<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ARALIK EDEBİYAT &#187; mustafa uçurum</title>
	<atom:link href="http://www.aralikedebiyat.com/kategori/mustafa-ucurum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aralikedebiyat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 May 2012 20:01:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>LİRİZME ÜÇ KİTAP</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/lirizme-uc-kitap/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/lirizme-uc-kitap/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 20:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa celep</dc:creator>
				<category><![CDATA[mustafa uçurum]]></category>
		<category><![CDATA[nurettin durman]]></category>
		<category><![CDATA[zafer acar]]></category>
		<category><![CDATA[lirizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/?p=440</guid>
		<description><![CDATA[KENDİNE DAİR OLMANIN YANINDA:NURETTİN DURMAN&#8217;IN LİRİK ŞİİRLERİ Şiirleri &#8216;topyek&#252;n insaniyete &#231;ağrı&#8217; olan şairlerin somut olarak varlığı T&#252;rk şiirine bir zenginliktir.Modern T&#252;rk şiiri,insan oluşun şiiridir haddizatında.Aynı zamanda modern T&#252;rk şiirinin verimlerini her okuyuşumuzda,insanlığımızın pekiştiğini ve zenginleştiğini hissederiz.Bu his ve duygulanım,zorbalıkların,vicdansızlıkların.kibrin ve inadın bir g&#252;n yok olacağı umudu aşılar bize.Modern T&#252;rk şiiri okuru, &#8216;acımasız darbeler&#8217;in sonu olacağını,acının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KENDİNE DAİR OLMANIN YANINDA:NURETTİN DURMAN&rsquo;IN LİRİK ŞİİRLERİ</strong></p>
<p>  Şiirleri  &lsquo;topyek&uuml;n insaniyete &ccedil;ağrı&rsquo; olan şairlerin somut olarak varlığı T&uuml;rk şiirine bir zenginliktir.Modern T&uuml;rk şiiri,insan oluşun şiiridir haddizatında.Aynı zamanda modern T&uuml;rk şiirinin verimlerini her okuyuşumuzda,insanlığımızın pekiştiğini ve zenginleştiğini hissederiz.Bu his ve duygulanım,zorbalıkların,vicdansızlıkların.kibrin ve inadın bir g&uuml;n yok olacağı umudu aşılar bize.Modern T&uuml;rk şiiri okuru, &lsquo;acımasız darbeler&rsquo;in sonu olacağını,acının bir g&uuml;n ilga edileceğini,metni okuyarak yaşar ve hisseder.Okur i&ccedil;in &ouml;n&uuml;ne s&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş her metin,her şiir,yukarıda ifade ettiğimiz gibi,bir &ccedil;ağrı h&uuml;viyetini taşır.Bu kimlik(şiirle &ouml;zdeşim kurma,hemhal olma,değişme-d&ouml;n&uuml;şme) aynı zamanda muhatabında(okur)bir beklenti iklimi,birliktelikten doğan bir umut atmosferi oluşturur.<span id="more-440"></span><br />   Yıllardır şiire verdiği emek ve g&ouml;sterdiği &ccedil;abayla saygı uyandıran Nurettin Durman&rsquo;ın &ccedil;ağrısı,dikkate alınası bir &ccedil;ağrıdır.Durman&rsquo;ın lamure yayınlarından &ccedil;ıkan Seni Beklerken Cancağızım Ben B&ouml;yle adlı kitabını okuyup bitirdiğimde,bu &ccedil;ağrının esaslı bir &ccedil;ağrı olduğu kanaatine vardım.