Eki 14 2006
Archive for the 'Kategorilenmemiş' Category
Eyl 30 2006
Ahmet Oktay: “Popüler Kültür” Üzerine Çıkarsamalar
Şiirde Mavi Hareketi’nin etkin isimlerinden biri olarak anılan Ahmet Oktay, Toplumcu ve İkinci Yeni şiirleriyle de ilişkilendirilmişti. Kuramsal denemeleriyle eleştirel bakışı önceleyen yazar, Ülkü Tamer’in bir gazete yazısındaki görüşüyle koşut: yazarlığı önemsenmesi gereken ve şairliği yazarlığına başat bir isim olarak tanınıyor. Continue Reading »
Tem 31 2006
Temsil
Tem 13 2006
Modernlik
Modernlik, günün geleneğini-bu her ne olursa olsun-değiştiren polemikçi bir gelenektir, ancak kısa bir süre sonra yerini, gene modernliğin anlık bir tezahürü olan bir başka geleneğe bırakır. Modernlik hiçbir zaman kendisi değildir; o her zaman öteki’dir. Modern olanın ayırt edici özelliği, yalnızca yenilik değil, ötekiliktir. (Octavio Paz, Çamurdan Doğanlar)
Tem 02 2006
Ali Bulaç’ın Vehmi
Ali Bulaç Zaman gazetesindeki üç yazısında(1, 2, 3) edebiyata olan uzaklığını güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Bulaç, İslami alandaki bilgisel duruşuyla, edebiyatın kendi doğasına ait özellikleri, gelişimini, bugünkü dünyasını kavramaktan ne kadar uzak olduğunu, modern edebiyatın doğasını oluşturan krizi ‘vehim’le ifade ederek gösteriyor. Hem bu vehim suçlamasını Kuran’dan alıntıyla destekliyor. Desteklemek ne demek, edebiyatçıların üzerine balyozla ayeti indiriyor. Gazetedeki ifadeler Ali Bulaç’ın modern edebiyatan ne kadar kopuk olduğunu gösteriyor. İnsanın çıkmazda olduğunu, dolayısıyla edebiyatın da çıkmazda olduğunu görmemiyor. Bu yazı aynı zamanda Türkiye’deki belli bir kesimin(islamcıların bir kısmı) modern edebiyata bakışını sergilemesi açısından da dikkate değer. Edebiyat anlayışı modern öncesinde kalmış insanların söylemini oluşturan yazı İslamcı bir aydının ve temsil ettiği kesimin bugünü anlamakta ne kadar aciz olduğunu ortaya koyuyor.
Tem 01 2006
Şiir ve Diyalektik Materyalizm ve İnanç
Şiir ve Diyalektik Materyalizm ve İnanç Diyalektik materyalizmin şiirle anlaşamayacağını düşündüm. Çünkü materyalizm, idealizm felsefesiyle taban tabana zıttır. Bu felsefeyle anlatmak istediğim şey: “inanç”, salt dini inanç değil ama. Şiiri kuran, onu yaşatan yegane mesele olan inanç. Şiir, kırda açılan bir çiçek ve insanların merhamet duygusu arasında ilgi kurar.* Şiir, cins bir saksı çiçeğinin ancak mutlu ve huzurlu bir aile ortamında gönlünce açıp, tomurcuk verebileceğine inanmaktır. Diyalektik materyalizm bu duruma uzaktan bakar. Hatta görmez. Açıklayamadığı için yoksayar. Şiir; inancın, duygunun, metafizik dalga boylarıyla ilişki halindedir. İnanan insan görmediği şeyleri hissederek ve yüce bir duygunun yamaçlarında dolaşarak yaşar. - Şiir nerede durur? Durmaz. - Şiir, maddenin madeni haline seslenmez. - Materyalizm ‘şairane’ yi anlayamaz. - Şiir, bulutun tarlaya duyduğu sempatiyle açıklar yağmuru. Şiir böyle bir şeydir. İdealist ve hassas. - Diyalektik nerede durur? Diyalektik meteorolojidir. * “Gelincikler, papatyalar açtıysa, senin sevgine, merhametine güvenip de açtı” (Servet Gürbüz)
(Aralık dergisinin 17. sayısında (2004 haziran-temmuz-ağustos) yayımlanmıştır. )
Tem 01 2006
Kaplan Hocanın Çeşmeleri
Her şeyin tüketim miktarı ve tutarı mukabilinde mübadeleyi geçerli kıldığı günler… Hiç birisi değil; maliyet hesapları, diğer kalemler ve kar. Satın alınılarak sahip olunan mal ve hizmetlerin mantığı ile biçimlendirilen toplumsal hayat -Demek ki çeşmelerden konuşmak kolay olsa da meramımız güç anlaşılacak. Çünkü çeşmeler, kaynağı kuruduğunda veya en basitinden suyu kesildiğinde hayatın dışına itilmişliğin içler acısı Continue Reading »
Tem 01 2006
Televizyon İnsana Düşman
Televizyon İnsana Düşman:Televizyon diğer kitle iletişim araçlarına mikyasla tüketim kültürünü empoze eden vasıtaların en yaygını.Arızi, kullanıldığı alanlarda değerler örgüsünü yoksayan, bozan, dönüştüren, değiştiren, hatta yeniden oluşturan bir yapısı var.Görüntü ve ses özelliğiyle bilgi kaynaklı bir donanım olması, yaratılmışlar arasında yalnızca insanı merkeze almasıyla da açıklanabilir.İnsani özün zihin aracılığıyla gündelik yaşamda kılıktan kılığa girebilmesinin remizi,bir çeşit yanılsama. Tekniğin getirdiği, çağrıştırdığı imkan ve olasılıkların sahte bir sahiplik Continue Reading »
