rk şiirinde. Kendini eksik duyan her şair, ne kadar a&ccedil;ık olursa olsun, anlaşılmayacağını sanır, anlaşılmamak s&uuml;tresine sığınır (600).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><span style="font-weight: normal;"><br />
	</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Anlatı</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. İmge.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Antolojik</strong><span style="font-weight: normal;"> Şiir: Bkz. Kişilik.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Arz-ı Hal:</strong><span style="font-weight: normal;"> Bkz. İlk İki Kitap.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Askerlik</strong><span style="font-weight: normal;">: Askerlikle kişisel yapımdan &ouml;t&uuml;r&uuml; bağdaşamadım. Yoksa, askerliğin sanata aykırı bir yanı yoktur. Tersi bile d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lebilir; askerlik, sanata &ccedil;ok uygun bir ortamdır T&uuml;rkiye&#39;ye g&ouml;re (498).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Basılı Kitaplar</strong><span style="font-weight: normal;">: Yedi kitabım basıldı şimdiye kadar. En &ccedil;ok satanı Divan oldu. İkinci baskısı yapılan bir kitabım var, T&uuml;rkiyem. En iyi kitabımdan biri saydığım Her Pazartesi (&ouml;b&uuml;r&uuml; Divan) 1.000, evet bin adet basıldı. 1969&#39;da basan kitabevinde hala 100 tane varmış (517). </span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Bedri Rahmi Ey&uuml;boğlu</strong><span style="font-weight: normal;">: Bedri Rahmi adeta, şiirimizin bug&uuml;nk&uuml; anlayışı karşısında &ccedil;ağını ve &ccedil;evresini şaşırmış bir halk ozanı durumundadır. &Uuml;stelik, havas edebiyatına &ouml;zenerek, k&ouml;t&uuml; Arap-Acem tamlamalarıyla aruz şiirleri yazan &ccedil;elimsiz bir halk ozanı. Bize bile &ldquo;turistik&rdquo; gelen bol nakışlı bir heybe (650).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Beh&ccedil;et Necatigil: </strong><span style="font-weight: normal;">Necatigil, mutlaka, &ccedil;evresinin, yaşamasının ozanıdır (59).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">B&uuml;t&uuml;n şiirler en yalın, en ka&ccedil;ınılmaz bi&ccedil;imleriyle kurulmuştur. S&ouml;zler, s&ouml;z dizileri, en azına indirilmiş, olabildiği kadar tutumlu ve yoğun davranılmış, ama ifade, anlatım kısırlaştırımıştır. Hatta bir&ccedil;ok şiirler kendi ifade imkanlarının &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ıkabilmiştir (60).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Bilge: </strong><span style="font-weight: normal;">Biz, ozanı &ccedil;ok zaman, yalnız ozan değil, b&uuml;t&uuml;n işi g&uuml;c&uuml; şiir yazmak olan bir kişi değil, bir par&ccedil;a da &#39;bilge&#39; belledirk. Birtakım meselelere iyi k&ouml;t&uuml; bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulabilen bir &#39;bilge&#39; belledik (95). Bkz. Şair/Ozan.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Bi&ouml;rnek Şeyler: </strong><span style="font-weight: normal;">Bkz. Sanat Anlayışları/Akımları.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>B&uuml;y&uuml;k Şiir</strong><span style="font-weight: normal;">: Bir şiir &ouml;nce şiirdir, sonra b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r yahut değildir. Ama şiirse eğer, k&uuml;&ccedil;&uuml;k değildir, g&uuml;zeldir (433).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Bizim edebiyatımızda &ouml;yle b&uuml;y&uuml;k şiirler galiba bir Yahya Kemal&#39;de var. &ldquo;A&ccedil;ık Deniz&rdquo;, &ldquo;Yol D&uuml;ş&uuml;ncesi&rdquo; pek g&uuml;zel değil ama b&uuml;y&uuml;k şiirler. &ldquo;Itri&rdquo; hem g&uuml;zel hem b&uuml;y&uuml;k. Elbet pek g&uuml;zel olmayan bir şiirin b&uuml;y&uuml;k olmasını m&uuml;mk&uuml;n belliyorum. İncil de &ouml;yle değil mi aşağı yukarı. Pek g&uuml;zel değil ama b&uuml;y&uuml;k bir kitap: Sonra Mevlana (433).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Cahit K&uuml;lebi</strong>: K&uuml;lebi sıcak şair; T&uuml;rkiye&#39;de az vardır b&ouml;ylesi, durup durup okunacak. K&uuml;lebi bu az olanlardan (684).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Edinme, bilgisel değildir ondaki beğeni; şiirine taşıdığı yakıcı h&uuml;z&uuml;n, yaşadığının, kendini oluşturan &ccedil;evre ve koşulların, doğayla bildik, yakın ilişkisinin toplamı ve sonucudur. Bu y&ouml;n&uuml;yle K&uuml;lebi, benzeri olmayan bir &ouml;rnek niteliğini kazanır. T&uuml;rk şiirinde: Politika yapmadan halk&ccedil;ı şiir yapmak! Siyasal hi&ccedil;bir slogan, Hi&ccedil;bir ima yapma hevesine kapılmadan b&uuml;t&uuml;n ezilmişliğini de, keyfini de duyurur Anadolu insanının (681).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Cahit Sıtkı Tarancı</strong>: Cahit Sıtkı&#39;nın T&uuml;rkiye&#39;de &ccedil;ok sevilmesi, &ccedil;ok tutulması, kitaplarının sekizinci baskı yapması, yayınevlerinin bunu &ouml;v&uuml;n&ccedil;le ortaya koyması, sosyolojik bir olaydır bence (657).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">İyi bir Divan-Hece uygulayıcısı, k&ouml;t&uuml; bir g&ouml;zlemci (659).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>&Ccedil;ağ ve Şiir</strong><span style="font-weight: normal;">: Ben &ccedil;ağı ile bağını koparmak, hatta gevşetmek istemeyen şiirimizin, &ccedil;ağının ve bu &ccedil;ağ kişilerinin &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; vermeye doğru gittiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Başka t&uuml;rl&uuml; &ccedil;ağına uygun olması m&uuml;mk&uuml;n değil zaten (99). </span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Ozanın işi, başından beri kişioğluna, &ccedil;ağına uygun bir kurtuluş bulmaktır. Buna hazırlamaktır belki. İşi bu y&uuml;zden kutsallık katına varır (101).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>&Ccedil;ağdaş Duyarlık</strong>: Arkaik s&ouml;zc&uuml;klerle &ccedil;ağdaş duyarlığa varılacağına pek akıl erdiremiyorum. S&ouml;zc&uuml;kler, kullanıldıkları &ccedil;ağın duyarlığını, yankılarını taşırlar (535).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>&Ccedil;ıkmazın G&uuml;zelliği</strong>: &ldquo;&Ccedil;ıkmazın G&uuml;zelliği&rdquo; başlıklı yazım aslında, &ccedil;ıkmazın, &ccedil;ıkmazı zorlamanın insaniliğini, g&uuml;zelliğini g&ouml;stermek i&ccedil;in yazılmıştı ama, bunun yorumu ş&ouml;yle oldu: Şiir &ccedil;ıkmazdadır, dolayısıyla Turgut Uyar &ccedil;ıkmazdadır. Bu beni hi&ccedil;bir şekilde kırmadı (538).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Dada</strong>: &ldquo;Dada&rdquo;, T&uuml;rkiye&#39;de hi&ccedil;bir zaman olmamış, olması imkan dışı bir değerler sisteminin karşısına dikilmiş bir akım (645).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">M&uuml;mtaz Zeki de, Dadaizmi getirdi T&uuml;rkiye&#39;ye. T&uuml;rk şiirini demiyorum. Bir toplum, bir dil &uuml;r&uuml;n&uuml; olan şiir, kendi organizmasını korur. Kabullenmez dokusuna aykırı d&uuml;şen bir organizmayı. Atmaz bile; umursamaz (646).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Değer: </strong><span style="font-weight: normal;">Şiire, topluma hizmet ettiği derecede değer veririm (419).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Değişim</strong><span style="font-weight: normal;">: Şairin mutlaka yeni bir şey getirmesinin gerekli olup olmadığı sorulabilir. Gerekli değildir kuşkusuz. Ama şiir -&ouml;zellikle yapısı ve varlığı ger&ccedil;eği- değişen toplum şartlarının, dolayısıyla değişen insanın intibak huzursuzluğunu taşır; bir değişmenin varlığını, ge&ccedil;erliğini; huzursuzluğu ve yerleşmişe aykırılığı ile topluma iletir. Bundan &ouml;t&uuml;r&uuml; hep yeni olmak, değişmenin yeni şartlarını ve oluşumunu sezmek zorundadır. Aksi halde yapılan da şiirdir belki; yalnız bir &ccedil;oğaltmadan, farkına varılmayan bir &ldquo;istismar&rdquo;dan &ouml;teye ge&ccedil;emez. Devralınan değerler ve duygular da s&uuml;rgit kullanılamaz zaten. Bir yerde, birden toplum eskitiverir şairi (659). Bkz.Terme&#39;den Ankara&#39;ya Gelmek.