<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ARALIK EDEBİYAT &#187; ismet özel</title>
	<atom:link href="http://www.aralikedebiyat.com/kategori/ismet-ozel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aralikedebiyat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 17:22:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>ANIMA MUNDI: İsmet Özel’in Poetik Sözlüğü</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/anima-mundi-ismet-ozel%e2%80%99in-poetik-sozlugu/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/anima-mundi-ismet-ozel%e2%80%99in-poetik-sozlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2007 19:55:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sekoya</dc:creator>
				<category><![CDATA[ismet özel]]></category>
		<category><![CDATA[poetik sözlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/anima-mundi-ismet-ozel%e2%80%99in-poetik-sozlugu.html</guid>
		<description><![CDATA[ANIMA MUNDI: İsmet &#214;zel&#8217;in Poetik S&#246;zl&#252;ğ&#252; (*) &#8220;D&#252;nyaya ne halimiz varsa g&#246;relimdiye gelmedik; d&#252;nyaya gelişimizhalimizin ne olduğunu &#246;ğrenelim diyedir.Şiirle halimin ne olduğunu merak ettiğimi&#231;in meşgul oldum&#8221; İ.&#214;. A&#231;ıcı Olmalı Şiir: G&#252;n&#252;m&#252;z T&#252;rkiye&#8217;sinde yayın alanını kaplayan şiirleri &#246;nceden hazırlanmış ve defalarca uygulanmış form&#252;ller i&#231;inde kalan, tanımlanabilir ufuklar i&#231;inde kalan ve en &#246;nemlisi bir başka yazılı metne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANIMA MUNDI:</p>
<p>İsmet &Ouml;zel&rsquo;in Poetik S&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; (*)<br /></strong><br />
<blockquote><font size="2"><em>&ldquo;D&uuml;nyaya ne halimiz varsa g&ouml;relim</em></font><br /><font size="2"><em>diye gelmedik; d&uuml;nyaya gelişimiz</em></font><br /><font size="2"><em>halimizin ne olduğunu &ouml;ğrenelim diyedir.</em></font><br /><font size="2"><em>Şiirle halimin ne olduğunu merak ettiğim</em></font><br /><font size="2"><em>i&ccedil;in meşgul oldum&rdquo; İ.&Ouml;.</em></font></p></blockquote>
<p><strong>A&ccedil;ıcı Olmalı Şiir</strong>: G&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rkiye&rsquo;sinde yayın alanını kaplayan şiirleri &ouml;nceden hazırlanmış ve defalarca uygulanmış form&uuml;ller i&ccedil;inde kalan, tanımlanabilir ufuklar i&ccedil;inde kalan ve en &ouml;nemlisi bir başka yazılı metne &lsquo;terc&uuml;me edilebilir&rsquo; cinsten şiirlerdir. Oysa &uuml;lkemiz Batılılaşma s&uuml;recine girdiğinden beri şiir hayatımızdaki yerini edebiyat ve toplum meseleleri karşısında a&ccedil;ıcı (Arap&ccedil;ası f&acirc;tih) olmakla kazanmıştı. Bug&uuml;n yine bizim i&ccedil;in &ouml;nemini koruyacaksa, bize yeni bir bilin&ccedil; alanını a&ccedil;makla bunu başarabilir (2006; 42, 43).(**)<span id="more-328"></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>A&ccedil;ık Anlatım</strong>: D&uuml;z ya da a&ccedil;ık anlatım bizi şiirselden kurtarıp şiire g&ouml;t&uuml;rebilir. Şiire &ouml;zg&uuml; &ouml;ğeler unutulur da bu kez &ouml;zenci (amateur) felsefe yapılmaya kalkışılırsa g&ouml;t&uuml;rmeyebilir de. Ama a&ccedil;ık anlatım gidilmesi zorunlu bir yoldur, yoksa bu otuzbirin insanı irdelemeden s&uuml;r&uuml;p gideceği vardır (2006; 23).</p>
