Archive for October, 2007

Oct 30 2007

Ebabilden Kasım Çıkartması

Published by aralikdergi under kitap-haber

Yayın koordinatörlüÄŸünü Osman Özbahçe’nin yaptığı Ebabil Yayıncılıktan dördü ÅŸiir, biri hikaye olmak üzere  beÅŸ yeni yayın. İbrahim AladaÄŸ’ın ve sitemiz yazarlarından Mustafa Celep’in ilk ÅŸiir kitapları yayımlandı. Hayırlı olsun diyoruz. Zor olsa da inÅŸallah umdukları ilgiyi görürler. Continue Reading »

One response so far

Oct 26 2007

Uyumsuz Bireyden Meselesiz Şiire Cafer Keklikçi Şiiri

 
GiriÅŸ
 
Åžiirde kiÅŸisel trajedi sahicilik temeline dayanmalıdır.KonuÅŸmanın doÄŸallığını yakalamış bir ÅŸairi bekleyen bir tehlike var:sahte ÅŸiir algısı.Åžair ÅŸiiriyle büyük bir ÅŸeye iÅŸaret etmeli,bir atmosfere,bir ufka sahip olmalı her ÅŸeyden önce.Sezai Karakoç’un ÅŸiiri buna en tipik örnektir.Karanlık, boÄŸuk bir ÅŸiirden bir çıkış yolu önermesini bekleyemeyiz.Günümüz ÅŸiirinin temel zaafıdır bu:kendi içinde dönenip durmak.Åžair kendinden dışarı çıkmasını bilen bir adamdır aynı zamanda.Nesnel bir durumda kiÅŸisel destanını yazmaya yönelmiÅŸ bir ÅŸairin farkındalığı yüksektir.Åžiirini inceleyeceÄŸimiz Cafer Keklikçi’de bu dışsalık-nesnellik yok.Hep bir ÅŸeylerden rahatsızlık duyan ÅŸair,sürekli söylenip duran bir hal üzeredir.Kendisiyle barışık bir ÅŸiiri yok Keklikçi’nin.Biz Sezai Karakoç’tan öÄŸrendiÄŸimize göre,ÅŸair kendisiyle barışık olandır.Cafer Keklikçi’nin ÅŸiiri dış çevreyle ve kendiyle uyumlu,sükunet verici bir  kaynaktan beslenmiyor. Continue Reading »

One response so far

Oct 12 2007

Mevlana’nın Sesi Hakikatin Sesi

Published by mustafa celep under KategorilenmemiÅŸ

Mevlana’nın Sesi,Hakikatin Sesi

“Can nedir?Hayırdan,ÅŸerden haberdar olan,lütuf ve ihsana sevinen,zarardan yerinip aÄŸlayan ÅŸey.
  Madem ki canın sırrı,mahiyeti,insana hayrı,ÅŸerri haber vermede…ÅŸu halde hakikatten kimin daha ziyade haberi varsa o,daha canlıdır.”

Kimimiz sıkı ve çetrefil iliÅŸkilerin olduÄŸu kalabalık ve yoÄŸun ÅŸehirlerde yaşıyor,kimimiz durgun bir deniz yüzeyi gibi billurlaÅŸmış bir sessizliÄŸin ortasında,kendi can’ına,kendi akl’ına,kendi ruh’una dikkat kesilmiÅŸ müsekkin bir kıyı kasabasında,kimimiz taÅŸrada bir ovanın bir bozkırın ortasında,tabiatin sükun verici ÅŸefkatine mahzar,kimimiz bir otoyol kavÅŸağında araba gürültüleriyle müzmin;‘dünya’ denen macerada yazı’mızı okur,yaÅŸar,sökmeye çalışır,tedris ederiz.Herkes hakikatin yazı’sıyla mühürlüdür bu evrende,saat çalınca tedrisatı tamamlayıp kalkar gideriz. Continue Reading »

No responses yet