<br />     &quot;bunca yalnızlıkların,kalpsizliklerin,vicdansızlıkların<br />      bunca hoyrat bakışların,kınamaların ardında beni<br />      bu zalim cendereden,bu &ccedil;ılgın zilletten kurtaracak<br />      ve bana bir yalnızlık bağışlayacak bir kuvvetin<br />      bir adaletin haberini dahi i&ccedil;im kabararak canı g&ouml;n&uuml;lden<br />      beklemeye hazır halde iken beni b&ouml;yle kederler i&ccedil;inde bıra-<br />      kan; o insafsız vuruşların,acımasız darbelerin sonu ne zama-<br />      na kadar s&uuml;rerse s&uuml;rs&uuml;n,gene de canı g&ouml;n&uuml;lden<br />      o karanlık dehlizi yarıp ışığa kavuşturacak<br />      o muhteşem kudreti binlerce defa &uuml;mit ederek <br />      bekliyorum:&quot; (s,16)<br /> &lsquo; Beklenti&rsquo; temelinde gelişen bu &ccedil;ağrı,&uuml;mitvar olmaya dair, &lsquo;umut&rsquo;a y&ouml;nelik oluşuyla lirik şiire &ouml;zg&uuml; bir nitelik taşır.Bu niteliğin,gereksindiğimiz i&ccedil;in,konuşulabilir ve sahiplenebilir olduğunu s&ouml;ylemek istiyorum.<br />      &quot;Ey iyiliğin ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n &ccedil;emberinde d&ouml;nen<br />       Kendini kendine bırakmak &ccedil;are değil.<br />       Bir uzatılacak dal,bir u&ccedil;urum &ccedil;i&ccedil;eği hi&ccedil; değil.<br />       Kendini azade kılmak yolun &uuml;zerindeki taşlardan diken-<br />       lerden &ccedil;are değil&hellip;&quot;(s,40)<br />       &quot;Bu acılar bitmez mi g&uuml;neşin tekrar tekrar doğduğu sabahlarda&quot;(s,41)<br />       &quot;İncir ağacına kuşlar konuyor,incir ağacını yiyecek kuşlar,<br />       cıvıl cıvıl ortalık;incirin saltanatı bitmiyor&quot;(s,68)<br />     Durman&rsquo;ın &lsquo;lirik şiir d&uuml;nyası&rsquo; kendi i&ccedil;inde d&ouml;nenip duran bir hareketsizliği imlemez.Şiirde alttan alta gelişen,gelişleyen bir &ccedil;ağ ilgisi barınır.Y&uuml;zey yapıdan bize yansıyanlar,buz dağının g&ouml;r&uuml;nen kısmıdır sadece.Bu kitap,&ccedil;ağının duyarlığını taşıyor oluşuyla &ouml;nemsel,&uuml;zerinde konuşulmaya değer &ouml;zelliklere sahiptir.<br />      &quot;Bağdat&rsquo;ın  başına gelene bakın;şehrin yağmalanması,ta-<br />        rihin yok olması beni &uuml;zmesin de ne yapsın;&quot; (s,38)<br />      &quot;ağlayan kadınların,yıkılan evlerin,<br />       bombalanan şehirlerin,par&ccedil;alanan insanların,<br />       &ouml;ld&uuml;r&uuml;len &ccedil;ocukların g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri yayınlanıyor<br />       haber b&uuml;ltenlerinde:<br />       her akşam kan fışkırıyor,<br />       her akşam g&ouml;zyaşı,her akşam ne kadar acı varsa<br />       beynine pompalanıyor insanların,<br />       şeytanın uşakları azdık&ccedil;a azıyor<br />       k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n peşinde<br />       kıtalar dolaşıyor;<br />       &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor,yakıyor,yıkıyor,toprağını işgal ediyor,s&ouml;m&uuml;r-<br />       d&uuml;k&ccedil;e azgınlaşıyor,azgınlaştık&ccedil;a s&ouml;m&uuml;r&uuml;yor, s&ouml;m&uuml;rd&uuml;k&ccedil;e in- sanlıktan &ccedil;ıkıyor!&quot; (s,39)<br />  Nurettin Durman&rsquo;ın şiiri,sorumluluk taşıyan bir şiir.Bu şiirde &ccedil;ağsal ilgiler,sorumluluk temelinde gelişir.Durman&rsquo;ın bu şiirleri,sorumluluk bilinciyle yazılmış,lirik bir s&ouml;yleyişe sahip sahici şiirlerdir.<br />      &quot;insanlık utandı kendinden,ben utandım kendimden,<br />       bu teknolojik zulm&uuml;n,bu uzay &ccedil;ağı zorbalığının utancı<br />       ibret belgesi olarak tarihin sayfalarına ge&ccedil;ti,&quot; (s,38)<br /> Durman&rsquo;ın şiirinin ayırtedici niteliği,şiirinde belirginleşen acziyet ve teslimiyettir.B&uuml;y&uuml;k b&uuml;t&uuml;n&rsquo;e olan bu kabullenmişlik,onu Zarifoğlu şiiriyle akraba kılar.En nihayetinde bu d&uuml;nyaya s&ouml;yleyecek s&ouml;z&uuml; olan bir şiir bu.