<p><strong>Asalak Şiir/Şair</strong>: G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yayın alanını kaplayan şiir asalaktır. Yalnızca başka g&ouml;vdeden beslendiği i&ccedil;in değil, aynı zamanda k&ouml;klerini halkın i&ccedil;ine salmadığı, intellect&rsquo;in baskısı altında ezildiği i&ccedil;in b&ouml;yledir. Şiirdir diye sergilenen metinlerin eskitilmiş anlatım imk&acirc;nlarını yağmalanması sonucu ortaya &ccedil;ıktığını kim g&ouml;zden gizleyebilir? Şiirin g&uuml;rl&uuml;k d&ouml;neminde bir&ccedil;ok şairin belirli bağlamlarda kendine &ouml;zg&uuml; kıldıkları kelimeler f&uuml;tursuzca tekrarlanmakta, mısra tekniği sanki bir&ccedil;ok şairi &ouml;zg&uuml;n kılmamış gibi anonimleştirilmektedir. Bir bakıma verilmiş &ouml;rnekler &uuml;zerine alıştırma yapılıyor gibi. Yenileştirici tekniğiyle g&ouml;ze &ccedil;arpan şairle karşı karşıya değiliz (2006; 39).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şairler kendi işlevlerini ancak hi&ccedil;bir &ldquo;d&uuml;ş&uuml;nsel&rdquo; metnin y&uuml;klenemeyeceği ağırlıkta bir sorumluluğu omuzladıkları zaman yerine getirebileceğini ileri s&uuml;rseler, karşılarında politik-felsef&icirc;-bilimsel bir cephenin kurulacağını ve bu cephenin tehditk&acirc;r bakışları altında soğuk terkler d&ouml;keceklerini biliyorlar (2006; 39).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>T&uuml;rk şirini aydınlar katında g&ouml;zden d&uuml;ş&uuml;ren, sonra da asalaklaştıran etken edebiyat dışı, şiir dışıdır. Şiir dışı bir etkenin şiiri k&ouml;kl&uuml;ce etkilemesinde bir yanlış yok. Elbet şiir, kendisi olmak i&ccedil;in kendinin dışına &ccedil;ıkar. Budur ki şiiri &ldquo;artistik bir g&ouml;steri&rdquo;imiş gibi nazım i&ccedil;inde tıkanıp kalan bir s&ouml;ylem olmaktan kurtarır. Nitekim, T&uuml;rkiye&rsquo;de şiir &ouml;nemini toplumun kavrayış tarzının geride bırakılması d&uuml;ş&uuml;ncesi doğduğu zaman kazanmıştır. Şiir &ouml;nem sahibi olduysa bu, &uuml;lkemiz insanının kendine kimlik arayışına dolaysız bir ara&ccedil; olabildiği i&ccedil;indir (2006; 40). </p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son on yılda asalaklaşan T&uuml;rk şiri, edebiyat dışı, şiir dışı etkenlerin yanı başında, o etkenlerle baş edebilecek ağırlık ve g&uuml;&ccedil;te bir s&ouml;ylem getirememekten &ouml;t&uuml;r&uuml; asalaklaşmıştır (2006; 40).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>T&uuml;rk şiirinin bug&uuml;n parazit olduğunun en belirgin kanıtı şairlerin ait oldukları ideolojik kampın ve uzlaşma &ccedil;evresinin d&uuml;ş&uuml;nsel şemsiyesi altında bulunuşlarıdır. Yani şiir kendi g&uuml;c&uuml;yle değil, toplumsal bir konumun kirasıyla ge&ccedil;inebilmekte, şiire yabancı olan (hatta d&uuml;şman olan) bir g&ouml;vdede asalak yaşamaktadır. Şair de ger&ccedil;ek yerinde değildir bug&uuml;n. Saymaca (conventionnel) şiiri &ldquo;kıvırabile&rdquo; bir profesyoneldir artık (2006; 55, 56).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Atılım, T&uuml;rk Şiirinde Son B&uuml;y&uuml;k</strong>: Bkz. T&uuml;rk Şiirinde Son B&uuml;y&uuml;k Atılım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Avant-Garde</strong>: Kurumlaşmanın, genel-ge&ccedil;er yargılara &ouml;d&uuml;n verilerek &ouml;nc&uuml; (avant-garde), yani hen&uuml;z genel bilin&ccedil; d&uuml;zeyinde yankısını bulamayacak kadar esas meseleye yaklaşmış bir şiirsel ses (2006; 41).