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Demokrat Parti</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz.Terme&#39;den Ankara&#39;ya Gelmek.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Deyişler, &Ouml;zdeyişler:</strong></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">-Şiir bu, hep yeniden başlamak ister (37).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">-<span style="font-style: normal;">Şiir, yeniliklere değil, kişiliklere bağlıdır daha &ccedil;ok (440).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">-Bir &uuml;lkeye de &ouml;yle iyisinden bir-iki ozan, bir iki hikayeci de yeter (42).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">-Şiirin rahatlaması beni rahatsız ediyor (565). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">-Hece şiirinin insanı ile bug&uuml;nk&uuml; şiirimizin insanı aynı mıdır? (449).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Dil</strong>: Bkz. İkinci Yeni.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Dilin Şiirselliği</strong>: G&uuml;nl&uuml;k konuşma diline ters d&uuml;şmemek, konuşma dilindeki en ge&ccedil;erli, en &ccedil;ok kullanılan tavrı bulmak. Bana dilin şiirselliği gibi gelir bu (530).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Divan</strong>: Divan yapmakta asıl amacım, ge&ccedil;mişte, bir mutlu azınlığın kullandığı aracı, halk adına, halk yararına kullanmaktı (500). Bkz. Halk.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Divan Edebiyatı: Evet, topluma yabancı bir edebiyat Divan edebiyatı. Ama toplum dışında yazılmasına karşınaltı y&uuml;zyıl s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;ne g&ouml;re demek birtakım değerler taşımış, s&uuml;reğen birtakım gğzellikler. Şeyh Galip&#39;ten snra eski parlaklığı yok, ama bu kere de ilettiği tat m&uuml;ziğe yansıyor. Şiir s&ouml;zel etkisini yitirip aynı beğeniyle m&uuml;zik olarak s&uuml;r&uuml;yor (553). Bkz. Divan Şiiri.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Divan Şiiri:</strong> Divan şiirinden yararlanılabilmesi, bug&uuml;n i&ccedil;in olanaksızdır, gereksizdir. B&ouml;yle bir kaynağa d&ouml;nmeyi hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmedim. Divan şiirinden, onun kendi değerlerinden yararlanılarak bir yere varılabileceğine inanmıyorum. &Ccedil;ağını doldurmuş ve kendini yenileyip diri tutamamış bir uygarlığın değerleri bug&uuml;ne nasıl uygulanabilir? (504-505). Bkz. Yahya Kemal; Divan Edebiyatı.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Divan şiiri beş y&uuml;z yıl s&uuml;rd&uuml;. Halk edebiyatı hala s&uuml;r&uuml;p gidiyor. Bu, bir anlamda durağan toplum belirtisidir (512).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Durağan Toplum</strong>: Bkz. Divan Şiiri.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Eleştiriye Değer Olmak: </strong><span style="font-weight: normal;">Bir kitabın, tersine ve y&uuml;z&uuml;ne, eleştirmeye değer olması ilkin belli bir seviyeyi aşması ile m&uuml;mk&uuml;n (64-65). </span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Eski, Eskimek</strong><span style="font-weight: normal;">: On beş yıl bile ge&ccedil;meden Orhan Veli&#39;nin eskimeye başladığını g&ouml;rmek beni korkutuyor (433). Bkz. Orhan Veli; K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam; Divan Şiiri.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Bug&uuml;n yazılan şiirde hi&ccedil;bir &ccedil;ağdaş s&ouml;zc&uuml;k yok. Şiir dilimiz 1930&#39;ların anıştırmalarında kalmış, imge dağarcığı zenginleşmemiş, gene denize bakıp i&ccedil;leniliyor (512).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Eylem-Şiir</strong><span style="font-weight: normal;">: Şiirin, bir eylem i&ccedil;inde &ccedil;ok etkili bir salah olduğuna inanıyorum. Bir eylemi başlatmaya yetmez g&uuml;c&uuml;; ama bir eylemi s&uuml;rd&uuml;rmede ondan iyi, ondan etkin bir silah olduğunu sanmıyorum. İnsani değerleri ondan daha iyi iletebilecek hi&ccedil;bir bulgu yoktur (507).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Garip Anlayışı</strong><span style="font-weight: normal;">: 1950&#39;lerden sonra &ldquo;Garip&rdquo; anlayışı yetersiz geldi bana. Zaten galiba d&uuml;nya da, o anlayışla a&ccedil;ıklanamayacak kadar karmaşık hale gelmişti. Yeni koşullarla karşılaşan insanı anlatabilmek i&ccedil;in yeni anlatım olanakları aradım. Bu arada Orhan Veli şiirinin eksen haline getirdiği &ldquo;k&uuml;&ccedil;&uuml;k adam&rdquo; tipinin, trajedisiz ve yalınkat olduğunu g&ouml;rd&uuml;m (504). Bkz. K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam; Orhan Veli.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Gen&ccedil; Şairler</strong><span style="font-weight: normal;">: Ben g&uuml;n&uuml;m&uuml;z şiiri denilince yalnızca gen&ccedil; şairleri anlıyorum. Ger&ccedil;i Cemal&#39;in (Cemal S&uuml;reya-sekoya) dediği gibi birka&ccedil; kuşaktan gelme şair birlikte aynı dergilerde yazıyor ama, ben yine de şiire yeni giren şairleri anlıyorum (544).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;<font size="2"><span style="font-weight: normal;">Gen&ccedil; şairleri&rdquo; kaynaşmış bir kitle olarak d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Onlara anlayışla yaklaşıyorum. Yalnız, yazılanlardan daha iyisinin yazılacağını bilmeliler diyorum, &ldquo;m&uuml;kemmel şiir&rdquo; yazmayı ama&ccedil;lamamalarını, yalnızca şiir yazmayı d&uuml;ş&uuml;nmelerini s&ouml;yl&uuml;yorum. Yani bir kuşaktan yeni bir şiir beklenir, yapılageleni s&uuml;rd&uuml;rmek değil. Bu da hayatı değiştirmek anlamına gelir (560-561). Bkz. Kişilik.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Ger&ccedil;ek&ccedil;i Şiir</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Soyut.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>G&uuml;ncellik</strong><span style="font-weight: normal;">: İnsan g&uuml;mcel bir yaratıktır. Bug&uuml;nk&uuml; beni yapan, bug&uuml;nk&uuml; olaylardır. G&uuml;ncel olayların şiirdeki yeri, g&uuml;ncelliğin genelini bulmakla bağımlıdır. Onu bulamazsam anlatamam kendimi. G&uuml;ncel diyerek, biraz da k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyerek andığımız durumlar, genelde hayatı b&uuml;t&uuml;nleyen mozaiklerdir. Benim anlayışımda şiir g&uuml;ncellikten kopmaz, kopmamalıdır. B&uuml;t&uuml;n sorun bunu becerip becerememekte (534). Bkz. &Ouml;yk&uuml;.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>G&uuml;ncel D&uuml;nya</strong><span style="font-weight: normal;">: Ben yılın on şarkısı anketini de, uzaydaki &#39;kara delik&#39;leri de okurum. G&uuml;ncel d&uuml;nyayla ilişkilerimi diri tutmak istedğimden olacak. Bunlar bana yeni değerlendirmeler yapma olanağını veriyor sanıyorum (531). Bkz. &Ouml;yk&uuml;.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>G&uuml;n&uuml;m&uuml;z Şiiri</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Gen&ccedil; Şairler.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Halk</strong><span style="font-weight: normal;">: &ldquo;Tek haklı&rdquo;yı her zaman &ldquo;halk&rdquo; olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. İnsanın kalıcılığına, direncine, değerlerine ve sevme yeteneğine inancımı s&ouml;yledim (500). Bkz. Divan; Kahramanlık.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Hareket</strong><span style="font-weight: normal;">: Hareket olmayan ortamda y&ouml;ntem ya da kuram geliştirilemez (511).