Archive for the 'şiir' Category

Eyl 04 2007

Altay’dan Gelen Yiğit

Published by sekoya under şiir

Gülün bitiği yer bizim ev polis tanık

Dökülen yapraklar, sokak kavgası

Son akın, son savaşçı

Vatandaş Rıza, öğretmen Kemal,

Ölüm görevi babamın suçu!

 

 

İstanbul sokaklarında sevgilim ve gururum

Emanet serseri yedi bela su!

Yaşadıkça -Gırgır Ali- bin defa ölürüm

Yaşadıkça -merhamet- sarışın tehlike

Erkekçe, delifişek, Cibali Karakolu!

 

 

Sıkı dur geliyorum küçük dostum rüzgâr

Üç tatlı bela: pusu, takip, kelepçe!

Oyun bitti idamlık göklerdeki sevgili

İki cambaz tek başına kriminal porno

Eski silah, şişeler, çılgın dersane!..

 

Oyun bitti yanaşma gök bayrak vahşi gelin!

Önce vatan babacan intikam benim!!!!!!!!!

 

No responses yet

Ağu 25 2007

Çıngırak

Published by sekoya under şiir

Soluk: bir kara. Soğukluk: bir yalıtım.

Bodrum: bir vazgeçiş. Neden: bir değini…

 

İnce adam düşsel varlıklar kitabı

İnce adam dada manifestoları

  Continue Reading »

No responses yet

Ağu 25 2007

Kıyamet Alametleri

Published by sekoya under şiir

Goriot baba gülsüm ana ve piç

Gıyabında, yerindeler

Aslında

iki genç kızın romanı olmalıydı

burada

ya       

      da

Continue Reading »

No responses yet

Ağu 20 2007

Bir Savaşın Dökülüyordu Karanlığı Ağzımdan

Published by mustafa celep under şiir

Beni soluksuz bıraktı çağdaş köpeklerin inleyişi
Nefessiz kaldım bir dakika dünyada
Filistin’de bir dakika
Çeçenya’da bir dakika
Kafirin zulmünden bir dakika Irak’ta
Canımın terlerinden şaşalı bir mabet kurdular
Canımın göklere ulanan inlemelerinden
Sonra bıraktım becket okumayı
Dedim şurada ne kaldı pakdil okumaya okuyacağım
Okumalıydım
  Continue Reading »

No responses yet

Ağu 19 2007

A Spara Gas

Published by hayati s. aycicek under şiir

A Spara Gas

  

Göçebilirim pazar eklerinden kanat yapıp

Göçebilir yalnız erkekler çünkü yalnız kadınlar

Müstakbel kentler var metrolar var üstümüzde

Künye gibi taşınan taşınan medeniyet 

Ekonomisinde diretilen şimdi ne zamandır

Ne de sözcüklerimiz ki bir turistin işine yarar

Kimin kimden haberi olur yaz güneşi başımızda

  Continue Reading »

No responses yet

Tem 07 2007

Tekrar

Published by serdar akdağ under şiir

Bu mecra kalabalık yangınlarla betimli
Hiç(t)en esriyen beti bereketli tansıklar
Senin özsuyun balçık yuvalanan şiiri
Okumaklar nüzullu yokuşlar ayrılıklar
 
Belki herşey bilimli bir yüz sırlı bir rüzgâr
Koyup yanlış bir inşa ve bakmalar öylece
Sonra öyle bakmalar yeni yarım bir şarkı

Yeni yarım bir şarkı ansıyıp unutmalar

No responses yet

Eyl 16 2006

Kalk ve Yaralarını Sula

Published by serdar akdağ under şiir

KALK VE YARALARINI SULA
             (SAKLI)
 
 "dolu bir boşluğu doldurup boşaltmak işimiz*"
 
Bu çiçeklerin göğü esenliği dokunuşun
Yerin iğdiş kıyımı gibi sonrasızlığa
Serin sakin ermiş yanlarıyla ışıltılı
Derinlikli sızısı bazı mutad ağrıların
İçini bir orman kılan bütün akıntılarıyla
 
Karaltısı bir şehrin akarkenki uzaklığı
Ama içinde ama koygun sathında ama bin yıllık
Sekirkiğiyle uğraksız dehlizinde kaybolmanın
Bir ayeti suçluluğu ezberlemek gibi arı
 
Ey hep kendi karasını yüklenen kuzgun belası
Bu karmaşayı kekre bulantılarla yoklayan
Sağanakta koşan atların hırçınlığı susuzluğa
Hançerede kadim soluyuşlarla yol bulan
Yazgıya bin selâmla boyun eğişin salası
 
Bu bizim iliğinden sızarken kandığımızdır
Toplumun bir yanı çöl damarının suladığı
Büyüttüğü nöbetin semptomun ağunun
Durularak bu bizim bakakaldığımızdır.
 

  *M.C.A

No responses yet

Ağu 08 2006

Dehrin Tutsak Yüzünün Başka Yolcularla da Turlardın

Published by serdar akdağ under şiir

DEHRİN TUTSAK YÜZÜNÜ BAŞKA YOLCULARLA DA TURLARDIN

(I)
İçinin yanık kokusuyla uyanan şehirdir gövden
Varlığını ve yokluğunu bir müebbetten
Ustalıklı anlamlar çıkarabilen
Çok gün eskiten yılgınlığın aşılmaz duvarında

Kaydında koyu bir dalgınlık sonra..

(II)
İğva söylemli günlerle burada
Dehrin tutsak yüzünü başka yolcularla da turlardın

Ölüm ey bezgin buluşma
Bir alışkanlık olarak yorgun adamların
İzini süren yağma
Ey bahçesiz ham soluk
Kumunu yutkunduğum çöl
Gizini sarındığım siyah
Eteğine tutunduğum dağ
Kara karanlık mezra

İçinden atımı akıttığım geçit
Suyuna adımı yazdıran daha

(III)
İşte koru saklı tandır
Barkodlu ekmek
Yomsuz tecim gökdeleni
Ücretli ve Azrail’den izinli
Bir hafta sonu gezmesi
İçinde yaşam olmayan şiir
Gibi misillemedir

Gerçeğe aldanış ceza
Çünkü yaşam yaşam olmadığını gizlemektedir*
_______________________________________________________

*Yaşam artık yaşam olmadığını gizleyen bir ideolojiye dönüşmüştür

-Adorno-


No responses yet

« Prev - Next »