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Fanima-mundi-ismet-ozel%25e2%2580%2599in-poetik-sozlugu%2F&amp;title=ANIMA%20MUNDI%3A%20%C4%B0smet%20%C3%96zel%E2%80%99in%20Poetik%20S%C3%B6zl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" id="wpa2a_2"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/anima-mundi-ismet-ozel%e2%80%99in-poetik-sozlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özel ve Yalnızlık</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/%ef%bf%bdzel-ve-yalnizlik/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/%ef%bf%bdzel-ve-yalnizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jul 2006 08:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ismet özel]]></category>
		<category><![CDATA[henry]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Mahmut Aydın &#160;Hayata dair ayıklığı arttık&#231;a keyfi ka&#231;an bir insanı anlatabilmek ya da ona dair bir yazı &#252;zerinde &#231;alışmak elbette ki zor bir iş. &#214;ZEL&#8217;in, &#8220;Henry Sen Neden Buradasın&#8221; isimli kitabının, &#8220;mazeret beyanı yerine ge&#231;sin diye &#246;ns&#246;z&#8221; isimli başlığı &#252;zerine birka&#231; s&#246;z s&#246;ylemek/karalamak gerek diye d&#252;ş&#252;n&#252;yorum. Kitabın t&#252;m&#252; &#252;zerine s&#246;z s&#246;ylemek daha geniş kapsamlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mahmut Aydın</strong></p>
<p>&nbsp;Hayata dair ayıklığı arttık&ccedil;a keyfi ka&ccedil;an bir insanı anlatabilmek ya da ona dair bir yazı &uuml;zerinde &ccedil;alışmak elbette ki zor bir iş. &Ouml;ZEL&rsquo;in, &ldquo;Henry Sen Neden Buradasın&rdquo; isimli kitabının, &ldquo;mazeret beyanı yerine ge&ccedil;sin diye &ouml;ns&ouml;z&rdquo; isimli başlığı &uuml;zerine birka&ccedil; s&ouml;z s&ouml;ylemek/karalamak gerek diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Kitabın t&uuml;m&uuml; &uuml;zerine s&ouml;z s&ouml;ylemek daha geniş kapsamlı bir yazıyı gerektiriyor. Kendini &uuml;st bir konuma, &lsquo;karşı bir cepheye yerleştiren&rsquo; &Ouml;ZEL, o karşı cepheden T&uuml;rkiye&rsquo;ye bakışını kendine &ouml;zg&uuml; &uuml;slubuyla bize aktarıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;ye bakarken kendisiyle ilgili bilgiler veren &Ouml;ZEL, Cumhuriyetin kurulduğu g&uuml;nden bug&uuml;ne &ouml;z&uuml;n de &ouml;z&uuml; olabilecek bir fotoğraf &ccedil;ekiyor.<span id="more-65"></span>Bulunulan yerin y&uuml;ksekliği nispetinde yalnızlaşıyor insan. Tepede olanlar &ccedil;evrelerine baktıklarında hissettikleri ilk duygu yalnızlık olsa gerek ki bu yalnızlıkta y&uuml;ksekte olmanın mağrurluğu olur &ccedil;oğu kez. &Ouml;ZEL&rsquo;in bahsedilen kitabının &ouml;ns&ouml;z kısmında bu yalnızlık hissini, hem de mağrur bir yalnızlık hissini g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. Bulunduğu yerden T&uuml;rkiye fotoğrafı &ccedil;eken &Ouml;ZEL, fotoğraf karelerinin i&ccedil;ine yukarıda bahsettiğim hissini bilerek yerleştiriyor. Ve bunu yaparken de onu o tepede yalnız (ya da onunla oraya &ccedil;ık/a/mayanlara)bırakan insanlara karşı sitemlerini iletmek istediği aşikar. Bu yalnızlık hissiyle birlikte ilgin&ccedil; bir şey daha &ouml;n plana &ccedil;ıkıyor: Kendini yalnız bırakanlara dair bir &ouml;fke, bir hın&ccedil;&hellip; Bunu doğrudan