<br />       &quot;&ccedil;ocuklar, kadınlar,kalabalıklar!ama ne &ccedil;are!<br />        Anladım ki &ccedil;ok şey gibi kaldırımlar işgal!&quot; (s,45)<br />  Durman&rsquo;ın şiirinde acı,karşılık bulamamış bir acıdır ve şair &ouml;zne bu karşılıksızlığın &ccedil;ıkmazını yaşar.Bu &ccedil;ıkmaz Durman şiirinin s&ouml;yleteni,&ccedil;ıkış kaynağıdır &acirc;det&acirc;.Bu &ccedil;ıkmaz olmasaydı,Durman bu şiirleri yazamayacaktı belki.<br />        &quot;Anladım ki;bir şeyin olmasını beklerken<br />         b&uuml;y&uuml;k meraklara d&uuml;şmeden olmayacak.<br />         Anladım ki payıma d&uuml;şecek şey<br />         O kadar insan i&ccedil;inde bir başıma kalmak olacak.&quot; (s,45)<br />  Durman&rsquo;ın şiirinin temel &ouml;zelliklerinden biri,taşıdığı yalnızlık duygusudur.Şair &ouml;zne,i&ccedil;sel zorunluluk gereği,taşıdığı yalnızlığı,yalnızlık acısını dindiremez.Lirik şiirin motiflerinden &lsquo;yolculuk&rsquo; ve &lsquo;yağmur&rsquo; motifleri,Durman&rsquo;ın şiirinde şair &ouml;znenin şehre b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle katılmasına,kalabalıklara karışmasına engel teşkil eder.<br />        &quot;s&ouml;ze hacet kalmadı,uzun solumalardan sonra<br />         g&uuml;n ışıdı,her şey anlaşıldı artık;<br />         a&ccedil;ılacak kapılardan biri<br />         mutlaka alacaktı beni i&ccedil;eri;<br />         zikrin hallerinden doğacaktı g&uuml;neş<br />         mutlaka kuşluk vakti tutacaktı beni,<br />         alnımdan &ouml;pecekti saba r&uuml;zgarı<br />         kadınım dualara duracak<br />         bir sessizlikle y&uuml;r&uuml;yecekti ardımdan,&quot; (s,55)<br />     Durman&rsquo;ı diğer şairlerden ayıran bir &ouml;zellik de,kitabı boydan boya kaplayan bir &lsquo;keder duygusu&rsquo;dur.Bu duygunun kaynağı olarak &lsquo;hayat&rsquo;ın değiştirilemeyişini,zulm&uuml;n engellenemeyişini g&ouml;sterebiliriz.Şair &ouml;zneyi m&uuml;nadi kılan,inadın ve kibrin vehametidir.Necip Fazıl&rsquo;ın &quot;durun kalabalılar&hellip;.&quot;mısraı ve bu mısradaki ihtar ve ikaz,Nurettin Durman&rsquo;ın şiirinde somutlanmış gibidir.<br />         &quot;nedir bu inadın aktığı ırmaklar,<br />          bu kızıl kıyamet rengindeki hayat,peki ne olacak<br />          hayretle a&ccedil;ılmış g&ouml;zlerdeki ışıltkan kıvılcımların sonu;<br />          hadi s&ouml;yle?&quot; (s,59)<br />     Durman&rsquo;ın şiiri,geriye doğru değil,ileriye doğru giden bir şiirdir ve her şiir yeni bir başlangıcın atılan ilk adımı gibidir.Kuşkusuz ge&ccedil;mişe d&ouml;n&uuml;k vurgular mevcuttur bu şiirde fakat bu hi&ccedil;bir zaman mutsuz bir debeleniş,bir patinaj değildir.Bununla bu şiirin hemen her zaman bir &lsquo;mutlu olma isteği&rsquo;ni yansıttığını s&ouml;ylemek istiyoruz.Aşağıdaki mısralar bu durumun en bariz g&ouml;stergeleridir. <br />         &quot;Dedim;her yokuşun vardır bir inişi l&acirc;kin &ouml;nemli olan &ccedil;ıkmaktır yola!<br />         Başlamaktır bir yerinden hi&ccedil; olmazsa hayatın kanayan y&uuml;reğinden!&quot; (s,62)<br />    Durman&rsquo;ın bu şiirsel toplamı,lirik bir maceranın(i&ccedil; evrende ilerleyen) c&uuml;mleleri gibidir.Bu maceranın merkezi,acıyı duyumsamaktır.Aynı zamanda ruhta devinen acının h&uuml;z&uuml;nl&uuml; bir dışavurumu,kendiliğinden ifadesidir.Kendiliğinden diyorum,&ccedil;&uuml;nk&uuml; bu şiir,baskılı ve yoğunlaştırılmış s&ouml;zel yapının somutlaması değil,lirik şiire &ouml;zg&uuml; soyut bir d&uuml;nyanın kelimeler &uuml;zerinden yansımasıdır. </p>