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Şiirde hareketlilik birtakım kişilerin belirmesine bağlıdır. Eski değerleri sarsan ya da yeni değerler getiren birisi gelir, ilk hareket belirir. Kişiliğin, tavrın olmadığı yerde durgunluk vardır. Diyelim ki 20 tane şiir var, hi&ccedil;birinde bir şeyi yerinden oynatacak, değer konusunda ş&uuml;pheye d&uuml;ş&uuml;recek şiir yok. B&ouml;yle bir ortamda şiir &uuml;zerine d&uuml;ş&uuml;nme imkanı kalmıyor. D&uuml;&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z zaman gene eskiyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz (511).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Hececiler: </strong><span style="font-weight: normal;">B&uuml;t&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kleri, şiirlerinin b&uuml;t&uuml;n değeri, b&uuml;t&uuml;n ana değeri &#39;şairane&#39; durumlar yaratmak, &#39;şairane&#39; konular, davranışlar, buluşlar icat etmekti (88).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>İ&ccedil;ses</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Kafiye ve İ&ccedil;ses.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>İkinci Yeni</strong><span style="font-weight: normal;">: &ldquo;İkinci Yeni&rdquo; iyi bir ad ama kullanışlı değil, &ouml;nce onu diyeyim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, &ldquo;yeni&rdquo;nin arkası kesilmez. Sayılar yetmeyecek, &ldquo;ikinci yeni&rdquo; hen&uuml;z belirgin değil, d&uuml;n bir bug&uuml;n iki. Orhan Veli&#39;nin m&uuml;rekkebi yeni kurudu. Şiirimizde bir yeniliğin, hem &ouml;zl&uuml; bir yeniliğin başladığını sezmek, bilmek şimdilik yetmez mi? Ne var ki, bu yeniliği sezmek g&uuml;&ccedil; olacak bunca olanlardan sonra (432-433). </span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Okuyucusundan sıkı bir ilgi ve g&uuml;&ccedil; isteyen bir şiir. Evrimini ustaca tamamlarsa, g&uuml;&ccedil; sevilecek ve kolay unutulmayacam (bir) şiir. Bir de toplumsal katlar i&ccedil;inde sınıflandırılmış insana değil, d&uuml;ped&uuml;z Musa&#39;dan, İsa&#39;dan beri s&uuml;r&uuml;p gelen &ldquo;insana&rdquo; a&ccedil;ılmış olması (433).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Bana İkinci Yeni diyenlerin, İkinci Yeni&#39;yi nasıl anladıklarını bilmek isterdim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; birka&ccedil; İkinci Yeni tarifinin bulunduğunu fark etmişsinizdir (440).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">İkinci Yenici&#39;lerin tek ve en esaslı benzerlikleri, birleştikleri tek nokta, yeni bir şiir gereksinmesiyle şiire haysiyetini, g&uuml;c&uuml;n&uuml; kazandırmak, tazelemekti onu (440).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Bug&uuml;n&uuml;n şiirine dikkatle bakacak bir g&ouml;z, b&uuml;t&uuml;n iddiaların tersine onda, baskın değerin, şiirin dil değil, us olduğunu g&ouml;recektir (441).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">İkinci Yeni akımı, i&ccedil;inde yazan ozanların değerleri ne olursa olsun, geniş bir soluma ortamı getirmiştir. T&uuml;rk şiirine, &ccedil;ağdaşlaşma olanaklarını getirmiştir&#8230; Bir &ccedil;eşit şiirsel &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k yani. Bug&uuml;n artık şiir, hangi tavırla yazılıyor olursa olsun, İkinci Yeni ortamı i&ccedil;inde devinmektedir (518).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Bana kalırsa, İkinci Yeni de en az Birinci Yeni kadar gerilerde kalmıştır. Yeni bir şiir gelişmelidir T&uuml;rkiye&#39;de (519).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&ldquo;<font size="2">Sarışınlık getirir g&ouml;zlerin akşamlarıma&rdquo; dizelerinin İkinci Yeni&#39;ye ne gibi ipu&ccedil;ları verdiğini incelemek gerekiyor (560).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>İlk İki Kitap</strong>: İlk iki kitabım sonrakilere g&ouml;re teknik bakımdan farklılık g&ouml;steriyor. Bu doğru. Temalarda ise &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir ayrım olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Ger&ccedil;ekte değişen, benim kişisel yapım, d&uuml;nyayı algılayışımdaki değişme olmalıdır (562).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>İlk Şiir</strong>: İlk şiirlerim 1947 yılında Yedig&uuml;n dergisinde yayınlandı (524).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>İmge</strong>: Şiirin hammaddesi imgedir. Ama bu, şiirde kavramların varolmayacağı anlamına gelmez. Bu y&uuml;zden de kendi başına kavramsal diye bir şiir anlayışı saptanabileceğinden emin değilim. Şu s&ouml;ylenebilir; kavram ancak bir imge i&ccedil;inde yerini alınca işlevini bulur ve şiir &#39;anlatı&#39; olmaktan kurtulur (508).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">İmgenin şiirin vazge&ccedil;ilmez bir &ouml;ğesi olduğuna inanıyorum, ama geliba eskisi kadar &ouml;nemli bulmuyorum. Yerli yerinde kullanmak koşulu ile kavramlar daha &ccedil;ekici geliyor bana. Bir yalınlığa varmak istediğim de doğru. Ama bu yalınlığın şiirsellikten uzak d&uuml;şmemesine de &ouml;zen g&ouml;steriyorum (564).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>İncelik</strong>: Her &ccedil;ağ farkına varılırsa kendine uygun inceliğini getirir (505-506). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>İsmet &Ouml;zel</strong>: Acemi (567)</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Kafiye ve İ&ccedil;ses</strong>: Bende, yalnız Divan&#39;daki şiirlerimde değil, b&uuml;t&uuml;n yazdıklarımda kafiye ve i&ccedil;ses -dikkati değil- turkusu vardır. (..) Vezin ve kafiyenin şiirin, dolayısıyla insan yaradılışının &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k eğilimini, dahası anlatım olanaklarını kısıtladığına ben de inanırım (505).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Kahramanlık</strong>: &Ccedil;ağımızda kahramanlığın bireysel değil, kolektif, hatta anonim olduğuna inanıyorum (502). Bkz. Halk.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Kapalı Şiir:</strong><span style="font-weight: normal;">Kapalı şiir ise hayli tanımlanmak ister. Kendi başımıza ş&ouml;ylece toparlarsak, &ouml;z&uuml;n&uuml; kolay kolay vermeyen, kenarda dolaşan, &ccedil;apraşık, dili d&uuml;zenbaz bir şiir hemen hemen (31). Bkz. A&ccedil;ık Şiir.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Kavram</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. İmge.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Kemal Tahir</strong><span style="font-weight: normal;">: Yorumu yanlıştı. Beni Osmanlıya d&ouml;n&uuml;ş &ouml;zlemi i&ccedil;inde g&ouml;sterdi (560). Bkz. Divan.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Kişilik</strong><span style="font-weight: normal;">: Kişilik, varolan m&uuml;kemmellikten ka&ccedil;ınmaktır benim i&ccedil;in. Ş&ouml;yle, bug&uuml;n yazılan şiirde ben teknik olarak, yapı olarak bir kusur bulamıyorum. Ama bu son derece d&uuml;zg&uuml;nl&uuml;k, d&uuml;z bir satıh meydana getiriyor. Kişilik dediğim şey ise bir yerde kusurları g&ouml;ze alarak da olsa &ccedil;atlak bir ses &ccedil;ıkartmak ya da iyi bir ses &ccedil;ıkartmaktır. Hataya d&uuml;şmekten korkuluyor ve kişilikten kaybediliyor. Mesele sadece g&uuml;zel şiir, &#39;antolojik&#39; şiir yazmak değil, bir par&ccedil;a bir şeyi sarsan şiir yazmak. Eskiyi sarsan şiir -eğer eski eskimişse- onu yerinden oynatacak hi&ccedil;bir hareket yoksa eski eskimemiş anlamı &ccedil;ıkar bundan (511). Bkz. Kusurlar; Korkulu Ustalık.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Korkulu Ustalık</strong><span style="font-weight: normal;">: Ben şiirde ustalaşmaya daha 1955 yılında korkulu olarak bakmışım. Hala aynı kanıdayım. Şiirde ustalığı bir kolaylık olarak d&uuml;ş&uuml;nemeyz miyiz? &ldquo;Ben ne yazarsam şiir olur&rdquo; kuruntusunu. S&ouml;ylemek istediğim: Her şiire, şiire yeni başlamanın titremesiyle yaklaşmak. Şiirimiz, ustalığına inanmış nice &uuml;nl&uuml; şairin şiirden &ccedil;ektiği kopyalarla doludur. Asıl ustalaşma, belki de bu tehlikenin ayrımına varıldığı anda başlar. Bunun da korkulacak bir yanı yoktur (565). Bzk. Kişilik; Kusurlar.