s&ouml;ylemese bile c&uuml;mlelerinin i&ccedil;inde sezmek m&uuml;mk&uuml;n. Bu anlamda kitabına Fuz&ucirc;l&icirc;&rsquo;nin: &ldquo;Ger derse Fuz&ucirc;l&icirc; ki g&uuml;zellerde vef&acirc; var Aldanma ki ş&acirc;ir s&ouml;z&uuml; elbette yalandır&rdquo; beytiyle başlaması ziyadesiyle manidar. Bu beyitteki &ldquo;g&uuml;zel&rdquo; ve &ldquo;vefa&rdquo; kelimeleri &uuml;zerine zekice oturtulmuş bir eleştiriyi, sitemi, hayal kırıklığını g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. Ki o g&ouml;n&uuml;l verdiği &ldquo;g&uuml;zel&rdquo;in, &ldquo;vefa&rdquo;sızlığıyla karşı karşıyadır. Ger&ccedil;i &ouml;zel bu yalnızlığından pek m&uuml;şteki değildir. Yalnız oluşuna değil, onu yalnız bırakanlara karşı sitemi, &ouml;fkesi vardır. M&uuml;şteki değil, &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;zel bulunduğu yerden-neresi olduğu pek belli değil- memnun, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o bulunduğu yerin doğruluğundan fazlasıyla emindir. Bulunduğu yerin neresi olduğunu sormaya kimsenin cesaret dahi edemeyeceğini s&ouml;ylese de bulunduğu yeri bulunmadığı yere dair c&uuml;mlelerinden &ccedil;ıkartabiliriz: Bayağılığa, sıradanlığa, g&uuml;ncel olana kendini kaptırmadığı bir yer. &Ouml;ZEL, T&uuml;rkiye&rsquo;nin ve T&uuml;rk insanını i&ccedil;inde bulunduğu durum karşısında, yıllardır T&uuml;rkiye&rsquo;nin yazın hayatıyla i&ccedil;li dışlı olan birisi olarak, ziyadesiyle rahatsız. Bu rahatsızlığını en iyi yaptığı işle gidermeye &ccedil;alışıyor: Yazmak. Yılmadan, bıkmadan usanmadan yazmak/uyarmak. Bir birey olma yolunda kendini sorgulayarak yol alan &Ouml;ZEL, birey olmayı başarmış bir insanın rahatlığıyla birey olamayanlara karşı &ouml;fkesini, hıncını hi&ccedil; esirgemeden s&ouml;yler. &Ouml;ZEL, T&uuml;rkiye&rsquo;yi İslamcılar, sosyalistler ve bunlara h&uuml;kmedenler şeklinde &uuml;&ccedil; ana gruba ayırır. İlk iki grubun sergilemiş olduğu performans, h&uuml;kmedenlerin bilin&ccedil;li h&uuml;k&uuml;mranlığı sayesinde etkisizleştirilmiş, yalınlaştırılmış olduğu noktasına dikkat &ccedil;ekerek olayları yeniden yorumlar. T&uuml;m bu olanları dışarıdan, &ldquo;karşı bir cepheden&rdquo; seyrettiğini belirten &Ouml;ZEL, bu gruplar arasındaki hiziplerin T&uuml;rkiye arenasına yansıyışının gelecek adına &ccedil;ok vahim sonu&ccedil;lar doğurduğunu/doğuracağını ifade eder. H&uuml;kmedenlerin ellerindeki enstr&uuml;manları, g&ouml;n&uuml;ll&uuml; şekilde, işine geldiği i&ccedil;in kullanan İslam&icirc; &ccedil;evrenin sorumluluk hislerindeki duyarsızlığı, i&ccedil;eriden bakan biri olarak, dayanılmaz bulur. &lsquo;Uyanık&rsquo; olma konumunda bulunan insanların uyanıklığı, &lsquo;bir koltuk kapma, makam mevki sahibi olma, &ccedil;ok ama&ccedil;lı bir hayat yaşama&rsquo; gibi yorumlamalarına tahamm&uuml;l edemez. Yıllardır i&ccedil;inde bulunduğu &ccedil;evrenin, daha doğrusu ona rağbet eden &ccedil;evrenin, gittik&ccedil;e i&ccedil;inde bulunulan sıradan hayata, tam bir uygunluk i&ccedil;inde, sorgulamadan, araştırmadan intibak etmeleri &Ouml;ZEL&rsquo;in yalnızlığını ve yabancılığını bir kat daha artırıyor. Ki bununla beraber &ouml;fkesi de kabarıyor. Aradığı insan kalitesini bulamayan &Ouml;ZEL, bunun doğal sonucu olarak da kendisini insanoğluna yabancılaşmış olarak g&ouml;r&uuml;r. Bu yalnızlığın, beraberinde