Dec
04
2007
OUT DADA ERROR:
Serkan Işın’ın Poetik SözlüÄŸü (*)
“Modernizmin simge ve kod üretimi olduÄŸu, bir üretim biçimi olduÄŸu akıldan çıkmadan, yeni simgeler ve kodları ÅŸiire katmadan, saçmalamadan ve “Out dada error?” hatalarını görmeden ÅŸiir yazılamaz, birbirimizi kandırmayalım, vebali büyüktür…” (TüÄŸün)
AlışveriÅŸ Merkezinin Poetikası: Kelimelerle ÅŸiir yazan ÅŸair / poetika ise bunun karşısında, hayatın kendisini umutla saplantı hâline getirmiÅŸ ve alışveriÅŸ merkezinin poetikasının gerisinde kalmış, kozmopolit bir maymundur (15)(**). Bkz. Kelimelerle Yazılan Åžiir; Åžiir BeklemediÄŸimiz Yerlerden Gelmekte.
Bakmak-Görmek: Bakmak eksik bir deneyimdir, görmek ise bu deneyimi olabildiÄŸince az ertelemek, sonuna kadar bakılan ÅŸey ile aradaki mesafeyi ÅŸey yönüne doÄŸru kısaltmak ve deneyim yönünde uzatmak demektir ki bu da hazdır. Sonuçta modernin göz ile ilgili deneyimi de budur. O ÅŸeye uzaktan bakmak ya da bakmanın yollarını aramaktır (22).
Basılı Kültür Åžiiri: Basılı Kültür Åžiiri, liriÄŸin ve epiÄŸin hiçbir sözlüÄŸe gerek kalmadan ya da tamamen “neoloji”ler yolu ile üretilmiÅŸ ve kendi-için hâli olarak ÅŸiirin gövdesi olan ÅŸiirdir ( 49). Bkz. Sözlü ve Yazılı Kültür; Görsel Åžiir.
Continue Reading »
Pages: 1 2 3 4
Nov
25
2007
Bir + on ÅŸiirlik performans: Mahkeme Kitap. Cümle ile baÅŸlıyor “savunmalar” serisi ile bitiyor. Her ne kadar özden ayrı düÅŸünmek güçlüÄŸü olsa da biçimselliÄŸi, bir bakıma, önde bu ÅŸiirlerin. Birbiri ardınca sıralanan “savunmalar” bir deneyselliÄŸe iÅŸaret ediyor ki bunlara takılıp kalmak bana gereksiz gözüküyor. “Meselesiz biri deÄŸilim” diyen bir ÅŸairin eserindeki poetik deneyimine vakıf olmak esaslı bir tercih olarak öne alınmasını gerektirmekte zira.
Baudelaire üzerine kaleme alınmış ünlü bir denemesinde Walter Benjamin, Kötülük Çiçekleri baÄŸlamında Baudelaire’in, lirik ÅŸiir okurken güçlüklerle karşılaÅŸacak okur kitlesini göz önünde bulundurduÄŸunu; buna sebep olarak da okur düzleminde baÅŸarı kazanma ÅŸansı daha baÅŸtan az olan bir kitap yazdığını söyler. Bu tarz, “genelde ÅŸiir” varsayımına karşıdır ve “genel okur” gibi piyasa kokan davranışları da reddeder. Güntan da, toplumun ÅŸiire ayırdığı yerde gezinen ÅŸaire hoÅŸgörüm yok, diyor. Bir yerde, bu tarzı benimseyen ÅŸairlerin ya kendisi ile okuru arasında dünyada oluÅŸ paydasında bir koÅŸutluk varsayılır ya da okurunu ÅŸairin oluÅŸturması gibi güç bir tercih söz konusu edilebilir. Bu durum, bir müzik eserini dinleyen iki suskun kiÅŸinin aynı yöne bakması, aynı nesnede buluÅŸması neyse odur bir yerde. Åžiir için mesele bu kadar güç olmasa da zorluk derecesinden söz edilmesini gerektiren sebeplerin bulunduÄŸu açıktır. Benjamin’in Kötülük Çiçekleri için ileri sürdüÄŸü görüÅŸleri ben Mahkeme Kitap için de geçerli görüyorum kısaca. Continue Reading »
Oct
26
2007
GiriÅŸ
Åžiirde kiÅŸisel trajedi sahicilik temeline dayanmalıdır.KonuÅŸmanın doÄŸallığını yakalamış bir ÅŸairi bekleyen bir tehlike var:sahte ÅŸiir algısı.Åžair ÅŸiiriyle büyük bir ÅŸeye iÅŸaret etmeli,bir atmosfere,bir ufka sahip olmalı her ÅŸeyden önce.Sezai Karakoç’un ÅŸiiri buna en tipik örnektir.Karanlık, boÄŸuk bir ÅŸiirden bir çıkış yolu önermesini bekleyemeyiz.Günümüz ÅŸiirinin temel zaafıdır bu:kendi içinde dönenip durmak.Åžair kendinden dışarı çıkmasını bilen bir adamdır aynı zamanda.Nesnel bir durumda kiÅŸisel destanını yazmaya yönelmiÅŸ bir ÅŸairin farkındalığı yüksektir.Åžiirini inceleyeceÄŸimiz Cafer Keklikçi’de bu dışsalık-nesnellik yok.Hep bir ÅŸeylerden rahatsızlık duyan ÅŸair,sürekli söylenip duran bir hal üzeredir.Kendisiyle barışık bir ÅŸiiri yok Keklikçi’nin.Biz Sezai Karakoç’tan öÄŸrendiÄŸimize göre,ÅŸair kendisiyle barışık olandır.Cafer Keklikçi’nin ÅŸiiri dış çevreyle ve kendiyle uyumlu,sükunet verici bir kaynaktan beslenmiyor. Continue Reading »
Sep
12
2007
O, Başkası Değildir!