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Kurtarıcı Sanat: </strong><span style="font-weight: normal;">Hem ben her &ccedil;ağda her t&uuml;rl&uuml; sanat&ccedil;ının kendi işlemi, kendi sanatıyla, hi&ccedil; değilse &uuml;&ccedil; beş kişiyi kurtardığına inanıyorum (26). Bkz. Sanat&ccedil;ı.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Ozanın işi, başından beri kişioğluna, &ccedil;ağına uygun bir kurtuluş bulmaktır. Buna hazırlamaktır belki. İşi bu y&uuml;zden kutsallık katına varır (101).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Kurtuluşumuz şiirden falan gelmeyecek, yaşamımızdan gelecek gelse gelse (571).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Kusurlar</strong>: Kişiyi kişi yapan, sadece erdemleri değil, kusurlarıdır da diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m. Erdemler ortaktır, ama kusurlar kişiseldir, yani yeni bir kişiliği haber verirler &ccedil;oğu zaman (529). Bkz. Kişilik.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;<font size="2"><strong>K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam&rdquo;: </strong><span style="font-weight: normal;">Orhan Veli ile g&uuml;ndeşleri yazınımıza bir &ldquo;k&uuml;&ccedil;&uuml;k adam&rdquo; soktular. Yıllardır &ccedil;ıkaramadık yazınımızdan. Belki Orhan Veli sokmadı ama onun getirdiği anlayışın, onun getirdiği yalınkat s&ouml;yleyişin, bi&ccedil;imin itelemesi vardır. O bi&ccedil;imle, o deyişle &ldquo;b&uuml;y&uuml;k adam&rdquo; s&ouml;ylenemezdi sanıyorum. Ş&ouml;yle uzunca bir şiir bile s&ouml;ylenemezdi. Kendi denediği &ldquo;Destan Gibi&rdquo; meydanda (40). Bkz. Orhan Veli, Garip Anlayışı.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Max Jakob</strong><span style="font-weight: normal;">: Max Jakob&#39;un şiir &uuml;st&uuml;ne s&ouml;ylediği o bilgece s&ouml;zlerin &ccedil;oğunu anlamadım. Bu s&ouml;zlerin şiirle, hi&ccedil; değilse Max Jakob&#39;un şiiriyle ilintilerini, onun sanatında neyi a&ccedil;ıkladıklarını &ccedil;oğu zaman kavrayamadım. Ama bir s&ouml;z&uuml; vardı ki, bir tek kelimesi, onu &ccedil;ok iyi anladığımı sanıyorum: &ldquo;Somutlayınız&rdquo; (97). Bkz. Somutlamak.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Mehmet Emin Yurdakul</strong><span style="font-weight: normal;">: Milliyet&ccedil;iliği sadece ve sadece, kısır bir ırk&ccedil;ılık halinde gelişir ve T&uuml;rkistan d&uuml;ş&uuml;ne dayanır. Yine de, hesabı yanlış, k&uuml;lt&uuml;r&uuml; eksik, kendisi şair olarak yeteneksiz de olsa, sezgisinin doğruluğu (hala ge&ccedil;erli olan doğruluğu), Batı&#39;dan da, Doğu&#39;dan da bir şeyler ummadan, ulusal olanaklarladeğerler d&uuml;zeni yaratmanın gereğini, ulusal dayanışmanın ve bilincin &ouml;nemini s&ouml;ylemesindedir. Ona saygınlık kazandıran bu b&uuml;y&uuml;k doğruluktur, ger&ccedil;ekliktir (604).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>M&uuml;kemmellik</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Kişilik.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>M&uuml;kemmel Şiir</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Gen&ccedil; Şairler.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>M&uuml;mtaz Zeki Taşkın</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Dada.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Nazım Hikmet Ran</strong><span style="font-weight: normal;">: &Ccedil;ok sağlam bir g&ouml;vde, &ccedil;ok sağlam bir ruh yapısı, &ccedil;ok iyi bilinen sorunlar, &ccedil;ok iyi &ccedil;ıkarılan bir izd&uuml;ş&uuml;m ve &ccedil;ok derin bir insanilik, &ouml;d&uuml;ns&uuml;zl&uuml;k. İşte belli başlı &ouml;zellikleri Nazım&#39;ın. Bunlara şiirine g&uuml;veni de ekleyebiliriz. Bu &ouml;zellikleri y&uuml;z&uuml;nden zaman zaman, inandığı, baş koyduğu &ouml;ğretinin bile dışına d&uuml;şer (639).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><span style="font-weight: normal;">Nazım&#39;ın dili ve d&uuml;nyası eskimemiştir, ge&ccedil;ilmiştir sanıyorum (488).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Necati Cumalı, B.: </strong><span style="font-weight: normal;">B. Cumalı bizim şiirimizde istediği t&uuml;rl&uuml; ozan olabilmiş sayılı kişilerden biridir. İstediği t&uuml;rl&uuml; şiiri yazabilmiş ozandır demek istedim (77).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Necip Fazıl Kısak&uuml;rek</strong><span style="font-weight: normal;">: Yeni ve &ouml;nerici olmaktan &ccedil;ok saptayıcı bir şairdir (631).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><span style="font-weight: normal;">Necip Fazıl&#39;ı şair olarak kurtaran, hala &ouml;nemseten, yorumsuzlaştıran, şiirdeki hedefsizliğidir. O, b&ouml;ylece, yanlış bir hesapla, gelecek d&ouml;nme&#39;lere yatırım yapar, yaptığını sanır, bu y&uuml;zden aslında mistisizmle (mistisizmi yalnızca esrarlı bir &ldquo;maveradan s&ouml;yleniş&rdquo; kabul etmiyorsak), tasavvufla pek ilgisi yoktur; kapalılık, kendini kapama, onun şiirlerinin y&ouml;ntemidir. &Uuml;stelik b&uuml;nyevidir (şiirin şairine karşın iyi olmasının nedeni), kararsızlığı iki b&uuml;y&uuml;k karşıtlık arasında gelip gider &ccedil;&uuml;nk&uuml;, en u&ccedil; k&ouml;sn&uuml;den en b&uuml;y&uuml;k sofuluğa kadar (631).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><span style="font-weight: normal;">Belki aslında, yapılabilecek iki şey s&ouml;z konusu Necip Fazıl ele alındığında: ya olduğu gibi sevilir, benimsenir (benim kanımca, ne T&uuml;rk&ccedil;eye bir genişlik, ne de T&uuml;rk duygululuğuna bir yeni a&ccedil;ılım getirmiştir) ya da olduğu gibi ve toptan yadsınır, yok sayılır (633).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Nurullah Ata&ccedil;</strong><span style="font-weight: normal;">: Ata&ccedil;, bir toplumsal sınıfın hem şair se&ccedil;iciliğini, hem şiir s&ouml;zc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yapan kişiydi (498).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Oktay Rifat</strong><span style="font-weight: normal;">: Bir ozan bir akıma bir &ouml;ns&ouml;zle değil, şiirleriyle katılır daha &ccedil;ok. Oktay Rifat&#39;ın şiirleriyse, bırakın eskiyi-yeniyi, kendi anlayışının bile &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; &ouml;rnekleri (436).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Okuyucu: </strong><span style="font-weight: normal;">Okuyucu i&ccedil;in sanat, yapıt demektir. O, sanattan tadını, yapıtı okurken alır (27). Bkz. Sanat&ccedil;ı-Okuyucu.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">B&uuml;t&uuml;n kusurlarına (belki eksikliklerine demek daha doğru) karşın getirmeye &ccedil;alıştığımız şiir, okur ka&ccedil;ıracak cinsten değildir (494).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Orhan Asena</strong>: Ozan olarak şiir &uuml;st&uuml;ne bildikleri, oyun yazarı olarak tiyatro &uuml;st&uuml;ne bildikleri yanında pek cılız (&#8230;) Şiirleri, şiir yapısı bakımından o kadar fakir, o kadar ilkel (65).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Orhan Han&ccedil;erlioğlu</strong>: Yeniliği, arayıcılığı &ouml;yle ağır ağır gelişen zorlayıcı, kandırıcı bir arayış değil. Yapmacık (67). Han&ccedil;erlioğlu&#39;nun T&uuml;rk&ccedil;esi, dili, daha doğrusu dil ve edebiyat anlayışı da eski, yavan ve ucuz (69).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Orhan Veli</strong>: Şiirin kendi &ccedil;emberleri i&ccedil;inde, kendi imkanları i&ccedil;inde bunalması, bire t&uuml;rl&uuml; kurtuluşa varmayan bir buhranın belirtileridir. İlk kurtuluşu, ilk &ccedil;areyi Orhan Veli getirdi gibi. Ama tepki gecikmedi. Bu tepki herşeyden &ccedil;ok, şiirin kendisinden olmayana isyanı gibiydi. İnkarla başladı (88). Bkz. Garip Anlayışı; K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam; Şiir.