yabancılaşma hissinin, t&uuml;m insanlığa karşı oluşu da manidar. Yabancılaşmak, yalnızlığın bir tezah&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Yalnızlık da fikr&icirc; bir yalnızlık elbette. Haklı ya da haksız ancak şu c&uuml;mleleri ger&ccedil;ekten insanın i&ccedil;ini burkuyor: &ldquo;Nasıl bir toplumda veya d&uuml;nyada yaşadığımı, uğradığım toplum katmanlarını, hayat &ccedil;izgimin hangi eksenler arasında, nerelerde seyrettiği hakkında bilgim her g&uuml;n biraz daha &ccedil;oğaldı; ama bu bilgimi kendisine nakletmemden memnuniyet duyacak kişiyle b&uuml;t&uuml;n gayretime rağmen tanışamadım. D&uuml;nyanın hangi ahvalde olduğuna dair itminana kavuştuk&ccedil;a d&uuml;nyalılardan yalıtıldım.&rdquo; Bu kopuşu ve yalıtıklığı kitabın diğer sayfalarında par&ccedil;a par&ccedil;a g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. D&uuml;nyalılardan yalıtılmak! Acı. Fikr&icirc; yalnızlıklardaki kopuşun arkasında g&ouml;n&uuml;l yalnızlığı gelir ki bu yalnızlık da tam bir kopuş olduğu i&ccedil;in ayrıldığı yeri de ayrılanı da farklı şekilde rahatsız eder. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;n&uuml;l ayrılığı et-tırnak ayrılığı gibidir. &Ouml;ZEL&rsquo;in malum &ccedil;evrelerden koparken &ccedil;ıkarmış olduğu g&uuml;r&uuml;lt&uuml;y&uuml; fikr&icirc; yalnızlığın arkasından gelen g&ouml;n&uuml;l ayrılığının ortaya &ccedil;ıkardığı bir ses olarak telakki etmek m&uuml;mk&uuml;n. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir hayal kırıklığı var ortada. İki ayrı hayatın i&ccedil;inde &lsquo;uyanık&rsquo; bir insan olarak yer almanın ve birinci hayattan ikinci hayata ge&ccedil;işte &ccedil;ekmiş olduğu fikr&icirc; ve vicdan&icirc; acının hayatında &ccedil;ok şeylere mal olduğunu s&ouml;yleyen bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;n hayal kırıklığı elbette farklı olmalıydı. Bu konular &uuml;zerine &ccedil;ok şey s&ouml;ylenebilir. Sonu&ccedil; olarak &Ouml;ZEL&rsquo;in yalnızlığını paylaşacak ger&ccedil;ek anlamda fikir iş&ccedil;ilerine ihtiya&ccedil; var. Onu belli bir &ccedil;evreyi, fikri temsil ettiği i&ccedil;in y&uuml;celtenlerin y&uuml;celtmekten başka bir şey yapmadıkları aşikar. (Ki kopuşun temelinde bu var zaten.) O &ccedil;ok basit bir şey istedi okuyucusundan, hayran kitlesinden: İsmet &Ouml;ZEL gibi olmak değil, kendi donanımıyla, kendi &ouml;zg&uuml;n &uuml;slubuyla, kendi fikriyle, kendi acısıyla, kendi sancısıyla, oturmasını kalkmasını bilen, yeri geldiğinde ilkeleri doğrultusunda başkaldırmasını, isyan etmesini bilen bir BİREY olabilmek. Bulanık sudan balık ka&ccedil;ırmak sevdasında olan değil, suyun neden bulanık olduğunun sorgulamasını yapan uyanık bir birey olabilmek. Hepsi bu. Belki de hepsi bu. </p>
<p><strong><em>(Aralık dergisinin 17. sayısında (2004 haziran-temmuz-ağustos) yayımlanmıştır. )&nbsp; </em></strong></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2F%25ef%25bf%25bdzel-ve-yalnizlik%2F&amp;title=%C3%96zel%20ve%20Yaln%C4%B1zl%C4%B1k" id="wpa2a_4"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/%ef%bf%bdzel-ve-yalnizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Henry İçimizde Bir Yerlerde</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/henry-icimizde-bir-yerlerde/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/henry-icimizde-bir-yerlerde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jul 2006 08:41:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>serdar akdağ</dc:creator>