<p><strong>Nurettin Durman,Seni Beklerken Cancağızım Ben B&ouml;yle,lamure,2008,ist.</strong></p>
<p><strong>ŞİİRİMİZDE SESSİZLİK ARAYIŞLARI:MUSTAFA U&Ccedil;URUM&rsquo;UN ŞİİRİ &Uuml;ZERİNE</strong></p>
<p>    T&uuml;rk şiirinde iki ana damarın varlığını kabul edersek,Mustafa U&ccedil;urum&rsquo;un şiirini,Ahmet Haşim&rsquo;in temsil ettiği akışa,yani kişisel tarihin psikolojik duygulanımlarla yazıldığı damara,lirik y&ouml;nelimlerle şiirsel metnin kotarıldığı mecraya yazmamız gerekecek.<br />    U&ccedil;urum,bu şiirsel toplamla lirik bir ş&ouml;len sunuyor bize.Aynı zamanda bu kitap kadim zamanlardan bu g&uuml;ne lirik şiirin &ouml;lmediğinin ispatı niteliğinde:<br />     &quot;olanları hep g&ouml;rd&uuml;m i&ccedil;ime y&uuml;r&uuml;yorum<br />      &ccedil;ıktığım yokuşlarda eridi adımlarım<br />      bana selam g&ouml;nderme kervan ge&ccedil;mez buradan<br />      bahtıma sadık kaldım sesini sesim yaptım<br />      durmadı esen r&uuml;zgar getirdi yağmurları<br />      &uuml;st&uuml;m başım ıslandı her yer nisan her yer g&uuml;l&quot; (s,7)<br />   Yazılmakta olan şiirin ses arayışlarındaki şiirsel &ccedil;arpıklıkları g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, yukarıda ifade ettiğimiz savın doğruluğu kabul g&ouml;r&uuml;r bir nitelik taşır.U&ccedil;urum&rsquo;un şiiri daha en başında şiirde ses unsurunun sorunlarını halletmiş,modern mecaz retoriğinin imkanlarını şiiri lehine kullanmış bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m arzeder.Mısra sonlarındaki ses benzerlikleri,U&ccedil;urum&rsquo;un kadim şiirden &ccedil;ok şey &ouml;ğrendiğini g&ouml;steriyor:<br />        &quot;&ccedil;ıkmaz sokak gibiyim h&uuml;z&uuml;nlerle kapanan<br />        yanında dağ devrilen umarsız bir faniyim<br />        bu yapraklar ağa&ccedil;lar en acılı şarkılar<br />        belki de eğik boynum nabzımı hızlandıran<br />        yağmurum esaslıdır en &ccedil;ok kızlara yağar<br />        evde kalmış kızlar ki en &ccedil;ok eyl&uuml;lde ka&ccedil;ar&quot; (43)<br />    Lirik şiirin belirgin &ouml;zelliklerinden biri,muhatabını(okuyucuyu) dolaysız bir bi&ccedil;imde etkileyebilmesidir.Yine aynı şekilde &lsquo;lirik ben&rsquo;le okur arasındaki ilişki &ouml;zdeşimsel bir karaktere(ıra) sahiptir.Bizler,okur veya şairler,bu şiirleri okurken,etkileyicilik katsayısı y&uuml;ksek bir insanlık durumuyla karşılaşırız.Şiir bizi en hassas yerimizden yakalamıştır ve b&ouml;ylece liriğin d&uuml;nyasına daha bir yakınlaşmış oluruz. &lsquo;Lirik &ouml;zne&rsquo;nin kendi i&ccedil;ine kapanmış şiirsel &ccedil;evrimine kendimizi akraba kılarız.Lirik &ouml;zneyle aramızdaki mesafe sıfıra inmiş ve şiirsel bir i&ccedil;ine kapanıklığın dairesine komşu oluruz:<br />         &quot;yazgım suskunluğumdur<br />         ki konuşamam ben<br />         kılı&ccedil; keskin ama pirim<br />         bu istasyona uğrayan tren<br />         beni almaz&quot; (s,38)<br />   Bizce U&ccedil;urum&rsquo;un kendine mahsus bir d&uuml;nyası vardır ve hi&ccedil;bir şiir t&uuml;r&uuml;yle sınırlanabilecek bir d&uuml;nya değildir bu.Bazen onda &quot;hani o savaş naraları,nerde barbarlar&quot; diyen bir &ccedil;ığlık duyarsınız.Bu &ccedil;ığlık kimi zaman bir saflık ve masumiyet arayışına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r:<br />         &quot; katıksız s&ouml;zlerim olsun kimsenin bilmediği<br />          tam vaktinde gelen trenlerim<br />          yağmurda a&ccedil;an &ccedil;i&ccedil;eklerim&quot; (s,47)<br />Kimi zaman yenilmiş bir uygarlığın h&uuml;zn&uuml;ne tanık oluruz:<br />          &quot;anlatmaya yetmez yenilgimizi<br />          fırtına sonrası yorgunluğumu<br />          &ccedil;ekip kılcal damarımdan<br />          topuğumdan &ccedil;ıkarıyorum acımı<br />          yol uzun,yolsuzum,piyadeyim nitekim&quot; (s,47)<br />   Topyek&uuml;n Mustafa U&ccedil;urum&rsquo;un şiiri,bir sessizlik arayışının şiiridir.Şair &ouml;zne,bu sessizlik arayışının ancak bir bahar &ouml;zlemiyle pekiştirileceğini ya da sonlanacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r.Beşeri tecr&uuml;be(burada aşk tecr&uuml;besi) lirik bir duyarlılıkla billurlaşır ve şiirsel kalıplarına d&ouml;k&uuml;l&uuml;r:<br />          &quot;efk&acirc;rımı dağıtır biraz nisan biraz g&uuml;l<br />          kimse duymasa beni gidişim sessiz olsa<br />          nehirlere uğrasam aşk olsun nisan desem<br />          kendime s&ouml;z&uuml;m ge&ccedil;mez dilim d&ouml;nmez kendime<br />       hayatımı boşalttım biraz nisan biraz g&uuml;l&quot;(s,7)<br />    U&ccedil;urum&rsquo;un şiirinin ayırt edici niteliği,kitabı(şiirleri) boydan boya kaplayan bir h&uuml;z&uuml;n duygusudur.Bu h&uuml;zn&uuml;n boyutları &lsquo;acı coğrafya&rsquo; Ortadoğu&rsquo;ya kadar genişler. &lsquo;m&uuml;layim bir g&uuml;l&rsquo; şiiri, &lsquo;&ccedil;apaklı duyarlık&rsquo; diyebileceğimiz bir tarzda,Ortadoğu&rsquo;ya y&ouml;nelik bir g&ouml;ndermeyle dikkate değer bir şiir vasfını taşır:<br />       &quot;bir yahudi urbasını yakmak<br />       ne kazandırır boynu yaralı askere<br />       her yanı yağmurda d&ouml;k&uuml;len benim<br />       yaralarla b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m doğrudur<br />       oysa yanlış hesap bizimki<br />       Bağdattan d&ouml;ner gibi<br />       g&uuml;nahtan ka&ccedil;ar gibi<br />       oyalanmamış ve uzak&quot;(s,49)<br />    U&ccedil;urum&rsquo;un şiirlerinde yer yer bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k arayışına da tanık oluruz.Bu arayış, kalabalık şehirlerden bunalmış bir bireyin &ccedil;ıkış kapısı olarak okunabilir.Bu doğacı &ouml;zlem,modern kıska&ccedil;tan bir ka&ccedil;ış,&ccedil;ıkmazdan kurtuluş &ouml;zlemidir:<br />       &quot;eskimiş fiyakamı &ccedil;ekip şehirden<br />       arka sokaklar dahil<br />       bir kavalın ritmi kulağımda<br />       dağlara<br />       dağlara&quot;(s,46)<br />   Mustafa U&ccedil;urum,bu kitapta,şair kimliğini başarılı lirizmiyle kanıtlamıştır.Bu samimi ve i&ccedil;ten tavır,U&ccedil;urum&rsquo;un sonraki şiirlerini de d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde,niteliğini tebar&uuml;z ettirmiş ve hakkında s&ouml;z edilmeye değer bir şair konumuna y&uuml;kseltmiştir.Anlaşılan,modernizmin ifsat edici d&uuml;nyasında tıkılı kalmış bizler,onun şiiriyle beslenmeye,menzilimize g&uuml;zellikler katmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong>HİKMET YİTİMİNDEN BENLİĞİN D&Uuml;NYEVİLEŞMESİNE:ZAFER ACAR&rsquo;IN ŞİİRİ </strong></p>