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Otorite</strong>: Askeri okullarda hi&ccedil; mutlu olamadım. Genellikle yatılı okullarda mutlu olan &ccedil;ocuk yoktur sanıyorum. Başkalarının, hatta somut başkalarının da değil, hi&ccedil; kavrayamadığım bir otoritenin belirlediği ve &ccedil;oğu zaman sa&ccedil;ma bulduğunuz bir şeyleri yaşamak..(524). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Ozanına Bağlı Şiir</strong>: Yurdumuzda şiir, hi&ccedil;bir &ccedil;ağda, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde olduğu kadar ozanına bağlı, ozanıyla a&ccedil;ıklanabilir olmamıştı. Şiirde biz, &ccedil;oğu zaman ortaklaşa duyguları bulmaya alışmıştık (132).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>&Ouml;l&uuml;m/&Ouml;l&uuml;ml&uuml;l&uuml;k</strong>: Kişiyi yazmaya iteleyen, umutsuzluktan koruyan, her yazılanın bir g&uuml;n &ouml;lmesidir, &ouml;l&uuml;ml&uuml; olmasıdır. Bizden &ouml;nce yazılmış olanların artık &ouml;l&uuml; olmasıdır g&uuml;&ccedil; veren (570).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>&Ouml;v&uuml;lme Alışkanlığı</strong>: Şiirimize, k&ouml;t&uuml; eleştirmeciden, k&ouml;t&uuml; ozandan, anlayışsız edit&ouml;rden &ccedil;oğu zaman daha az zararı dokunmayan bir alışkanlığımız var. &Ouml;v&uuml;lme alışkanlığı (107).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>&Ouml;yk&uuml;</strong>: &Ccedil;ağımızda her kişinin bir &ouml;yk&uuml; i&ccedil;inde, &ccedil;er&ccedil;evesinde yaşadığı kanısındayım. Bir roman değil, &ouml;yk&uuml; &ccedil;er&ccedil;evesinde. Ve bu &ccedil;er&ccedil;eve hep değişebilir. G&uuml;ncel olmayı, gazete dilini kullanmayı bu y&uuml;zden yeğliyorum. &Ouml;yk&uuml;lemedeki bi&ccedil;im değişikliği bu kaygıdan kaynaklanıyor. İnsanı her yeni durumda, yen, bir insan olarak kavramaya &ccedil;alışmak (534). Bkz. G&uuml;ncellik; G&uuml;ncel D&uuml;nya.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>&Ouml;zel Yaşantı</strong>: Ne kadar sağduyulu olursa olsun, her kişinin &ouml;zel yaşamındaki sarsıntılar, fikir ve d&uuml;ş&uuml;nce yaşamını da etkiler sanıyorum. &Uuml;stelik bu etkilerin, kişiyi sarsmasına karşın, yapıtlarına bir ger&ccedil;eklik, bir hayatiyet ve g&uuml;zncellik kazandıracağına da inanıyorum. En azından insanın ayağı yere basar (516).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Para Patlaması</strong>: Bkz. Terme&#39;den Ankara&#39;ya Gelmek.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Poe, E. A: </strong><span style="font-weight: normal;">Poe, &ccedil;ok kendine &ouml;zel, aynı zamanda kendinden sonraki şiire de y&ouml;n verecek bir bi&ccedil;imde şiiri yeniliyordu. Sanırım onu bu işe zorlayan kendi &ouml;zel anlayışı, davranışı yanında, biraz da şiirin kendisine kadar s&uuml;r&uuml;p gelmiş macerası idi (86).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2" style="font-size: 10pt;"><strong>Politika</strong><span style="font-weight: normal;">: 1961&#39;e kadar politikanın hep şiirde yapıldığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Servet-i F&uuml;nun&#39;cularda politika-dışı olma politikası, Hececilerde resmi ideolojiyi destekleme politikası (554). Bkz. Cahit K&uuml;lebi.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">G&uuml;ndelik politikada Mehmet Emin ile Mehmet Akif &ouml;neren, Nazım başkaldıran&#39;dı. Yahya Kemal, o b&uuml;y&uuml;k &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml;y&uuml; anılarla savuşturandır (603).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Sabahattin Kudret Aksal</strong>: Sabahattin Kudret Aksal, şiirimizi yenilemiş şairlerden biridir. &Ouml;zellikle ilk kitabıyla haklı bir yer, haklı bir &uuml;n yapmıştır şiirimizde (676).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Sait Faik: </strong>Hikayelerinde katıksız bir şiir havası olmasına rağmen S. Faik&#39;in bir ozan gibi kurabildiği şiirleri &uuml;&ccedil;&uuml; beşi ge&ccedil;mez (65).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Sanat/Şiir Anlayışları</strong><span style="font-weight: normal;">/</span><strong>Akımları</strong>: Sanat anlayları yahut akımları, kurallarla değil &ouml;rnekleriyle anlaşılır ve yaşayabilir (22).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Bir akım ne zaman eskimiş olur? Ne zaman tazeliğini yitirir?(..) Ne zaman ortalıkta o akımın ustaları &ccedil;oğalırsa, yahut t&uuml;rerse, ortaya bir akımın ustası &ccedil;ıkarsa, o akımda yapılabilecek her şey yapılmış demektir. Bundan sonra yapılacaklar hep bi&ouml;rnek şeyler olacaktır (26).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Bir şiir akımının tanınması, &ouml;b&uuml;rlerinden ayrılması ancak o akımın ozanlarını tek tek incelemekle, tanımakla m&uuml;mk&uuml;n olur (71).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Sanat&ccedil;ı</strong>: &Ccedil;oğu sanat&ccedil;ılar, yaşamlarını bir anlama bağlayacak, hangi huzurla yaşamlarını m&uuml;mk&uuml;n kılacak bir değere y&ouml;nelirler. Hangi ad, hangi anlayış altında olursa olsun, sanat&ccedil;ıların &ccedil;oktan beri yitirilmiş gayesi budur; sanıyorum. Sanat&ccedil;ı &ouml;z&uuml;nde kişioğlunu da kurtaracak değerlere varmak. İlkin arar bu değerleri sanat&ccedil;ı, sonra bulur, sağlamlaştırmaya, hatta savunmaya koyulur onları (58). Bkz. <span style="font-weight: normal;">Kurtarıcı Sanat.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Sanat&ccedil;ı ne olursa olsun, uğraşmakta olduğu sanat kolunun isterlerine uymak, gereklerini yerine getirmek zorundadır (64).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Sanat&ccedil;ı-Okuyucu</strong>: Okuyucu i&ccedil;in sanat, yapıt demektir. O, sanattan tadını, yapıtı okurken alır. Halbuki sanat&ccedil;ı i&ccedil;in sanat, yapıttan &ouml;ncedir, yaratmanın, yapmanın kendisidir. Okuyucu okurken g&ouml;nenirse, sanat&ccedil;ı yaratırken g&ouml;nenir. Okuyucunun amacı yapıttır, sanat&ccedil;ının yaratma. Artık kendi işi, bilen, hatta yapacaklarını bir t&uuml;rl&uuml; i&ccedil;g&uuml;d&uuml; ile rahatlıkla, kolaylıkla yapanın yaptığı yaratma değildir, &ccedil;oğaltmadır. Alışkanlıktır. Bundan sonra sanatın gereği kalmamıştır. Sanat&ccedil;ı i&ccedil;in kalmamıştır. Okuyucunun durumu pek değişmez (27). Bkz. Ustalık.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Seviye</strong>: Bkz. Eleştiriye Değer Olmak.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Sıkıntı</strong>: Ben hep sıkıntılıyım. Yani bir adamın canı sıkılır, o benim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bana en yaraşan durumdur sıkıntılı olmak (420). Ne s&ouml;ylenmişse ve s&ouml;ylenmemişse, ne yapılmışsa ve ne yapılmamışsa, ne d&uuml;zeltilmişse ve ne d&uuml;zeltilmemişse ondan sıkılan biri. Belki, s&ouml;ylenmemişin, yapılmamışın ve d&uuml;zeltilmemişin telaşı i&ccedil;inde biraz. O kadar. Ve sıkıntılı. Ve sıkıntılı (420). Bkz. Turgut Uyar.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Yani sıkıntının bir g&uuml;n kendi &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; aramakta, rahatlıktan daha etkin bir duygu olduğunu anlatmak istemiştim. Doğrusunu isterseniz 10 yıl &ouml;nce sıkıldığımı yazmıştım. 30 yıl &ouml;nce de sıkıntılıydım. 50 yaşımda umutsuzum (515). Bkz. Umutsuzluk.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Somut Şiir</strong>: Bkz. Soyut.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Somutlamak</strong>: Şiirin yaşama ile olan bağının yitirilmemesi, ortada, boşta kalmaması d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde ilk akla gelen ihtar: &ldquo;Somutlayınız&rdquo; (97). Bkz. Soyut.