				<category><![CDATA[ismet özel]]></category>
		<category><![CDATA[henry]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Henry İ&#231;imizde Bir Yerlerde:İsmet &#214;zel kuşku yok ki soy bir şair.Ve b&#252;t&#252;n soy şairler gibi kendi varlık ve varlık amacı hakkında d&#252;ş&#252;nen, sorgulayan, irdeleyen bunu esaslı bir yapısal b&#252;t&#252;nl&#252;kle bi&#231;imlendiren, izahat ve belagat yetkinliğine de sahip &#246;nemli bir isim.Sosyalist g&#246;r&#252;ş a&#231;ısıyla yayınladığı şiirlerde de İslamcı anlayışı benimsedikten sonra yazdığı denemelerde de bu yapı b&#252;t&#252;nl&#252;ğ&#252;n&#252;n dokularını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
	</strong></p>
<p>Henry İ&ccedil;imizde Bir Yerlerde:İsmet &Ouml;zel kuşku yok ki soy bir şair.Ve b&uuml;t&uuml;n soy şairler gibi kendi varlık ve varlık amacı hakkında d&uuml;ş&uuml;nen, sorgulayan, irdeleyen bunu esaslı bir yapısal b&uuml;t&uuml;nl&uuml;kle bi&ccedil;imlendiren, izahat ve belagat yetkinliğine de sahip &ouml;nemli bir isim.Sosyalist g&ouml;r&uuml;ş a&ccedil;ısıyla yayınladığı şiirlerde de İslamcı anlayışı benimsedikten sonra yazdığı denemelerde de bu yapı b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n dokularını g&ouml;zetlemek m&uuml;mk&uuml;n. Mezkur tamlığın şahsiyet sahibi olma y&ouml;n&uuml;nde saflık ipu&ccedil;ları taşıdığını belirtmek gerekiyor ilkin.Yoksa kotarılmış, devşirilmiş ancak &ouml;zden<span id="more-60"></span>yalıtık bir yaşamsal birikim ve deney sistematiğini gene &ouml;z&uuml;n akıl ve ruh birlikteliğiyle eritilip kazanılmış tecr&uuml;beler yığını değil bu tamlık. Kendisinin Cezanne&rsquo;den ilham aldığını gizlemediği, &ouml;nceki kitaplarına oranla sergilediği daha a&ccedil;ık ve anlaşılır &uuml;slup, Henry Sen Neden Buradasın&rsquo;da uyanıklık adlandırmasıyla karşılığını buluyor.Şair bu vetireyle altmış yılın sonunda kapalılığı i&ccedil;tenliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeye birka&ccedil; adım daha yaklaşmış g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.Gene nisbeten biraz daha silkeleyici bir hususiyeti var kitabın. İsmet &ouml;zel &ccedil;ağrıda bulunmaya yatkın bir şair değil, daha &ccedil;ok kendinde bir ada olma &ouml;zelliği taşıyor.Hakkında yazılanlara &ccedil;oğunlukla burun kıvırması da s&ouml;z konusu iddiayla ilşkilendirilebilecek bir tutum.Kitabı şahsen bir &ouml;ze d&ouml;n&uuml;ş &ccedil;ağrısı olarak algılamama rağmen, benzer ifadeyle adlandırmanın salt bu nedenle yersiz olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum: Kişiler arası ilşkilerin &ccedil;&uuml;r&uuml;k temellere dayanması, şahsiyeti bir bakıma apa&ccedil;ık kavrayış a&ccedil;ısından kişilik kazanma s&uuml;reci i&ccedil;erisinde sekte eden &ouml;z karşıtı yaşamsal d&uuml;zenek kurgusunun yine kişiler tarafından ifsad edici bir bi&ccedil;imde &ccedil;atılmasıyla beliren yanılsamalar dizisinin hayatı kuşattığı g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;l&uuml;r bir ger&ccedil;ek.Bu dolayımla kitabın girişinde getirilen cimrilik itirafı ve zihin a&ccedil;ıklığı adlandırmasıyla ;olgular,nesneler ve insanları &ouml;l&ccedil;&uuml;p tartmada kişilik sahibi olarak değerlendirmeler yapabilmenin &ouml;n gerekleri sıralanıyor.