<p>Zafer Acar&rsquo;ın Coğrafi Delilik ilk kitabı.Zafer Acar,kitabını beş b&ouml;l&uuml;me ayırmış;bunlar, &lsquo;ve kalp&rsquo;, &lsquo;kafa&rsquo;, &lsquo;kollar&rsquo;, &lsquo;bacaklar&rsquo;, &lsquo;g&ouml;vde&rsquo; b&ouml;l&uuml;mlerini i&ccedil;eriyor.Bu b&ouml;l&uuml;mleme Acar&rsquo;ın kitabına giriş niteliğinde.Bedensel olanın soyut bir dışavurumu gibidir Acar&rsquo;ın şiiri.Soyut,&ccedil;&uuml;nk&uuml; şiir yazılmış bile olsa,hen&uuml;z insanlaşmış,can kazanmış değil.&quot;canlanması i&ccedil;in/kendi ruhunuzdan &uuml;fleyin&quot; der şair.Yaratılana değil yaratışa &ouml;zenme onun şiiri,Sezai Karako&ccedil;&rsquo;un koyduğu ayrımla s&ouml;ylersek.Kitaba giriş niteliğindeki &lsquo;d&uuml;r&uuml;stk&acirc;r&rsquo; şiiri,yine de bedenin şairi yapmaz Acar&rsquo;ı.,&ccedil;&uuml;nk&uuml; bedene y&ouml;nelik bir betimleme yok.Şiiri insanca &ouml;zellikleriyle kavrama bakımından bu şiir,Acar&rsquo;ın şiirine poetik bir giriştir.Bu şiiri &ouml;nemsel kılan,alışılmadık bir iletişim bi&ccedil;imini &ouml;nermesidir:</p>
<p>   &quot; kafa kol bacak derken g&ouml;vde ve kalp<br />    b&ouml;yle başladım yaratmaya<br />    bu benim şiir insanım<br />    canlanması i&ccedil;in<br />    kendi ruhunuzdan &uuml;fleyin</p>
<p>    şiir d&uuml;nyam demedim<br />    canlanamaz &ccedil;&uuml;nk&uuml;<br />    boşluğa bırakılmış kesik bir baş&quot; (s,9)</p>
<p><strong>Hikmet Yitimi<br /></strong><br />Zafer Acar modern zamanlarda kaybolan hikmetin,daha doğrusu bir hikmet arayışının şiirini yazıyor.Evet,g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde hikmet yitime uğradı ve bilge adamlar,hikmet erleri bir bir terk etti d&uuml;nyamızı.Her şey sahtesiyle malul artık.İnsan doğmadan tanımlandı,ad kondu ona:</p>
<p>    &quot;bu vaktin insan yavruları sahte<br />    daha doğmadan adları konuyor<br />    daha rahme d&uuml;şmeden<br />    daha evlenmeden anne baba&quot; (s,22)</p>
<p>Her şeyde bir kolaycılık bir hazıra konma var.İnsan teki,modern zamanlara has bu sentetik d&uuml;nyada,&ouml;l&uuml;m&uuml;n sahiciliğini g&ouml;zardı edebiliyor.Beşeri deneyimin olmadığı,&ouml;l&uuml;m&uuml;n anımsanmadığı bir d&uuml;nya,terk edilmeye teşne bir d&uuml;nyadır.Toplum m&uuml;hendisleriyle,gazetecilerle ve bilgi teknolojileriyle &ccedil;evrili bir hayat algısı da hikmetin &ouml;z&uuml;msendiği,eylemsellik kazandığı,somutlandığı,hayat bulduğu bir hikmet erine,danışma-fikir alma mercii olarak ihtiya&ccedil; hissetmiyor.Algı sakat ama ger&ccedil;ek bu;hikmet eri ve bilgeler terk etti d&uuml;nyamızı:</p>
<p>   &quot; bana ihtiyacı kalmamış kimsenin dedi dede korkut<br />    ben gidiyorum dolaşın d&uuml;nyada adsız atsız&quot; (s,22)</p>
<p><strong>Benliğin D&uuml;nyevileşmesi<br /></strong><br />Zafer Acar s&ouml;z&uuml; olan bir şair.Acar&rsquo;ın &quot;egocil tavşat&quot; adlı şiiri,modern insanın d&uuml;nya anlayışına,hayat g&ouml;r&uuml;ş&uuml;ne getirdiği eleştiriyle &ouml;n plana &ccedil;ıkar.Evet, o kadar d&uuml;nyevileştik ki,duyargalarımız bu d&uuml;nyaya ayarlı hale gelmiş,sevap ve g&uuml;nah defterine kayıt d&uuml;şen melekleri hayatımızdan tard edecek bir rahatsızlığın ortasına d&uuml;şm&uuml;ş&uuml;z.Amacımız daha fazla kazan&ccedil; elde etmeye y&ouml;nelik.Davranışlarımızda bir netlik bir sarahat yok.Modern insanın egoizmidir s&ouml;z konusu olan.Acar bu durumu şiire &ouml;zg&uuml; prizmadan ge&ccedil;irerek aktarmış bize,şiirin imkanlarını kullanarak:</p>
<p>     &quot;ah o melekler omuzlarımızda tutsak<br />    sağ omuzdaki rahat<br />    bakkal defterleri ne de olsa dolan<br />    dağınık alışverişler g&uuml;nah işportacısından<br />    ve abur cubur tavırlar&quot; (s,23)</p>