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Soyut</strong>: Bilindiği gibi bug&uuml;nk&uuml; şiirimizde &ldquo;soyut&rdquo;un (soyutlamanın değil) karşılığı &ldquo;somut&rdquo; (somutlama değil) değildir. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki &ldquo;somut şiir&rdquo;in karşılığı ise, -bana g&ouml;re &ccedil;ok yanlış bir tanımlama-&rdquo;ger&ccedil;ek&ccedil;i şiir&rdquo;dir; &ouml;yle kullanılmaktadır. Bu yanlış karşılaştırma, şiirsel kavramların tartışılmasından değil, bir şiir politikasına &ouml;ncelik tanınmasından doğmuştur. Yoksa şiir, tepeden tırnağa bir souyutlama işlemidir: &ccedil;&uuml;nk&uuml; soyutlama, bir t&uuml;mevarım, en azından bir genelleme, bir durumun, bir olayın, bir geleneğin en belirgin &ouml;zelliğini, o &uuml;lke insanının anlayabileceği bir kedsinlikle belirleme demektir. Tek tek her insanda varolanı, en beşeri yanlarıyla ortaklaşa kılmaktır (497).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>S&ouml;zc&uuml;k</strong>: Bug&uuml;n yazılan şiirde hi&ccedil;bir &ccedil;ağdaş s&ouml;zc&uuml;k yok. Şiir dilimiz 1930&#39;ların anıştırmalarında kalmış, imge dağarcığı zenginleşmemiş, gene denize bakıp i&ccedil;leniliyor (512).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiiri yaşar kılacak s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; bulmaktır benim derdim (530).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şair/Ozan</strong>: S&ouml;ylemek istediğini bilmeyen şiir yazmamalı (32). <span style="font-weight: normal;">Bkz.Bilge.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Şiire herkesin bulunduğu istasyondan binildiği saptaması &ccedil;ok doğru. Geleneği s&uuml;rd&uuml;ren pek yok şimdilerde (553).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Ozan g&uuml;&ccedil; deneylerden, i&ccedil; yahut dış ser&uuml;venlerden, iyi k&ouml;t&uuml; bir eğitimden ge&ccedil;er gelir de ozan olur (36).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şair, şiir yazmak i&ccedil;in vesile aramamalı diyorum (550).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Evet şiir her &ccedil;ağda yenilenir. Ama şiiri, toplumdan, toplumsal değişmelerden &ouml;nce bir ozan yeniler. Şunu demek istiyorum. Belki başka hi&ccedil;bir sanat &uuml;r&uuml;n&uuml; şiir kadar sanat&ccedil;ısına, sanat&ccedil;ının kişiliğine bağlı değildir. Yani bir bakıma şiirin tanımı ozanın tanımıdır denebilir (87).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">İyi bir ozanı yermenin, &ouml;vmekten daha &ccedil;ok kızdıracağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum (61).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Bir ozanın artık değişmez &ouml;l&ccedil;&uuml;lere vardığını, kendi yaptıklarına inandığı nerden belli olur diyeceksiniz. Şaşmamasından, değişmemesinden, sanatını, ozanlar i&ccedil;in şiirini br oyun haline getirmesinden (62).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiirlerinde, yanılma payı ayırmayan, yanılabilme y&uuml;rekliliğini g&ouml;steremeyen ozan, tellim ortada kalacaktır, &ouml;yle sanıyorum (80).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">D&ouml;rt başı dikili, kusursuz şiirler yazanlardan yana değilim. Yanılmayan ozanı iyi ozan bellemiyorum. Bir şiiri herzeden, sa&ccedil;madan, d&uuml;tt&uuml;r&uuml;l&uuml;kten ayıran fark son direncine kadar gerilemeli, zorlanmalı, kıl kadar olmalı bu fark. Emek verilmiş, &ouml;zden bir sa&ccedil;ma yazanı, o tekd&uuml;ze mırıltıları yazandan daha &ccedil;ok ozan sayarım (82).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">G&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şair, bize Orhan Veli şiirinin bile eskimediğini kabul ettirebilir bir g&uuml;n (441).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şairanelik</strong>: <span style="font-weight: normal;">Şiirde şairane&#39;ye hep karşı oldum (529).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şairanelik mutlaka kendiliğinden geliyor. Orhan Veli&#39;nin yerdiği şairanelik, Hececilerin şairaneliği idi. Oysa o da &#39;k&uuml;&ccedil;&uuml;k adam&#39;ı vermeye başlarken, şairaneye d&uuml;şt&uuml;. Galiba b&uuml;t&uuml;n mesele şairaneliği &ccedil;ağdaş tutabilmek (509). <span style="font-weight: normal;">Bkz.Hececiler; K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir</strong>: Şiirin inanılır, hi&ccedil; değilse katlanılır bir tanımının yapılamaması, ele avuca gelmezliği, g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ispatlaması bakımından ozanların da hoşuna gider. Tanımı bile yapılamayan bu g&uuml;&ccedil; işle uğraşmak, kimi zaman &uuml;stesinden gelmek, &ccedil;ok derinde; &ccedil;ok gizli bir &ouml;ğ&uuml;nme sebebi olabilir onlar i&ccedil;in. Oysa bu tanımın yapılamaması şiirin g&uuml;&ouml;l&uuml;ğ&uuml;nden &ccedil;ok, bir tanımı yapılamayacak kadar kişisel, değişken, yerinde durmaz olduğunu g&ouml;sterir ancak (86).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiir kendini yazdıran bir şeydir. Yazılırken temelindeki imgeleri ya da kavramları alıp başka yerlere g&ouml;t&uuml;ren şey&#8230; Bu bakımdan şiir yazmada bir y&ouml;ntemden bahsedilemez -en azından yazar i&ccedil;in (510).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiirin de -hikaye ve romanda olduğu gibi- bir duygulanma, bir aşırı duyarlık, bir esinti meselesi değil, &ouml;nce, en &ouml;nce bir bilgi, g&uuml;&ccedil; edinilir bir yetenek, bir zanaat işi olduğu anlaşılmalıdır (66).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiir etkilenme alanı değildir, tam tersine alınan etkilere bir tepkidir (552).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiirin rahatlaması beni rahatsız ediyor (565). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">İyi şiir &ccedil;oktandır, sekiz-on kişi arasında mektuplaşılır gibi yazılıp okunmaya başladı (85).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiirin kendi &ccedil;emberi i&ccedil;inde, kendi imkanları i&ccedil;inde bunalması, bire t&uuml;rl&uuml; kurtuluşa varmayan bir buhranın belirtileridir (88). Bkz. Orhan Veli. </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Sağlam şiirde, bir kelimeyi değil değiştirmek, yerinden bile oynatamazsınız (126).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Sanat kolları i&ccedil;inde belki de en &ccedil;ok şiirdir kendi kendisi olmasını isteyen sanat&ccedil;ısından (126).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;"><font size="2">Şiir, yeniliklere değil, kişiliklere bağlıdır daha &ccedil;ok (440).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;"><font size="2">Şiir gitgide sadece, onu uğraş edinenlerin anlayacağı, seveceği haşe geliyor (444).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;"><font size="2">Şiir bir kişilik işidir (567).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">&Ccedil;ağdaş yapısı gereği, şiir tek tek olaylarla yetinmek değil, bir bozukluğu değil, bir bozukluğu temelden kavrayıp bunu yeni ve &ouml;zg&uuml;n bir duyarlık i&ccedil;inde ortaya koymak zorundadır (495).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir-Dil</strong>: Şiiri anlama, &ouml;yk&uuml;ye, konuya bağlı olmaktan kurtarığ, dilin, &ouml;zel bir dil ve mısra yapısının eline g&uuml;c&uuml;ne bırakmak, ozanlarımızın şimdiki &ccedil;abası. B&ouml;ylece şiirn &ouml;b&uuml;r imkanları da kendiliğinden g&uuml;ny&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkıyor (89). Bkz. Şiir; Şair/Ozan.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Duyarlık yenilenmedik&ccedil;e dilin, şiir dilinin yenilenmesi s&ouml;z konusu olamaz (531).