Ah Muhsin Ünlü’nün Åžiirini Anlama Denemesi
Åžiirde, kiÅŸisel farklılığı yakalayan bir ÅŸair Muhsin Ünlü. Bu onun en özgün yönü kanımca. Åžiirlerinde bu olgu, anlamı kendine ait kılmış izlenimi vererek, iletiÅŸime kapalı bir duruÅŸu akla getirebilir ki bu asla doÄŸru deÄŸildir. Bu ifade ile tersi bir anlamın varsayımını da kastediyor deÄŸiliz. Nedir kiÅŸisel farklılığı yakalamak? Çıkarsamalar yaparak açıklamaya çalışalım: Bir ustanın gölgesinde ÅŸair olma heveslileri gibi kendisini ustasına kanıtlamak üzere ÅŸiirler yazmadığı ortada. Yine, İsmet Özel’in Rönesans döneminde baÅŸladığından söz ettiÄŸi “bir güzel söz sanatı, ‘ifade-i meram’ türlerinden” ÅŸiirlere de rastlamıyoruz onda. Åžiir ortamında çoÄŸunlukta olan fakat Muhsin Ünlü’de olmayan bu ve benzer alışkanlıklar bilinçli bir biçimde elenince, farklılığın, Muhsin Ünlü’nün birey-oluÅŸundaki ısrarından kaynaklandığını açıklıkla görme imkânı buluruz. Kendinde olan yahut kendileÅŸmiÅŸ sözdür onda ÅŸiir. Çünkü o, baÅŸkası deÄŸildir. Continue Reading »
Sep
09
2007
ERGİN GÜNÇE’NİN ŞİİR IRMAÄžI(*)
"Aklımla ben birbirimizi oynatıyoruz
Tarlam yaÄŸmura, esintiye, deliliÄŸe açıktır"
İlk bakışta çaÄŸrışım düzeyinde bir ÅŸiir olarak ortaya çıkıyor Ergin Günçe’nin ÅŸiiri. Yukarıdaki iki dizenin uyardığı yansılar da " kolay kolay ulaşılamayacak pırıltılı bir zekânın, engin bir hayal gücünün " iÅŸaretlerini veriyor, Ülkü Tamer’in söylemiyle. Gencölmek ve Türkiye Kadar Bir Çiçek’teki ÅŸiirler, mezkur dizeler gibi daha nicesinin kapsandığı, sözün akışkan damarının somutlandığı kavÅŸaklar. Continue Reading »
Sep
07
2007
ANIMA MUNDI:
İsmet Özel’in Poetik SözlüÄŸü (*)
“Dünyaya ne halimiz varsa görelim
diye gelmedik; dünyaya geliÅŸimiz
halimizin ne olduÄŸunu öÄŸrenelim diyedir.
Åžiirle halimin ne olduÄŸunu merak ettiÄŸim
için meÅŸgul oldum” İ.Ö.
Açıcı Olmalı Åžiir: Günümüz Türkiye’sinde yayın alanını kaplayan ÅŸiirleri önceden hazırlanmış ve defalarca uygulanmış formüller içinde kalan, tanımlanabilir ufuklar içinde kalan ve en önemlisi bir baÅŸka yazılı metne ‘tercüme edilebilir’ cinsten ÅŸiirlerdir. Oysa ülkemiz BatılılaÅŸma sürecine girdiÄŸinden beri ÅŸiir hayatımızdaki yerini edebiyat ve toplum meseleleri karşısında açıcı (Arapçası fâtih) olmakla kazanmıştı. Bugün yine bizim için önemini koruyacaksa, bize yeni bir bilinç alanını açmakla bunu baÅŸarabilir (2006; 42, 43).(**) Continue Reading »
Pages: 1 2 3 4 5 6
Sep
04
2007
TROPİKA:
Lale Müldür’ün Poetik SözlüÄŸü (*)
Ahmet Güntan: Camlı bir köÅŸkte, kendini kalbinden vuran ÅŸair (38).
Geometrik bir zekâ, bir mimar bakışı belki, olaÄŸanüstü yapı dizeleri. Nietzsche’ye göre; mimar ne Dionizyak’tır, ne Apollonisyen. Artistik dışavurum arayan, daÄŸları yerinden oynatan ‘Güçlü İrade’yi temsil eder. Gurur, ağırlık ve yerçekimine karşı zafer ve güç sistemi kendini bir yapıda görünür kılar. En yüksek güç ve güvence duygusu, ifadesini ‘görkemli stil’de bulur. Kendini ispata çalışmaya bir güç, hoÅŸa gitmeye çalışmaktan hoÅŸlanmayan, kendi içinde dinlenen, yasalar arasında bir yasa: görkemli bir stil’le kendinden konuÅŸan ÅŸey…İşte budur (39). Continue Reading »
Sep
02
2007
Türk ÅŸiiri, içinde bulunduÄŸu zamanın maddi koÅŸulları baÅŸta olmak üzere bilinç ve algının deÄŸiÅŸimine baÄŸlı olarak yeni deneyimlere kapılarını iyice açacaÄŸa benziyor. Serkan Işın’ın ÅŸiiri barkot-bonûs ile birlikte düÅŸünme çabası iÅŸin bir yanında yer alırken, Muhsin Ünlü’de gözlemleme imkânı bulduÄŸumuz kesintili, ÅŸizofren bilinç deneyimleri bir baÅŸka gösterge olsa gerektir. Continue Reading »