<p>Yalın bir şiir yazıyor Zafer Acar.İ&ccedil;inde derinliği barındıran bir yalınlık bu.Bazı şiirlerine,Sezai Karako&ccedil;&rsquo;tan tevar&uuml;s ettiği bir medeniyet perspektifi hakim.&quot;papatyalar dağa ka&ccedil;tı&quot; şiiri,s&ouml;m&uuml;rge şairlerine,g&uuml;d&uuml;ml&uuml; şairlere y&ouml;nelik bir eleştirel vurgu i&ccedil;erir.</p>
<p>   &quot; kasıklar arasına kurulan uygarlık<br />    paris londra washington<br />    tapındığı bir kısım şairin<br />    geldikleri yer ora<br />    gidecekleri yer ora sanki<br />    kalpleri orada atıyor onların<br />    sevdiklerine karşı&quot; (s,25)</p>
<p><strong>Benzetmeler Evreni</strong></p>
<p>Zafer Acar şiirinin ayırt edici niteliği,benzetmelere dayalı oluşudur.Şiirinde benzetmeler,ustası olduğu Sezai Karako&ccedil;&rsquo;un imge d&uuml;nyasını anımsatan bir d&uuml;zeneğe sahiptir.Yer yer ger&ccedil;ek&uuml;st&uuml; şiir algısını da duyumsadığımız bu şiirler,mısra kurulumu ve imge oluşumu bakımından orjinale yaklaşır ama &ccedil;ıkış yeri itibariyle Sezai Karako&ccedil; mahre&ccedil;lidir:</p>
<p>    &quot;levhalar ki kum tanesi<br />                   levhalar insanlığa<br />       yeni bir ay kırılması&quot; (s,53)</p>
<p> Zafer Acar&rsquo;ın imge &uuml;zerinden Sezai Karako&ccedil;&rsquo;tan yararlanma tavrı,klasik şiir tarafıyladır daha &ccedil;ok.Baskın oran,geleneksel şiirdir.Ve Acar&rsquo;da gelenekten yararlanma,Karako&ccedil; &uuml;zerindendir.Karşılıklı bu ge&ccedil;işme,nispeten Zafer Acar&rsquo;a kişiliğini kazandıracak boyutlara ulaşır.Acar&rsquo;ın şiiri,Karako&ccedil;&rsquo;un şiirinden olumlu y&ouml;nde yararlanma bakımından iyi bir &ouml;rnektir:</p>
<p>     &quot;gidin<br />     bir &ccedil;&ouml;mlek&ccedil;i bulun kendinize<br />                            g&uuml;l aydınlığı elleri olan<br />                              ve toprağı ay ışığı şarabıyla yoğuran</p>
<p>     gidin ve d&ouml;n&uuml;n o &ccedil;&ouml;mlek&ccedil;i &ouml;n&uuml;nde<br />                                                raks edin<br />                             ki eksiltin t&uuml;m eksiklerinizi&quot; (s,53)</p>
<p>     &quot;&ouml;ğret onlara<br />     fırtınayı bir kam&ccedil;ı gibi kullanmasını<br />                                                          ey deniz<br />              buzul ustalığını soğuğun<br />     &ouml;ğret onlara<br />                yalnızlığın bengisu kısrağını<br />                                          kaldırmasını şaha&quot; (s,54)<br /><strong><br />Tamamlanamayan &Ouml;zne</strong></p>
<p>Zafer Acar,i&ccedil;indeki cevherin(buna yaşam enerjisi deyin siz) şiirini yazmıyor;bir s&ouml;n&uuml;kl&uuml;k,bir azalma,bir t&uuml;kenme ve olumsuzlama var şiirinde s&uuml;rekli.Yani kendi dayanağını,sağlam temellerini bulmuş değil hen&uuml;z.Bu y&uuml;zden tedirgin bir &ouml;znedir şiirinde konuşan,yaşlandık&ccedil;a hafifleyen,k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;p azalan bir &ouml;zne:<br />    &quot;ama hafifliyoruz yaşlandık&ccedil;a<br />    k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;p azalıyoruz her şey gibi<br />    t&uuml;kendik&ccedil;e a&ccedil;ılan  kalem gibi<br />    tam bitmeden atılıyoruz yaşamdan<br />    ve tamamlanamıyor hi&ccedil;bir s&ouml;z<br />                                      hi&ccedil;bir insan&quot; (s,27)</p>