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir &Ccedil;ıkmazdadır</strong>: Ben şiirin &ccedil;ıkmazda olduğunu s&ouml;ylediğimde, &ccedil;ıkmazın, insanı bir &ccedil;ıkar yol bulmaya zorlayan en &ouml;nemli durum olduğunu anlatmak istemiştim. S&ouml;ylediğinizin (s&ouml;yleşiyi yapan Enver Ercan&#39;a hitaben-Sekoya) tersine, umutsuzluğun kişiyi umudu yakalamaya, bulmaya zorlayan bir duygu olduğuna inanıyorum. Şiirin rahatlaması beni rahatsız ediyor (565). Bkz. Umutsuzluk; Sıkıntı. </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir-Yaşam</strong>: Bzk. Somutlamak; Teknoloji. </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir Tekniği</strong>: Bkz. Şiirin Gelişmesi.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir Yazamama Halleri</strong>: Sevilmediğimi sandığım ya da sebepsiz olarak bu duyguya kapıldığım zaman, bir. Kendimi herhangi bir sebeple kesik bulduğum zaman, iki. Şiirin &ldquo;ciddiyetine&rdquo; inanılmadığını sandığım zaman , &uuml;&ccedil;. En doğrusu, iyi şiir yazamayacağımı fark ettiğim zaman, d&ouml;rt (515).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir Yazma Y&ouml;ntemi</strong>: Şiir kendini yazdıran bir şeydir. Yazılırken temelindeki imgeleri ya da kavramları alıp başka yerlere g&ouml;t&uuml;ren şey&#8230; Bu bakımdan şiir yazmada bir y&ouml;ntemden bahsedilemez -en azından yazar i&ccedil;in (510).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir Yamak</strong>: Şiir yazmak bir kriz gibi bir şeydir bende (541).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiir ve D&uuml;ş&uuml;nce</strong>: &ldquo;Şiir ve D&uuml;ş&uuml;nce&rdquo; kavramını anlamıyorum. &Ouml;rneğin; &ldquo;şiir ve duyarlılık&rdquo;, &ldquo;şiir ve toplum&rdquo;, &ldquo;şiir ve zaman&rdquo;, &ldquo;şiir ve ruhbilim&rdquo; vb. Gibi &uuml;retilebilecek soruları da&#8230; Bir şiir, kendi i&ccedil;inde, kendi yapısı i&ccedil;inde bir b&uuml;t&uuml;nd&uuml;r, bir birim&#39;dir. D&uuml;ş&uuml;ncesini de, duygusunu da, b&uuml;t&uuml;n &ouml;b&uuml;r ilişkilerini de i&ccedil;inde taşır, taşımalıdır (536).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiirden Etkili</strong> <strong>Olan</strong>: Ara&ccedil;ların bunca geliştiği bir danyada, şiirden &ccedil;ok daha etkili o kadar &ccedil;ok şey var ki (501).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Bir &uuml;lkede bir bombanın patlaması, Yevtuşenko&#39;nun bir şiirinden &ccedil;ok daha fazla etkiliyor insanı (506).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiiri D&uuml;ş&uuml;nmek</strong>: Haberleşme olanaklarının bunca geliştiği, propagandanın bunca etkili olduğu bir d&uuml;nyada, şiiri, kendi hareket alanı i&ccedil;inde d&uuml;ş&uuml;nmek ger&ccedil;eğe daha uygun olsa gerek (498).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Şiirde hareketlilik birtakım kişilerin belirmesine bağlıdır. Eski değerleri sarsan ya da yeni değerler getiren birisi gelir, ilk hareket belirir. Kişiliğin, tavrın olmadığı yerde durgunluk vardır. Diyelim ki 20 tane şiir var, hi&ccedil;birinde bir şeyi yerinden oynatacak, değer konusunda ş&uuml;pheye d&uuml;ş&uuml;recek şiir yok. B&ouml;yle bir ortamda şiir &uuml;zerine d&uuml;ş&uuml;nme imkanı kalmıyor. D&uuml;&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z zaman gene eskiyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz (511).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiiri Oyun Haline Getirmek</strong>: Bkz. Şair/Ozan.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiiri Tercih Nedeni:</strong> İnsan d&uuml;nyayla karşı karşıya geldiğinde (bu karşı karşıyalık d&uuml;şmanca değil, tam karşı karşıyalık) eğer onda, değiştirilmesi, yeniden d&uuml;zenlenmesi gereken birtakım durumların, ilişkilerin, farkına, bilincine varılırsa, eylem olarak bir yol se&ccedil;er. Kimi politikayı, sanatı, kimi bilimi (516).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiirin Biyografisi</strong>: Şiirin biyografisi, bi akımın değil, ozanların biyografisidir (519).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiirin Gelişmesi</strong>: Şiirin gelişmesi, şiir tekniğinin gelişmesi değildir. Değişen koşullarla insanın değişmesidir. İnsan hayatını, hatta bu hayatı d&uuml;zenleyen, kuralları y&ouml;neten g&uuml;c&uuml;n teknoloji olduğuna inanıyorum bu g&uuml;nlerde. Şiir, bir takım bi&ccedil;im değişiklikleri g&ouml;sterse de Homeros&#39;tan bu yana aynı teknikle yazılıyor. Pek değişmeyen bir zenaattır (535).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiirin İmkanları</strong>: Şiiri anlama, &ouml;yk&uuml;ye, konuya bağlı kalmaktan kurtarıp, dilin, &ouml;zel bir dil ve mısra yapısının eline g&uuml;c&uuml;ne bırakmak, ozanlarımızın şimdiki &ccedil;abası. B&ouml;ylece şiirin &ouml;b&uuml;r imkanları da kendiliğinden g&uuml;ny&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkıyor (89). Bkz. Şiirimiz &Ouml;zellikleri.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiirin Kaynakları</strong>: Şiirin kaynaklarının kuruyacağını hi&ccedil;bir zaman d&uuml;ş&uuml;nmedim. Olsa olsa bir doygunluk olabilir ya da şimdiye kadar yazdıklarıyla yetinmek gibi sa&ccedil;ma bir duygu olabilir. Biraz da tembelliği katabilirsin (539).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Şiirin yararlanamayacağı bir alan d&uuml;ş&uuml;nemiyorum (563).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Şiirimizin &Ouml;zellikleri</strong>: Yeni şiirimizin &ouml;zelliklerini anlatırken, bilhassa dedim, her şeyden evvel, memleketin ve Anadolu&#39;nun şiiri olmak yolunda ve kaygısındadır (18). Bzk.<span style="font-weight: normal;">Şiirin İmkanları</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Tasarı</strong><span style="font-weight: normal;">: T&uuml;rkiye&#39;de kimse tasarıyla &ccedil;alışmıyor; okurlar da tasarılara pek inanmıyor galiba (499).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Teknoloji</strong><span style="font-weight: normal;">: Azgın teknolojiyi g&ouml;rmezden gelmek, şiirin soyluluğuna uygundur, bir &ccedil;eşit saygıdır onun yapısına, varlığına. Ama bana kalırsa yaşarlığına, ge&ccedil;erliliğine umar değildir (531). </span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Terme&#39;den Ankara&#39;ya Gelmek</strong><span style="font-weight: normal;">: Demokrat Parti&#39;nin yarattığı para patlamasına değinmek gerek. Para patlamasının getirdiği değerler değişmesine, sarsılmasına. Ben kendi adıma, bir subay olarak Terme&#39;den Ankara&#39;ya geldiğimde b&uuml;y&uuml;k bir sarsıntı ge&ccedil;irdim. &Ouml;b&uuml;r arkadaşlar da aynı sarsıntıyı yaşamış olmalılar ki şiir değişti ve değiştiği ortama yerleşti (556).</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Turgut Uyar</strong>: 1926 yılı Ağustos&#39;unda İstanbul&#39;da doğmuşum. Hayatım d&uuml;ped&uuml;z ve kurudur. Alaka &ccedil;ekecek bir macera olmamasından, herkesinkinden ayrı bir hususiyet taşımamasından ayrıca haz duyarım (419). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2">Ben, kutsal bir bahaneyim, belki de bir sığınağım kendime (420). Bkz. Sıkıntı.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>T&uuml;rk K&uuml;lt&uuml;r&uuml;</strong>: Halkımız, hatta &ccedil;oğu aydınlarımız en az k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z&uuml; kendilerine tanıtmak istediğmiz yabancı dostlar kadar T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne yabancıdır (73-74).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>T&uuml;rkiyem</strong>: <span style="font-weight: normal;">Bkz. İlk İki Kitap.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Umutsuzluk</strong>: Ni&ccedil;in umutlu olayım! &Ccedil;&uuml;nk&uuml; umutsuzluğun, insanı umuttan daha g&uuml;&ccedil;l&uuml;, bir iten, bir şeyler yapmaya zorlayan bir duygu olduğuna inanıyorum. En azından kendi adıma demedim, bildim (536). Bkz. Sıkıntı. </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Us</strong>: Bkz. İkinci Yeni.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Ustalık</strong>: Sanat&ccedil;ıyı yitiren ustalıktır. Usta olmaktan korkunuz diyorum (28).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yabancılık</strong>: <span style="font-weight: normal;">Bkz.T&uuml;rk K&uuml;lt&uuml;r&uuml;.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><span style="font-weight: normal;"><br />