İdeoloji, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k gibi unsurlara da değinen yazar mevcut zaman kesitinin tektip ve yeknesak &ccedil;ıkar d&ouml;ng&uuml;s&uuml; &uuml;zerine kurulu yaşamsal ge&ccedil;erliliklerin kişilerin akıllarından ge&ccedil;irmelerine akıllarından ge&ccedil;irseler bile anlamlandırıp bir yerlere koymalarına olanak tanımadığı konular olarak yer veriyor.Yaşam, insan, &ouml;l&uuml;m &ccedil;er&ccedil;evesindeki kendilik bilgisi, insanın biricikliği(kişi olarak varoluşsal tarihi ya da &ouml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;),bununla birlikte bir imkan olarak beliren iman ve anlamlılık arasındaki doğrudan ve doğal ilşki, epistemik şiddet(bilgi kullanılarak istismar edilmiş zihin ve muhataralı bilin&ccedil; hali)kitabın yedi temel b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne teşmil ediliyor. Tarihin dongun ve/veya insan eliyle y&ouml;nlendirilebilen bir mesele olarak algılanmasının yanlışlığının altını &ccedil;iziyor yazar.Kapitalizmin sadece bir &uuml;retim tarzı olduğu vurgusuyla istikamet sahibi olunması &ouml;ğ&uuml;tleniyor.Kapitalizm ve birey olmanın bir yanıltışla &ouml;zdeş tutulmasının kapsamındaki aldatmacayı belirginleştiriyor.Denebilir ki istikamet sahibi olmak, sahih bir bilin&ccedil; tamlığıyla verili yaşam bi&ccedil;iminin b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle reddedilmesiyle ilişkilendiriliyor. Ger&ccedil;ekten de insanların bilgiyi(hikmet) anlamlandırmasından &ccedil;ok elde etmenin bilgisini anlamaya &ccedil;alışan genel eğilimleri iktidarlar tarafından sistemli, d&ouml;ng&uuml;sel bir mekanizma boyutuna taşınıp, istismar ya da tersy&uuml;z edilerek bir bumerang gibi kullanılabiliyor.B&uuml;t&uuml;n bu g&ouml;stergeler ışığında İsmet &Ouml;zel&rsquo;in Henry&rsquo;i i&ccedil;imizden biri olarak değil i&ccedil;imizdeki biri olarak algılatmak istediğini zannediyorum.Aynı yalınlığın i&ccedil;inde yaşanılan toplumun insan toplumu olup olmadığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rtecek kadar kişileşip, gelip &ccedil;atan bir yapısı olduğuna dair &ccedil;ağrışımları da son kertede g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurmak gerekiyor.</p>
<p><strong>(Aralık dergisinin 17. sayısında (2004 haziran-temmuz-ağustos) yayımlanmıştır.</strong>&nbsp;<strong> </strong></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Fhenry-icimizde-bir-yerlerde%2F&amp;title=Henry%20%C4%B0%C3%A7imizde%20Bir%20Yerlerde" id="wpa2a_6"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/henry-icimizde-bir-yerlerde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Henry</title>
		<link>http://www.aralikedebiyat.com/henry/</link>
		<comments>http://www.aralikedebiyat.com/henry/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jul 2006 08:28:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ismail bektaşoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[ismet özel]]></category>