<p>Zafer Acar&rsquo;ın şiirsel gayreti,bir şeyleri tamamlama,b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğe kavuşturma derdi ve gayesinde.&quot;BASTONm&uuml;rit&quot; ile &quot;G&ouml;lge Lam Şatiye&quot; şiirini mukayeseli okuduğumuzda,Acar&rsquo;ın şiirinin g&ouml;vdeleşmeye ihtiyacı olduğunu g&ouml;r&uuml;r&uuml;z.zaten Acar da sonraki şiirlerinde bu ihtiyaca cevap olabilecek uzunlukta şiirler yazdı.Ancak bu şiirsel toplamı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde Acar&rsquo;ın min&ouml;r şiirin sınırlarında dolaştığını s&ouml;yleyebiliriz:</p>
<p>   &quot;unutmamak i&ccedil;in seni<br />   camiler bile ip bağlamalı parmaklarına</p>
<p>   g&ouml;rmeden<br />   g&ouml;reni duymadan<br />   insan beş duyuyla dokunmadan<br />   ger&ccedil;ekten tapınmaz sana&quot; (s,28)</p>
<p><strong>Naif Bir Duyarlık</strong></p>
<p>Zafer Acar&rsquo;ın şiirinin ayırt edici bir diğer niteliği,naif bir duyarlığa sahip oluşudur.&quot;t&ouml;vbe&quot;şiirini bu naif duyarlığın şiirsel forma aktarımı olarak okuyabiliriz..Şiirsel incelik ve dikkat y&uuml;kl&uuml; bu şiir,Acar&rsquo;ın en sevdiğimiz şiirleri arasında.Yoğunlaştırılmış bir &ouml;ze sahip ve kendini okutuyor:</p>
<p>   &quot;boynum<br />   bir kuş boynu değildir artık<br />   tutulmuş ki &ouml;yle<br />   y&uuml;z&uuml;m sana d&ouml;n&uuml;k</p>
<p>   konduğum dalı acıtan pen&ccedil;em yok<br />   uzat parmaklarını tanrım konayım&quot; (s,49)</p>
<p>Acar adeta geleneksel şiirden naif duyarlıklar devşirir.Metafizik şiirle harmanlanmış bir duyarlık bu.Aşk &uuml;zerinden işletilen bu algı,şiiri okuyucuya kabul ettirebiliyor,benimsetebiliyor.&quot;tapınak&quot; şiirinin,şiirde metafizik algıya y&ouml;nelik girişimi de var.Bu girişim &ouml;nemsenmesi gerekiyor.Bu algıda aşka insiyaki bir y&ouml;neliş yok,bu ise &ouml;nemsel bir durum.G&uuml;n&uuml;m&uuml;z şiirindeki aşk algısını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde bu &ouml;nemsel durum,şairin hanesine artı olarak giriyor.Acar&rsquo;ın aşkı daha d&uuml;zeyli ele alışı var:</p>
<p>   &quot; musanın kemikleriyle &ccedil;ivilendim turuncuya<br />    turuncu,bir kapı<br />                 menteşesi yusuf olan menteşesi z&uuml;leyha</p>
<p>   mihraba d&ouml;nd&uuml;m<br />   elimden d&ouml;k&uuml;ld&uuml; bardak dolusu d&uuml;nya&quot; (s,48)</p>
<p>Zafer Acar&rsquo;ın şiiri,geneli itibariyle iyi ve nitelikli bir şiir.&quot;Coğrafi Delilik&quot; bunun en belirgin kanıtı.Yukarıda s&ouml;ylediğimiz niteliklerle birlikte Acar&rsquo;ın Coğrafi Delilik kitabını başarılı bir ilk kitap olarak g&ouml;rebiliriz.S&ouml;z&uuml; olan bir şiir baştan başarılı olmaya adaydır zaten.Şiirde hikmet arayışı ve d&uuml;nyevileşme temleri,g&uuml;n&uuml;m&uuml;z şiirinin/şairinin dikkat etmesi gereken temlerdir.Ve bu azımsanacak bir şey değildir.Zafer Acar&rsquo;ın &quot;şiir insanı&quot; bize &ccedil;ok şey s&ouml;yl&uuml;yor aslında,duyabilene&hellip;</p>
<p><em><strong>nurettin durman,seni beklerken cancağızım ben b&ouml;yle,lamure,2008<br />mustafa u&ccedil;urum,tenhalayın kalbimi,ilkkitap,mayıs 2006<br />zafer acar,coğrafi delilik,yediiklim,temmuz 2005</strong></em></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Flirizme-uc-kitap%2F&amp;title=L%C4%B0R%C4%B0ZME%20%C3%9C%C3%87%20K%C4%B0TAP" id="wpa2a_2"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/lirizme-uc-kitap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