	</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yahya Kemal</strong>: &Ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonuna kadar, hi&ccedil; değilse davranışı ile, başka sanat kollarına, başka yazı mesleklerine y&uuml;z vermemesi ile ozan kalmış olanlar hak ettikleri ilgiyi ve saygıyı buluyor. Yahya Kemal ilkin burdan b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r (65)<span style="font-weight: normal;">. Bkz. B&uuml;y&uuml;k Şiir; Politika.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">İşte Batı&#39;da, resimde bir Bernard Buffet, bizde de bir Yahya Kemal; hemen hemen bir y&uuml;zyıl sonra Divan şiirinin dirilten adam (441).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2"><strong>Yalınlık</strong>: Bkz. İmge.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yanılma Payı</strong>: Bkz. Şair/Ozan.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yapıt</strong>: Bkz. Yaratma.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yaratma</strong>: Okuyucu i&ccedil;in sanat, yapıt demektir. O, sanattan tadını, yapıtı okurken alır. Halbuki sanat&ccedil;ı i&ccedil;in sanat, yapıttan &ouml;ncedir, yaratmanın, yapmanın kendisidir. Okuyucu okurken g&ouml;nenirse, sanat&ccedil;ı yaratırken g&ouml;nenir. Okuyucunun amacı yapıttır, sanat&ccedil;ının yaratma. Artık kendi işi, bilen, hatta yapacaklarını bir t&uuml;rl&uuml; i&ccedil;g&uuml;d&uuml; ile rahatlıkla, kolaylıkla yapanın yaptığı yaratma değildir, &ccedil;oğaltmadır. Alışkanlıktır. Bundan sonra sanatın gereği kalmamıştır. Sanat&ccedil;ı i&ccedil;in kalmamıştır. Okuyucunun durumu pek değişmez (27).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yazmaya İten Nedenler</strong>: Kendi adıma beni yazdığım şiiri yazmaya iten neden, &ccedil;evremin değiştiğini g&ouml;rmemdi (512).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yeni / Yenilik</strong>: İyi olmanın, ger&ccedil;ek olmanın mutlaka yeni olmakla bir ilişkisi olmadığını, olamayacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m hep (72). </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2">Yenisini eskisinden daha etkili kılan da, yeninin gelmesini gerektiren nedenler değil, sonra gelenin gelişmesine y&ouml;n veren &ouml;ğelerin tazeliği, bir bakıma g&uuml;n&uuml;ne uygunluğudur galiba (438). Bkz. İkinci Yeni.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;"><font size="2">Şiir, yeniliklere değil, kişiliklere bağlıdır daha &ccedil;ok (440).</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal; font-weight: normal;"><font size="2">&Ccedil;ağdaş yapısı gereği, şiir tek tek olaylarla yetinmek değil, bir bozukluğu değil, bir bozukluğu temelden kavrayıp bunu yeni ve &ouml;zg&uuml;n bir duyarlık i&ccedil;inde ortaya koymak zorundadır (495). Bkz. Şiir. Bkz. Değişim.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Yeni Şiirimizin &Ouml;zellikleri: </strong><span style="font-weight: normal;">Bkz. Şiirimizin &Ouml;zellikleri.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><font size="2"><strong>Y&ouml;ntem</strong><span style="font-weight: normal;">: Bkz. Şiir Yazma Y&ouml;ntemi.</span></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;">&#8212;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2" style="font-size: 10pt;">(*) Bu s&ouml;zl&uuml;k&ccedil;e <a href="http://www.ykykultur.com.tr/kitap/?id=2012">Turgut Uyar&#39;ın Korkulu Ustalık</a> (YKY, 1. baskı, İstanbul, Mart 2009) adlı kitabından alıntılanarak hazırlanmıştır. Alıntı sonlarında, parantez i&ccedil;inde yer alan rakamlar kitabın sayfa numarasını g&ouml;stermektedir. <br />
	</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;"><font size="2" style="font-size: 10pt;"><br />
	</font></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Fkorkmadan-dusmek-hayata-turgut-uyarin-poetika-sozlugu%2F&amp;title=KORKMADAN%20D%C3%9C%C5%9EMEK%20HAYATA%3A%20%20Turgut%20Uyar%26%238217%3B%C4%B1n%20Poetika%20S%C3%B6zl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" id="wpa2a_4"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/korkmadan-dusmek-hayata-turgut-uyarin-poetika-sozlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyar’ın Mutsuzluğu</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/uyarin-mutsuzlugu/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/uyarin-mutsuzlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2006 23:59:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>serdar akdağ</dc:creator>
				<category><![CDATA[turgut uyar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/uyarin-mutsuzlugu/</guid>
		<description><![CDATA[*Beni yandan yana d&#246;nd&#252;ren mutsuzluk* &#160;&#160; &#160;Turgut Uyar&#8217;ın şiir dili &#246;teki yeni şiir &#246;nc&#252;lerine oranla daha koygun, lirik ve sade bir usare i&#231;eriyor. Su metaforunun yoğunluklu olarak işlenişi de i&#231;sel bir duyarlığın işaretlerini veriyor. Yaşamın i&#231;indenderinlikli bir s&#246;yleyişin umutsuzluğa salınımı gibi bir izlenim edinebiliyor Uyar okuru. &#160;&#160; &#160; &#160;&#160;&#160; Bu duyarlığı İlhan Berk ve Cemal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong /></p>
<p>*Beni yandan yana d&ouml;nd&uuml;ren mutsuzluk* </p>
<p> &nbsp;&nbsp; &nbsp;Turgut Uyar&#8217;ın şiir dili &ouml;teki yeni şiir &ouml;nc&uuml;lerine oranla daha koygun, lirik ve sade bir<br /> usare i&ccedil;eriyor. Su metaforunun yoğunluklu olarak işlenişi de i&ccedil;sel bir duyarlığın işaretlerini veriyor. Yaşamın i&ccedil;indenderinlikli bir s&ouml;yleyişin umutsuzluğa salınımı gibi bir izlenim edinebiliyor Uyar okuru. &nbsp;&nbsp; &nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu duyarlığı İlhan Berk ve Cemal S&uuml;reya dışında kalan yeni şiirin t&uuml;m ustalarının<br /> şiiri ihmal etmeden genişlettiği s&ouml;ylenebilir. S&ouml;z gelimi Edip Cansever&#8217;deki g&ouml;rece y&uuml;zey ve umarsız, &Uuml;lk&uuml; Tamer&#8217;deki saf olana d&ouml;n&uuml;k s&ouml;yleyiş benzer yaklaşımın farlı boyutlardaki &uuml;retimi olarak algılanabilir.&nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şairde aynı duyarlığı fevkaladelik boyutunda bir imge g&uuml;c&uuml;yle şiir dilinin u&ccedil; noktasına taşıyan yoğunluk damarının egemen olduğuna değinmeliyiz; konuşma dilinin imkanlarını şiir y&uuml;k&uuml;yle hemhal kılmanın. &nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; D&uuml;nyanın En G&uuml;zel Arabistanı&#8217;yla a&ccedil;ımlanıp son yazılanlara kadar devam eden bu şiirsel gizilg&uuml;&ccedil; elbetteki tek bir konu etrafında d&ouml;n&uuml;p dolanmayı gerektirmeyecek kadar zengin. Ancak mutsuzluğu Uyar&#8217;ın miri malı kılan dokunulmaz maraziliğin neredeyse okunulan her dizeye sindiğini g&ouml;rmezden gelmek de &quot;b&uuml;t&uuml;n m&uuml;mk&uuml;nlerin kıyısı&quot;nda yer kaplamıyor.  &nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &quot;Bana h&uuml;z&uuml;n ver beni kucakla beni hep tazele<br /> &nbsp;&nbsp; &nbsp; Ey &uuml;z&uuml;n&ccedil; artık nasılsa bir seni almışlar i&ccedil;eri&quot;</p>
<p>(Bu yazı aralık dergisinin 18. sayısında(eyl&uuml;l-ekim-kasım-aralık 2004) yayımlanmıştır.)&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Fuyarin-mutsuzlugu%2F&amp;title=Uyar%E2%80%99%C4%B1n%20Mutsuzlu%C4%9Fu" id="wpa2a_6"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/uyarin-mutsuzlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