		<category><![CDATA[henry]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aralikedebiyat.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[İsmet &#214;zel&#8217;in yayımlanan bu son kitabıyla neleri ortaya koymaya &#231;alıştığını ironi(&#231;&#252;nk&#252; b&#246;yle başlamalı &#214;zel&#8217;e) temelli g&#246;stergebilimsel bir okumayla anlatmaya &#231;alışacağız. G&#246;sterge &#8216;Henry Sen Neden Buradasın&#8217;, g&#246;steren İ. &#214;zel ve g&#246;sterilen, bizim olmadığımız ya da &#214;zel&#8217;in bulunduğu yer. &#8216;Henry Sen Neden Buradasın&#8217; g&#246;stergesiyle oluşan soru, bizim tarafımızdan, yani &#8216;orada&#8217; olmayanlar tarafından, orada olana, yani &#214;zel&#8217;e sorulmuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong /></p>
<p>İsmet &Ouml;zel&rsquo;in yayımlanan bu son kitabıyla neleri ortaya koymaya &ccedil;alıştığını ironi(&ccedil;&uuml;nk&uuml; b&ouml;yle başlamalı &Ouml;zel&rsquo;e) temelli g&ouml;stergebilimsel bir okumayla anlatmaya &ccedil;alışacağız.  G&ouml;sterge &lsquo;Henry Sen Neden Buradasın&rsquo;, g&ouml;steren İ. &Ouml;zel ve g&ouml;sterilen, bizim olmadığımız ya da &Ouml;zel&rsquo;in bulunduğu yer.  &lsquo;Henry Sen Neden Buradasın&rsquo; g&ouml;stergesiyle oluşan soru, bizim tarafımızdan, yani &lsquo;orada&rsquo; olmayanlar tarafından, orada olana,  yani &Ouml;zel&rsquo;e sorulmuş bir sorudur. Kitap, bug&uuml;ne kadar yaşananın bir a&ccedil;ıklaması şeklinde oluşturulmuş bir cevaptır. &Ouml;zel kendini bir soruya muhatap olmuş bir birey olarak konumlandırır. G&ouml;sterge bu kurguyla(İ.&Ouml;zel de aslında bir kurgudur.) oluşuyor. Bu y&uuml;zey anlamın ardındaki derin anlam ise, bu kitabın bir &lsquo;ayna&rsquo;  oluşu imlemesidir. Kitap, kendi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;m&uuml;z&uuml;n yansıdığı bir aynadır, akis taktirde  bir kapitalizm okuması d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r eser. Bu da bu saatten sonra yazarın tahamm&uuml;l edebileceği bir şey olamaz. Artık bitmiş, kendini sonlandırmış olanın bir sağlaması gibidir Henry.  İnsanlık maceramızın g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; bize yansıtan, nesli t&uuml;kenmiş ve hala var olan olarak karşımıza &ccedil;ıkan İ. &Ouml;zel g&ouml;stereni , i&ccedil;inde bulunduğu şartların fotoğrafı &ccedil;ekilmiş &lsquo;biz&rsquo; g&ouml;stereniyle  &ouml;rt&uuml;ş&uuml;r.  Onun bulunduğu yer bizim bulunmadığımız yerdir &ccedil;&uuml;nk&uuml;. &Ouml;zel&rsquo;in kendi deyişiyle kitap, &ldquo;Neresiymiş şair-kom&uuml;nist-M&uuml;sl&uuml;man&rsquo;ın bulunduğu yer? Neden onun davetine hi&ccedil; kimse- bir kişi bile- icabet etmemiş? Bu davete m&uuml;stağni kalanların mevkileri şimdi neresiymiş?&rdquo;  sorularının cevabıdır. Farklı cevapları i&ccedil;erdiği sanılan halbuki aynı cevapları i&ccedil;eren, dolayısıyla aynı olup farklı g&ouml;r&uuml;nen ayrı ayrı soruların  cevabını  bulabileceğimiz bir kitap Henry.  Bu kitap bağlamında &Ouml;zel i&ccedil;in son olarak şu s&ouml;ylenebilir: Ya da &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; varsayabileceğimiz İ. &Ouml;zel&rsquo;in  ardından okunacak bir dua kitabı. Yaşasın Roma, yaşasın İmparator!</p>
<p><strong>(Aralık dergisinin 17. sayısında (2004 haziran-temmuz-ağustos) yayımlanmıştır</strong>.&nbsp;<strong> </strong></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.aralikedebiyat.com%2Fhenry%2F&amp;title=Henry" id="wpa2a_8"><img src="http://www.aralikedebiyat.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aralikedebiyat.com/henry/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

